18 Ağustos 2026
  • Lefkoşa28°C
  • Mağusa29°C
  • Girne28°C
  • Güzelyurt25°C
  • İskele29°C
  • İstanbul26°C
  • Ankara28°C

CTP: SEÇİM SİSTEMİNİN TEMEL KURALLARI SEÇİMLERE ÇOK KISA SÜRE KALA DEĞİŞTİRİLMEMELİ

CTP, “Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasa Önerisi”nin komiteden oy çokluğuyla geçirilerek Genel Kurul’a sevk edilmesine tepki göstererek, seçim sisteminin temel kurallarının seçimlere kısa süre kala ve siyasi gündemin baskısı altında değiştirilmesinin

CTP: Seçim sisteminin temel kuralları seçimlere çok kısa süre kala değiştirilmemeli

18 Ağustos 2026 Salı 17:13

  Facebook'ta Gör

A-AA+

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), “Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasa Önerisi”nin komiteden oy çokluğuyla geçirilerek Genel Kurul’a sevk edilmesine tepki göstererek, seçim sisteminde yapılacak değişikliklerin seçime kısa süre kala ve siyasi hesaplarla ele alınmaması gerektiğini savundu. CTP, öneriye komitede ret oyu kullandığını açıkladı.

CTP tarafından yapılan yazılı açıklamada, demokrasinin kurumsallaşması, seçmen iradesinin güçlendirilmesi, siyasal katılımın artırılması ve yönetimde istikrarın sağlanması açısından Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın kapsamlı biçimde ele alınması gerektiği belirtildi.

Seçmenin tercihini kişisel ilişkiler ve adaylar arasındaki karma tercihler üzerinden değil, siyasi programlar, politikalar ve yönetme iddiası üzerinden ortaya koymasını sağlayacak bir seçim sistemine geçilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, karma oyun kaldırılması tartışmasının CTP’nin yeni dönemde hayata geçireceği çağdaş seçim yasası ve içtüzük reformunun temel unsurlarından biri olacağı kaydedildi.

“SEÇİM SİSTEMİ GÜNLÜK SİYASİ HESAPLARA GÖRE ŞEKİLLENDİRİLEMEZ”

CTP, böylesine önemli bir demokratik reformun seçime sayılı gün kala herhangi bir siyasi partinin veya milletvekilinin günlük ihtiyaçlarına, parti içi dengelerine veya seçim dönemindeki kısa vadeli hesaplarına göre şekillendirilemeyeceğini belirtti.

Seçim sisteminin demokratik düzenin ortak zemini olduğu vurgulanan açıklamada, yapılacak değişikliklerin Meclis içi ve dışındaki siyasi partilerin, hukukçuların, akademinin, meslek örgütlerinin, sivil toplumun ve toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin alınacağı geniş katılımlı bir Meclis Ad Hoc Komitesi bünyesinde bütünlüklü biçimde ele alınması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, seçim sisteminde yapılacak değişikliklerin temel amacının herhangi bir partiye veya kişiye avantaj sağlamak değil; temsilde adaleti, seçmen iradesini, demokratik katılımı ve siyasal istikrarı güçlendirmek olması gerektiği belirtildi.

“SEÇİM SİSTEMİNİN TEMEL KURALLARI SEÇİMLERE ÇOK KISA SÜRE KALA DEĞİŞTİRİLMEMELİ”

CTP, fiilen seçim dönemine girilmiş bir zaman diliminde olunduğuna dikkat çekerek, Genel Seçim tarihi henüz belirlenmemiş olsa da 6 Aralık 2026 tarihinin Yerel Yönetim Organları Seçimi için kesinleştiğini ve karma oy uygulamasının belediye meclislerinde de kaldırılmasının öngörüldüğünü belirtti.

Demokratik teamüller ve seçim hukukunda öngörülebilirlik ilkesi gereği seçim sisteminin temel kurallarında yapılacak değişikliklerin seçimlere çok kısa süre kala ve siyasi gündemin baskısı altında ele alınmasının doğru olmadığı ifade edildi.

CTP, bu aşamada Seçim ve Halkoylaması Yasası’nı değiştirme girişiminin, seçmen iradesinin sandığa daha sağlıklı biçimde yansıtılması arayışından çok, hükümet partilerinin kendi içlerinde ve aralarında yaşadığı tartışmaların ve hesaplaşmaların Meclis gündemine seçim yasası ve karma oy üzerinden taşınmasının sonucu olduğu yönündeki kaygısını dile getirdi.

Yasanın sunuşunun üzerinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen komiteye katılan hükümet milletvekillerinin yasanın farklı unsurlarıyla ilgili öneriler vermeye devam etmesinin de konunun zamanlamasının uygun olmadığını gösterdiği savunuldu.

Açıklamada, bugün Meclis komitesine katılan sekiz siyasi partiden altısının zamanlamanın doğru olmadığı yönünde görüş bildirdiği ve bunun girişimin toplumsal ve siyasal bir uzlaşıdan yoksun olduğunu ortaya koyduğu ileri sürüldü.

“SEÇİME SAYILI GÜNLER KALA GÜNDEME ALINDI”

CTP, ilgili değişikliğin 9 Mayıs 2023 tarihinde hükümet tarafından getirilemeyip bir milletvekili tarafından sunulduğunu, 30 Haziran 2025 tarihinde ise Meclis Genel Kurulu’nda oylanamayarak komiteye iade edildiğini hatırlattı.

Bu süreçte gündeme alınmayan yasanın, kişilerin seçime dönük ikballeri amacıyla seçime sayılı gün kala yeniden gündeme getirildiği ve UBP oylarıyla bugün komiteden oy çokluğuyla geçirildiği savunuldu.

“PARTİ İÇİ HESAPLAŞMALARIN PARÇASI OLMAYACAĞIZ”

Güvenlikten nüfus politikasına, hayat pahalılığından kamu yönetimine kadar toplumun çözüm bekleyen yapısal sorunları bulunduğuna dikkat çeken CTP, hükümetin bu sorunlarda gerekli siyasi sorumluluğu üstlenmekten kaçındığını savundu.

Açıklamada, “Güvenlikten nüfus politikasına, hayat pahalılığından kamu yönetimine kadar toplumun karşı karşıya bulunduğu ve uzun süredir çözüm bekleyen yapısal sorunlarda gerekli siyasi sorumluluğu üstlenmekten kaçınan bir iktidarın, seçim yaklaşırken seçim sistemini parti içi dengeler üzerinden gündeme taşımasını doğru bulmuyoruz” denildi.

CTP, demokratik bir seçim reformunun gerekliliğini savunmaya devam edeceğini, ancak seçim döneminde ortaya çıkan parti içi hesaplaşmaların ve son dakika düzenlemelerinin parçası olmayacağını belirtti.

“KOMİTEDE RET OYU KULLANDIK”

CTP, açıklanan gerekçeler doğrultusunda “Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasası”na komitede ret oyu kullandığını açıkladı.

Parti, ilk genel seçimlerde halktan alacağı güçlü yetkinin ardından Seçim ve Halkoylaması Yasası üzerinde kapsamlı reform çalışmalarını tüm paydaşlar ve katılımcılık ilkesi çerçevesinde başlatacağını belirtti.

CTP, siyasi programların ve politikaların yarışmasını esas alacak, temsilde adalet ile yönetimde istikrar arasındaki dengeyi koruyacak yeni seçim sistemini toplumun tüm kesimlerinin görüş ve katkılarıyla, açık, katılımcı ve demokratik bir süreç içerisinde oluşturacağını kaydetti.

CTP'nin açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), demokrasinin kurumsallaşması, seçmen iradesinin güçlendirilmesi, siyasal katılımın artırılması ve yönetimde istikrarın sağlanması bakımından Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Seçmenin tercihini kişisel ilişkiler ve adaylar arasındaki karma tercihler üzerinden değil, siyasi programlar, politikalar ve yönetme iddiası üzerinden ortaya koymasını sağlayacak bir seçim sistemine geçilmelidir. Bu nedenle karma oyun kaldırılması tartışması, CTP’nin yeni dönemde hayata geçireceği çağdaş seçim yasası ve içtüzük reformunun temel unsurlarından biri olacaktır.

Ancak böylesine önemli bir demokratik reform, seçime sayılı gün kala; herhangi bir siyasi partinin veya milletvekilinin günlük ihtiyaçlarına, parti içi dengelerine veya seçim dönemindeki kısa vadeli hesaplarına göre şekillendirilemez. Seçim sistemi, demokratik düzenin ortak zeminidir. Bu nedenle yapılacak değişikliklerin bundan önceki dönemlerde olduğu gibi, meclis içi ve dışında siyasi partilerin, hukukçuların, akademinin, meslek örgütlerinin, sivil toplumun ve toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin alınacağı geniş katılımlı bir Meclis Ad Hoc Komitesi bünyesinde, bütünlüklü biçimde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Seçim sisteminde yapılacak değişikliklerin temel amacı herhangi bir partiye veya kişiye avantaj sağlamak değil, temsilde adaleti, seçmen iradesini, demokratik katılımı ve siyasal istikrarı güçlendirmek olmalıdır. Demokratik reform ihtiyacını siyasi fırsatçılıktan ayırmak, seçim sistemine duyulan güvenin korunmasının da gereğidir.

Seçim sisteminin temel kuralları, seçimlere çok kısa süre kala ve siyasi gündemin baskısı altında ele alınmamalı

Bugün ise fiilen seçim dönemine girilmiş bir zaman dilimindeyiz ve her ne kadar Genel Seçim tarihi belirgin olmasa da 6 Aralık 2026 tarihi Yerel Yönetim Organları Seçimi için kesinleşen bir tarihtir ve karma oy uygulamasının belediye meclislerinde de kalkması öngörülmektedir. Demokratik teamüller ve seçim hukukunda öngörülebilirlik ilkesi gereği, seçim sisteminin temel kurallarında yapılacak değişikliklerin seçimlere çok kısa süre kala ve siyasi gündemin baskısı altında ele alınması doğru değildir.

Böylesi bir aşamada Seçim ve Halkoylaması Yasası’nı değiştirme girişiminin, seçmen iradesinin sandığa daha sağlıklı biçimde yansıtılması arayışından çok, Hükümet partilerinin kendi içlerinde ve kendi aralarında yaşamakta olduğu tartışmaların ve hesaplaşmaların Meclis gündemine Seçim ve Halk Oylaması Yasası ve karma oy üzerinden taşınmasının bir sonucu olduğu yönündeki kaygımız açıktır. Yasanın sunuşu üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen hala komiteye katılan hükümet milletvekillerinin yasanın farklı unsurları ile ilgili öneri vermesi de konunun ne kadar mevsimsiz olduğunu açıkça göstermektedir. Dahası, bugün Meclis komitesine katılan sekiz siyasi partiden altısının zamanlamanın doğru olmadığı yönünde görüş bildirmiş olması, bu girişimin toplumsal ve siyasal bir uzlaşıdan yoksun olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

İlgili değişiklik, 9 Mayıs 2023 tarihinde hükümet tarafından getirilemeyip bir milletvekili tarafından sunulmuş ve 30 Haziran 2025 tarihinde Meclis Genel Kurulunda oylanamayıp komiteye iade edilmişti. Bu süreçte gündeme alınmayan bu yasa, kişilerin seçime dönük ikballeri amacı ile seçime sayılı gün kala gündeme alınmış ve UBP oyları ile bugün komiteden oyçokluğu ile geçirilmiştir.

Güvenlikten nüfus politikasına, hayat pahalılığından kamu yönetimine kadar toplumun karşı karşıya bulunduğu ve uzun süredir çözüm bekleyen yapısal sorunlarda gerekli siyasi sorumluluğu üstlenmekten kaçınan bir iktidarın, seçim yaklaşırken seçim sistemini parti içi dengeler üzerinden gündeme taşımasını doğru bulmuyoruz. CTP, demokratik bir seçim reformunun gerekliliğini savunmaya devam edecek; ancak seçim döneminde ortaya çıkan parti içi hesaplaşmaların ve son dakika düzenlemelerinin parçası olmayacaktır.

Tüm bu gerçekler doğrultusunda CTP, Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasası’na komitede ret oyu kullanmıştır.

CTP, ilk genel seçimlerde halktan alacağı güçlü yetkinin hemen ardından Seçim ve Halkoylaması Yasası üzerindeki kapsamlı reform çalışmalarını tüm paydaşlar ve katılımcılık ilkesi çerçevesinde başlatacaktır. Siyasi programların ve politikaların yarışmasını esas alacak, temsilde adalet ile yönetimde istikrar arasındaki dengeyi koruyacak yeni seçim sistemini; toplumun tüm kesimlerinin görüş ve katkılarıyla, açık, katılımcı ve demokratik bir süreç içerisinde oluşturacağız"

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA