30 Eylül 2026
  • Lefkoşa22°C▼
  • Mağusa20°C
  • Girne23°C
  • Güzelyurt18°C
  • İskele20°C
  • İstanbul17°C
  • Ankara14°C

YKP: ANKARA’NIN “MÜHÜR” SİYASETİ SEÇİM TAKVİMİNE GÖRE HIZLANIYOR; KIBRISLI TÜRKLERİN İRADESİ ALTYAPI VAATLERİYLE SATIN ALINAMAZ

Yeni Kıbrıs Partisi Sekreteryası, Cevdet Yılmaz’ın seçimlere müdahale olarak algılanan ziyaretini değerlendirdi.

YKP: Ankara’nın “mühür” siyaseti seçim takvimine göre hızlanıyor; Kıbrıslı Türklerin iradesi altyapı vaatleriyle satın alınamaz

30 Eylül 2026 Çarşamba 19:38

Açıklamanın tamamı şöyle:

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 18-19 Eylül 2026 tarihlerinde iki günlük programla Kıbrıs’ın kuzeyine geldi ve Cumhuriyet Meclisi’nde tanıtılan Yeni Atatürk Stadyumu ile Çok Amaçlı Spor Kompleksi’nin lansmanına katıldı. 56 bin metrekare alan üzerine kurulacağı, 8 bin seyirci kapasitesine sahip olacağı ve 2026 Ekonomik ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında ilk aşama için 130 milyon Türk Lirası tahsis edildiği açıklanan projede Yılmaz, “Su projesi bir mühürdü, bu kompleks de bir mühür; bu stadyum ve diğer projelerimizle KKTC’deki mühürlerin sayısını daha da çoğaltacağız” ifadelerini kullandı. 6 Aralık 2026’da birlikte yapılacak milletvekilliği ve yerel yönetim seçimlerine 2,5 aydan az bir süre kala gelen bu vaat paketi, kamuoyunda seçim öncesi bir müdahale girişimi olarak okundu. KTMMOB Başkanı Görkem Çelik 21 Eylül tarihli yazılı açıklamasında projenin “seçim çalışmasının bir parçası olarak sunulduğu izlenimini yarattığını” savundu, “Seçim takvimi, kamu yatırımlarının planlama ve uygulama takviminin önüne geçemez” uyarısında bulundu ve teknik kurumların sürece dahil edilmesini istedi.

Ziyaretin ardından tablo daha da netleşti. Ankara’nın kuzeyde hızlandırdığı projeleri alt alta sıralarsak: su hattının ardından elektrik bağlantısı ve deniz altından doğal gaz boru hattı (TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, deniz sahasındaki teknik çalışmaların başladığını açıkladı), kuzeyi “dijital ada” yapma iddiasındaki fiber optik projesi, TİKA finansmanıyla yapılan Güzelyurt soğuk hava deposu, 8 bin seyircilik stadyum, Kalecik ve Gemikonağı’nda liman yapımı, Mağusa Limanı’nın modernizasyonu, Ercan Havalimanı çalışmaları, Ercan-İskele çevre yolu ve Güzelyurt, Lefke, İskele, Mehmetçik, Lisi ile Yeni Boğaziçi’ndeki sosyal konutların ikinci etapları. Ünal Üstel de 3 bini aşkın sosyal konut hedefinin yakalandığını, önümüzdeki beş yılda 15 bin konuta ulaşılmasının amaçlandığını açıkladı. Doğal gaz hattının ileride Doğu Akdeniz gazının Türkiye’ye taşınmasına hizmet edebileceği de iddia edilmekte. Bu kadar projenin seçimden hemen önceki haftalara sıkıştırılması, vaatlerin kimin takvimine göre işlediğini açıkça gösteriyor.

Yeni Kıbrıs Partisi bu tabloyu tek başına bir stadyum ya da konut tartışması olarak değil; gerçekte fiber optik, doğal gaz mutabakatı, GTH radar sisteminin militarize edilmesi ve şimdi seçim arifesinde kamu altyapısına “mühür” damgasında ısrar eden bağımlılık örüntüsünün son halkası olarak okumaktadır. Su, enerji, iletişim, liman ve havalimanı gibi bir toplumun hayati altyapı unsurlarının tamamı tek bir merkeze bağlanıyor. Federal bir Kıbrıs’ta ortak kurumlarca yönetilmesi gereken bu altyapı, adanın kuzeyini Ankara’ya kablolarla ve borularla bağlayan bir bağımlılık ağına dönüştürülüyor. “Mühür” ifadesi tesadüfi değildir: Ankara’nın diliyle inşa edilen her proje, Kıbrıs’ın kuzeyini merkezin kararlarına bağlayan bir mülkiyet damgası olarak tarif edilmektedir. Bu, seçim öncesi seçmene “hediye” olarak sunulan bir bina değil; Kıbrıslı Türklerin iradesini kendi topraklarında kimin tanımlayacağı sorusuna verilen açık bir cevaptır ve YKP bu cevabı reddetmektedir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı sıfatıyla seçime 2,5 ay kala altyapı vaatleriyle sahaya inmek, iki toplumlu federal çözüm ufkunu karartan “iki devletli” resmi söylemin başka bir yüzüdür.

Kıbrıslı Türkler seçimini kendi iradesiyle yapar; hangi partiye ve hangi adaya oy verileceği Ankara’nın stadyum, spor kompleksi, soğuk hava deposu, liman, konut ya da başka altyapı vaatleriyle şekillendirilemez. Egemenlik pazarlanacak bir meta değildir. Kamu yatırımının önceliğini, finansman modelini, yer seçimini, ihtiyaç analizini ve teknik değerlendirmesini Kıbrıslı Türklerin kendi meslek örgütleri, sendikaları ve kamu kurumları belirler; dışarıdan yapılan “damga” siyaseti bu iradeyi ikame edemez. YKP, kamu yatırımlarında ihalesizlik, teknik denetim eksikliği ve kamuoyuna kapalı finansman modeliyle sürdürülen bu döngünün bir “hediye” değil, seçmen iradesi üzerinde açık bir baskı aracı olduğunu belirtir.

Yeni Kıbrıs Partisi, adanın her iki yakasında barıştan yana tüm Kıbrıslıları (sivil toplum örgütleri, sendikalar, meslek birlikleri, gençlik ve kadın hareketleri, bağımsız yurttaşlar) Ankara’nın seçim öncesi “mühür” siyasetine karşı Kıbrıslı Türk seçmenin iradesini savunmaya, kamu yatırımlarında öncelik, şeffaflık ve teknik denetimi geri kazanmaya, adamızın kendi kaynağı, kendi karar mekanizması ve kendi ortak parası olan iki toplumlu federal birleşik bir Kıbrıs için birlikte yürümeye çağırıyor.

Ankara’nın mührü değil, Kıbrıslıların iradesi; seçim öncesi “hediye” değil, kamu yararı için ortak sivil denetim; iki toplumlu barış için birlikte yürüyelim!

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA