TÜRKİYE BALİSTİK FÜZELERE KARŞI NASIL KORUNUYOR?
İran'dan Türkiye'ye atılan üç füze NATO sistemleri tarafından düşürüldü. Türkiye balistik füzelere karşı kendisini nasıl savunabilir? Malatya'daki Kürecik üssü neden kritik? S-400'ler neden kullanılamıyor?

20 Mart 2026 Cuma 12:43
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş devam ederken, Türkiye'ye yönelen balistik füzeler ve yerleştirilen Patriot sistemleri kamuoyunun gündeminde. Uzmanlar bu gelişmelerin NATO güvenlik şemsiyesinin Türkiye açısından kritik önemini bir kez daha gösterdiğini belirtiyor.
İran savaşının başladığı 28 Şubat'tan bu yana İran'dan fırlatılan ve Türkiye'ye yönelen üç füze NATO sistemleri tarafından düşürüldü.
Türkiye'ye İncirlik Hava Üssü'ndeki mevcut İspanyol Patriot savunma sistemine ek olarak biri yine İncirlik'e diğeri de Kürecik'e olmak üzere iki Patriot sistemi daha getirildi. Böylelikle Türkiye topraklarında toplam üç Patriot sistemi konuşlanmış oldu.
Füzelerin İran'dan geldiğinden nasıl emin olunuyor?
İran yönetimi Türkiye'ye füze atıldığını reddetse de Ankara füzelerin İran topraklarından geldiğinden emin.
DW Türkçe'ye konuşan İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sıtkı Egeli'ye göre teknik açıdan bu tartışma büyük ölçüde çözülmüş durumda. Egeli, bunu şöyle açıklıyor:
"Seyir füzesi veya dron olsaydı bunların yol değiştirmeleri mümkün. Yani bunları mesela İsrail'den veya başka bir ülkeden atılıp yolda yolunu değiştirip Türkiye'ye sanki İran'dan girmiş gibi gösterebilirsiniz. Ama balistik füzeler önceden belirlenmiş bir hat üzerinde ilerler. Yani havaya fırlattığınız bir taş gibi düşünün. O taş nasıl belirli bir parabol çizerse, balistik füze de aynı şekilde hareket eder. Bu füzelerin uçuş sırasında ani dönüşler yapması, rota değiştirmesi, başka bir yerden gelmiş gibi gösterilmesi mümkün değil."
Savunma sistemleri konusunda Türkiye'deki en önde gelen uzmanlardan olan Egeli'ye göre dolayısıyla bu füzeler havada veya uzayda tespit edildiği anda ve uçuş yolu geriye doğru izlediğinde nereden atıldığı hemen tespit edilebilir.
Her ne kadar bunu açıklamasalar da Türkiye'nin ve NATO'nun füzelerin İran'dan hangi noktadan fırlatıldığını gayet iyi bildiğini söyleyen Egeli'ye göre teknik açıdan durum net. Net olmayan ve tartışma yaratan noktalar ise İran'ın füzeleri fırlatmadaki siyasi motivasyonu ve gerekçeleri.
Egeli, Türkiye'ye gelen füzelerin yeni nesil olduğuna dikkat çekerek, "Kamışlı'ya düşen parçalar üzerinden bu füzenin Hayber Şekan olduğunu biliyoruz. Bu İran'ın en yeni nesil balistik füzelerinden biri, yaklaşık 1400 kilometre menzilli ve Körfez ülkelerine attıklarına göre daha uzun menzilli ve daha gelişmiş bir füze" bilgisini veriyor.
2022 yılında tanıtılan Hayber Şekan füzeleri özellikle yüksek manevra kabiliyeti ve savunma sistemlerinin işini zorlaştırmasıyla biliniyor.
Malatya'daki Kürecik radarı neden önemli?
Peki İran'ın hedefleri arasında olduğu düşünülen Malatya'daki Kürecik Radar Üssü bu savaşta neden çok kritik?
Egeli bu sorunun yanıtını şöyle veriyor:
"Balistik füzeleri takip etmek kolay değil. Çok yüksekten ve uzaydan uçtukları için normalde kullanılan hava savunma radarlarının çoğu işe yaramıyor. Uzaydaki bir cismin hareketini takip etmek için çok daha güçlü radarlar gerekiyor. Türkiye'de bu takibi yapabilecek bir tane radar var, o da Kürecik'e 2011'de NATO çerçevesinde ABD'nin yerleştirdiği radar. Aynı radardan Ürdün'de vardı, İran vurdu. Katar'daki benzer bir radar da vuruldu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndekilerin de vurulmuş olabileceği söyleniyor, ama somut kanıt yok. Aynı radardan iki tane İsrail'de konuşlu ve hâlâ aktif."
Egeli, bu nitelikte İsrail'in kendi radarlarının da bulunduğunu söyleyerek, "Ama onlar NATO ile bilgi paylaşmıyor. Ayrıca bu radarlara performansları biraz daha sınırlı olsa da Doğu Akdeniz'deki ABD muhripleri de sahip. Balistik füzeleri biraz daha geç olmakla birlikte onlar da görebiliyor" diyor.
Bu kapsamda Egeli'nin verdiği bilgilere göre şu anda İran füzelerini tespit ve takip edecek güçte radarlardan sadece İsrail'de, Türkiye'de ve Doğu Akdeniz'dekiler kalmış olabilir.
Kürecik'teki radarın İsrail'dekilere kıyasla avantajını ise İran'a olan coğrafi yakınlık olarak gösteren Egeli'ye göre Türkiye'nin balistik füze savunmasındaki en kritik unsurlardan biri Kürecik'teki bu radar sistemi.
"Türkiye'nin kendi başına uzaydaki bir balistik füzeyi takip edebilecek radar sistemi yok" diyen Egeli, bu sistemin faydalarının yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını şöyle anlatıyor:
"Bu, ABD'nin dünya genelinde sahip olduğu entegre bir yapı. Tüm sensörlerden gelen veriler tek merkezde toplanıyor ve herhangi bir hedefi en iyi savunacak konumda ve özelliklerdeki füze savunma sistemi hangisiyse o devreye giriyor. Türkiye'deki bir radar sadece Türkiye'yi savunmak için çalışmıyor. Bu sistem entegre şekilde, balistik füzelerin hedefinde yer alan yakın coğrafyadaki tüm ülkelerin ve bu kapsamda Avrupa'nın füze tehditlerinden korunmasında rol alıyor.
S-400'ler neden kullanılamıyor?
Peki Türkiye Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini neden kullanamıyor ve Patriot'lar ile S-400'lerin farkları neler?
Egeli, bu soruların yanıtını şöyle veriyor:
"S-400'ler hava savunma ağırlıklı ve balistik füze savunma yönü kuvvetli sistemler değil. Aslında Patriot da bu yönden mükemmel bir çözüm değil. Bunlar sadece atmosfer içinde, yani gelmekte olan balistik füzelerin uçuşunun son aşamasında önleme yapabilir. Dolayısıyla sadece bulundukları noktayı ve hemen etrafını koruyabilir. Diğer taraftan Patriot benzeri Batı orijinli hava füze savunma sistemleri ile S-400 arasındaki önemli bir fark S-400'lerin NATO sistemiyle ve o entegre yapıyla konuşamıyor olması. Yani Türk yetkililerince de vurgulandığı gibi 'stand alone' yani tek başına çalışan niteliği var."
Egeli, bunun önemini verdiği örnekle şöyle anlatıyor:
"Mesela NATO sisteminden füze saldırı uyarısı gelse, S-400'ün başındaki personel alarm durumuna geçip nerede olduğunu bilmedikleri balistik füzeyi, sistemin kendi radarını açarak aramak zorunda kalacak. Ama balistik füzelerin harp başlığı uçaklara göre çok küçüktür; 100 santimetrelik bir dondurma külahı gibi düşünebilirsiniz. S-400'ün kendi radarı füzeyi görecektir ama uçuşunun son anlarında. Bu durumda da önleyici füzelerini fırlatmak için daha az zaman kalacak, belki hiç kalmayacaktır."
Türkiye, NATO olmasa kendini savunabilir mi?
Öte yandan bazı kesimlerden NATO sistemlerinin ve İncirlik ile Kürecik'in Türkiye'yi hedef haline getirdiğine ilişkin eleştiriler de yükseliyor.
Ancak Egeli'ye göre Türkiye'nin tek başına çok katmanlı ve uzayda önleme yapabilecek bir füze savunma sistemi kurması kısa ve orta vadede en azından finansal açıdan mümkün gözükmüyor. Üstelik bu durum sadece Türkiye için değil ABD, İsrail ve Japonya dışındaki tüm devletler için geçerli.
"Bugün uzayda önleme yapabilen sistemler sadece ABD ve İsrail'de var. Japonya'da sınırlı ölçüde ABD ile ortak üretilmiş SM-3 füzesi bulunuyor. Bunun dışında dünyada bu imkana sahip başka ülke yok" diyen Egeli, bu nedenle NATO altyapısının Türkiye açısından kritik olduğunu vurguluyor. Egeli ayrıca şunları aktarıyor:
"Bu kadar yoğun balistik füze tehdidinin olduğu bir coğrafyada, NATO şemsiyesinin dışında kalmak rasyonel olmaz. NATO'nun sunduğu bu savunma şemsiyesi Türkiye için önemli bir savunma ve güvenlik unsuru."
Kürecik'teki radarın Türkiye'ye yeni getirilmediğini ve sadece İran'a yönelik olarak da düşünülmediğini söyleyen Egeli, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Kürecik radarı Avrupa'nın doğusu ve güneydoğusundan NATO müttefiklerine yönelecek olan balistik füze tehditlerini tespit etmeye yönelik aktive edildi. Bu tehditler kimler? Rusya mesela. Ek olarak Ermenistan, Suudi Arabistan, İsrail gibi ülkelerde de balistik füzeler mevcut. Biraz daha uzaklaşınca Pakistan, Hindistan, Çin, hatta Kuzey Kore bu listeye ekleniyor. Yani ilerde siyasi denklemler ve rejimler değiştiğinde, balistik füzelerin nereden geleceği önceden bilinemez. Bu kadar çok balistik füzenin bulunduğu ve her an kullanıldığı bir coğrafyada son derece yüksek maliyetli savunma önlemleri milli imkanlarla kurulamıyorsa, NATO da 'bunu ben sana sağlıyorum' diyorsa; 'yok hayır ben istemiyorum, füze tehditleri karşısında savunmasız kalmayı tercih ediyorum' demek mantıklı mı?"
İçişleri Bakanlığı duyurdu: Müzik yasağı uzatıldıİçişleri Bakanlığına bağlı Lefkoşa MerkeGirne açıklarında meydana gelen elim deniz kazası nedeniyle uygulanan müzik yayını ve eğlence yasağının 9 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 00.00’a kadar uzatıldığını duyurdu.04 Eylül 2026 Cuma 21:55KIBRIS
TCG Alemdar ile TCG Işın, 550 metre derinlikte robotik dalış ve taramalarını sürdürüyorKurtarma gemisi olarak görev yapan TCG Işın ve TCG Alemdar, batan "Filo Jet" isimli yolcu gemisindeki kayıp 18 kişiye ulaşılması ve kara kutunun çıkarılması için 550 metre derinlikte robotik dalış ve taramalarını sürdürüyor.04 Eylül 2026 Cuma 12:20KIBRIS
2 naaşa daha ulaşıldı, ölü sayısı 12Başbakan Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından yürütülen arama çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı. 04 Eylül 2026 Cuma 11:52KIBRIS
Çeler: Ankette TDP 3. Parti, YDP ile at başıyızTDP Genel Başkanı Zeki Çeler katıldığı TV programında 2-3 ay öne anket yaptırdıklarını ve yapılan kamu oyu yoklamasında TDP’nin 3. Sırada çıktığını açıkladı.04 Eylül 2026 Cuma 10:53KIBRIS
Kimlik tespiti tamamlanan 15 şehit 7 Eylül’de defnedilecekKayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) tarafından kimlik tespitleri tamamlanan 15 Kıbrıslı Türk şehit, 7 Eylül Pazartesi günü saat 10.00’da Atlılar Şehitliği’nde düzenlenecek törenle toprağa verilecek.04 Eylül 2026 Cuma 10:46KIBRIS
Konstantinos Letimbiotis: Erhürman-Hristodulidis görüşmesi 9 Eylül’de yapılacakRum Yönetimi Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, Tufan Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodulidis’in 9 Eylül’de yapacağı görüşmenin planlandığı şekilde gerçekleştirileceğini açıkladı. Letimbiotis, müzakerecilerin ise 7 Eylül’de görüşeceğini belirtti04 Eylül 2026 Cuma 10:45KIBRIS
Von der Leyen açıkladı: Kuzey'deki hayvancılara şap tazminatı ödenmediAvrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs’taki hayvancılardan gelen itirazların kendisine sorulması üzerine AB fonundan KKTC’deki hayvan besicilerine şap hastalığı nedeniyle tazminat ödenmediğini açıkladı.04 Eylül 2026 Cuma 10:44KIBRIS
Güney Kıbrıs’ta her 10 kadından 4’ü iş yerinde cinsel taciz mağduruAP Araştırma Birimi verilerine göre Güney Kıbrıs’ta kadınların yüzde 39,9’u iş yerinde en az bir kez cinsel taciz mağduru oldu. Oran, yüzde 32,5 olan AB ortalamasının üzerinde.04 Eylül 2026 Cuma 10:41GÜNEY KIBRIS
Gemi faciasında altıncı gün: Arama kurtarma çalışmaları sürüyorGirne-Taşucu seferini yapan Filo Jet isimli yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen facianın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları altıncı gününde devam ediyor.04 Eylül 2026 Cuma 10:30KIBRIS
KKTC’nin ilk kalp nakli hastası Veli Çelik yaşamını yitirdiKKTC’de ilk kalp nakli yapılan kişi olarak bilinen Veli Çelik hayatını kaybetti. Çelik’in yaklaşık 3-4 ay önce ikinci kez kalp nakli olduğu öğrenildi.04 Eylül 2026 Cuma 10:30KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.