YURTTAŞLAR, MÜDÜRLÜK ÖNÜNDE HAYKIRDI: 'KANAL İSTANBUL'A DEĞİL, DEPREME BÜTÇE!'
Açıklamada, "İnsanlar deprem olduğu için değil, kötü yapılaşmadan dolayı can verirken, evsiz kalırken, bir avuç zengine kar sağlayacak Kanal Projesi’ne değil depreme bütçe ayrılmalıdır" denildi.

28 Ocak 2020 Salı 19:33
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "hayalim" dediği ve bilim insanlarının "felaket" olarak değerlendirdiği Kanal İstanbul’un altlığını hazırlamak için İstanbul ili Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan'ında yaptığı değişikliğe itiraz etmek için bugün Beşiktaş’taki Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nde bir araya gelen yurttaşlar, dilekçe verdi.
Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu tarafından burada yapılan açıklamada, “Kanal Projesi’ne değil depreme bütçe ayrılmalıdır” vurgusu yapıldı.
"İtiraz ediyoruz! Kanal’a değil depreme bütçe" başlığıyla yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
Bugün burada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Kanal İstanbul'un altlığını hazırlamak için İstanbul ili Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan'ında yaptığı değişikliğe itiraz etmek için toplandık.
Öncelikle İstanbullu yurttaşlar olarak Elazığ’da yaşanan deprem felaketinde hayatını kaybeden, yakınlarını kaybeden, evleri yıkılan, bu soğukta dışarıda yatmak zorunda kalan vatandaşlarımızın acısını paylaştığımızı, onlarla dayanışma içerisinde olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Geçmiş olsun Elazığ, yanınızdayız.
Deprem felaketini ensesinde hisseden İstanbullular olarak bu elim olay bize depreme hazır olmayan bir kentte yaşadığımızı, bütün sevdiklerimizin canının tehlikede olduğunu can yakıcı bir şekilde bir kez daha hissettirdi.
Bilim insanları İstanbul’da 1 milyon konutun güvenli olmadığını, 100 bini aşkın konutun ise olası depremde yıkılabileceğini öngörüyor.
Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu olarak bir kez daha yineliyoruz: İnsanlar deprem olduğu için değil, kötü yapılaşmadan dolayı can verirken, evsiz kalırken, bir avuç zengine kar sağlayacak Kanal Projesi’ne değil depreme bütçe ayrılmalıdır.
Çevre Düzeni Plan'ında yapılan değişikliğe itirazımızın önemli nedenlerinden birisini de bu nedenle deprem başlığı oluşturuyor. Deprem bilimciler Kanal’ın Marmara ağzının İstanbul depreminden şiddetli bir biçimde etkileneceğini açıkça söylüyor. Plan değişikliği, 3 canlı fay hattının yer aldığı bölgede nüfusu 1 milyona varan bir Yeni Şehir kurulmasını öngörüyor. Bu yerleşim deprem ve tsunami riskinin etkilerini büyüyecektir. Yeni Şehir Projesi katliama davetiyedir.
İstanbul’da büyük bir ekolojik yıkıma neden olacak plan değişikliğine itirazlarımızı sıralamak gerekirse;
Planlama süreçleri ve ÇED süreçleri hukuksuzdur ve bu nedenle söz konusu plan değişikliği yok hükmündedir.
Plan değişikliği, 1/100 000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı ana kararlarıyla çelişmektedir. Bu anlamda hukuksuz ve yok hükmündedir. ÇED süreci tamamlanmadan 1/100 000 plan değişikliğinin acilen askıya çıkarılması, planın hukuki zemininin aksaklığına işaret etmektedir. ÇED Raporunun, plan askıya çıktıktan sonra onaylanmış olması, bu raporun, askıdaki planın ÇED Raporu olmaması anlamına gelmektedir. İtirazlar değerlendirilmeden, hatta itiraz süresinin son günü bile beklenmeden planın askıya çıkması, iktidardan yükselen “her ne olursa olsun bu Kanal yapılacak” sesleri, hukuksuz bir sürecin halka dayatılması anlamı taşımaktadır. Nihai ÇED Raporu ile Plan Değişikliği karşılaştırıldığında proje sınırları açısından farklılıklar dikkat çekmektedir. Buradan da ÇED Raporunun söz konusu Plan Değişikliğinin ÇED Raporu olamayacağını açıkça söylemek mümkündür.
Üst ölçekli planlama ilkeleri, plan değişikliğinde dikkate alınmamıştır; aksine çelişmektedir; plan değişikliğinin kendi plan notları ile plan arasında da tutarsızlık söz konusudur:
İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda İstanbul’un sürdürülebilir gelişmesi açısından vazgeçilmez öneme sahip ekolojik kuşak ve koridorların ana bileşenlerinin içme suyu havzaları ve orman alanları olduğu belirtilmektedir. İstanbul’un sürdürülebilir gelişmesi açısından vazgeçilmez öneme sahip ekolojik kuşak ve koridorların ana bileşenlerinin içme suyu havzaları ve orman alanları olduğunu açıkça belirtilmesine rağmen, 1/100 000 plan değişikliği, bu kabulle hazırlanmamıştır. Plan notları ve plan arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır.
Katılım gözetilmemiştir: Planın hazırlanmasında katılımı sağlamak üzere toplantı, çalıştay, duyuru gibi yöntemlerle bilgilendirme yapılmamış, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmamıştır.
Çevresel Etki Değerlendirme Raporuna göre Küçükçekmece Gölü kıyısındaki Bathenoa Antik Kenti, İstanbul’daki ilk yerleşmelerden biri olan Yarımburgaz Mağaraları gibi kültürel varlıklar proje tarafından yutulacaktır. Köyler ortadan kalkacak, mezarlıklar yok olacaktır.
Kamu yararını esas almamaktadır. Yenişehir Planlama Yaklaşımı, bugüne kadar İstanbul için yapılmış bütüncül yaklaşımlı üç ana Plana da aykırı olarak; “bütüncül” değil, “parçacı/projeci”, koruma-kullanım dengesini gözeten değil, yalnızca kullanan, katılımcı değil, siyasi üst kararlarla, emredici bir yaklaşımdır. “Kamu yararını esas almaktan” ise çok uzaktır. Bu türden plan bütünlüğünü bozucu otonom kararlarla yapılan projeler çevresinde başka yeni yatırım ve yasa dışı yapılaşmaları da tetikleyecek ve kentin kuzeyindeki hassas bölgelerini tahrip edici bir kısır döngüye neden olacaktır.
Proje Kentsel ölçekteki tüm alt yapıyı ve ulaşım akslarını parçalayarak, kamuya çok yüksek ve önceliği olmayan sosyal ve ekonomik maliyetler yükleyecektir ve bu anlamda da kamu yararına değil zararınadır.
Kanal/Yeni Şehir Projesi, Türkiye’nin taraf olduğu, başta Montrö, Ramsar ve Paris Anlaşması olmak üzere birçok uluslararası sözleşmeye aykırıdır.
Doğanın yok edilmesi maliyetlendirilemez. Değişiklik Planı’nın stratejilerinden biri de “Yenişehir’de doğanın maliyetlendirilmesi ilkesinin ön plana alınması” olarak ifade edilmiştir. Bölgenin tüm yaşamsal kaynakları, projeden yüksek düzeyde etkilenecektir. Karadeniz’in kıyı coğrafyası bozulacaktır. Su fakiri İstanbul’un su kaynakları yok olacaktır. Temel haklardan olan yaşam hakkı, su hakkı halkın ve gelecek kuşakların elinden alınmaktadır. Doğanın bu ölçekteki tahribinin maliyetini kim, nasıl, neye göre hesaplayabilir?
Kentli hakkını yok sayan, toplumun, gelecek kuşakların ve tüm canlıların yaşam hakkını gasp eden bir projedir: Kilometrelerce genişlikte bir alanın tüm hassas ekolojik alanları, ormanları, tarım alanları, meraları, su havzaları üzerinde baskı oluşturan bu plan, bölgede yaşayan her bir canlının yaşam alanını daraltan, yaşamsal kaynaklarını elinden alan ve böylelikle yaşam hakkını gasp eden bir niteliği haizdir.
Biz İstanbullular olarak hukuku ve halkın iradesini tanımayan, doğa ve yaşam düşmanı İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’ne itiraz ediyoruz. Bu itirazımızı kamu yararını korumak adına bütün Anayasal haklarımızı kullanarak takip edeceğimizi de açıkça belirtiyoruz.
Bütün yurttaşlarımızı yaşamı, doğayı, çocuklarımızı savunmaya davet ediyoruz. Katılın durduralım İstanbul’u birlikte kurtaralım.
Kanunsuz avlanmaErgazi-Kilitkaya köyleri arasında 14 numaralı av bölgesinde, bölgede avlanmakta olan kimliği meçhul avcı/lar tarafından açılan ateş sonucu ise, 1 kişi yüzünden yaralanmıştır. Soruşturma devam etmektedir.01 Kasım 2026 Pazar 19:57KIBRIS
Dikkat bu okullarda grev var!KTOEÖS, yarın Lefkoşa merkez ve çevre okullarında öğleden sonra grevde olacak01 Kasım 2026 Pazar 19:09LEFKOŞA
YSK, TAM Parti’nin LAÇ belediye meclis aday listesini iptal etti: Cinsiyet kotası karşılanmadıYüksek Seçim Kurulu, TAM Parti’nin, Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi için sunduğu 14 kişilik listede yalnızca 4 kadın adaya yer vermesi nedeniyle belediye meclis üyesi aday listesini oyçokluğuyla iptal etti.31 Ekim 2026 Cumartesi 22:07KIBRIS
DAÜ-SEN: “Hukuk çiğnenerek akademik personelin sözleşmeleri sonlandırılamaz!”DAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve dönem ortasında öğretim üyelerinin değiştirilmek istenmesine karşı Rektörlük önünde eylem yaptı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:50KIBRIS
TDP ilk 90 günlük acil eylem planını açıkladıTDP, 6 Aralık 2026 seçimlerinin ardından hayata geçirmeyi hedeflediği İlk 90 Gün Acil Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:34KIBRIS
DAÜ-SEN, Rektörlük Önünde Eylem YapacakDAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve akademik kadro statülerine ilişkin yaşanan sorunlar nedeniyle yarın Rektörlük önünde eylem ve basın açıklaması gerçekleştirecek.29 Ekim 2026 Perşembe 13:32KIBRIS
İsrail seçim sonuçları: Netanyahu'nun bloğu önde ancak meclis çoğunluğunu sağlayamıyorİsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde Türkiye saatiyle 15.30 itibarıyla oyların %85,6'sı sayıldı.29 Ekim 2026 Perşembe 00:19ORTADOĞU
“Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığının evlilik yoluyla elde edilmesi konusunda kararRum Yüksek Mahkemesi, sonradan “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı alan yabancı uyruklu bir kişinin, evlendiği yabancı uyruklu eşine vatandaşlık hakkı kazandırmayacağına hükmetti.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:21KIBRIS
İçişleri Bakanlığı: Fatma Ünal’a cezaevinde ayrıcalıklı muamele yapıldığı iddiaları gerçeği yansıtmıyorFatma Ünal’ın özel bir odaya yerleştirildiği ve ayrıcalıklı muamele gördüğü yönündeki iddiaları reddederek, yasa ve tüzüklere aykırı herhangi bir uygulama bulunmadığını açıkladı.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:18KIBRIS
Doç. Dr. Hamit Caner yazdı... "Büyüdük... Peki Güçlendik mi?""Kuzey Kıbrıs’ın son kırk yıldaki en büyük başarılarından birinin yükseköğretim olduğunu inkâr etmek haksızlık olur."28 Ekim 2026 Çarşamba 12:11KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.