TALAT: “GARANTİLER ULUSLARARASI ANLAŞMA KONUSUDUR”
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs’ta “Garantilerin; uluslararası anlaşma konusu” olduğuna işaret ederek, “Garantiler konusu sadece Kıbrıs’taki iki tarafın kendi aralarında karar verip uygulamaları mümkün değildir." dedi

12 Ağustos 2016 Cuma 14:44
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs’ta “Garantilerin; uluslararası anlaşma konusu” olduğuna işaret ederek, “Garantiler konusu sadece Kıbrıs’taki iki tarafın kendi aralarında karar verip uygulamaları mümkün değildir. Garantörlerin de katılacağı bir ortamda görüşülmesi gerekir” dedi.
Talat, Kıbrıs’ta kurulacak yeni federal yapının, “1960’tan farklı olarak iki kurucu devletli bir yapı” olacağını belirterek, “Garantiler de bu değişimi dikkate alarak düzenlenebilir. Önemli olan iki tarafın da kendini güvende hissetmesi olacaktır” ifadelerini kullandı.
Mehmet Ali Talat, Kıbrıs müzakerelerinin bu yılsonuna kadar bitirilmesi için elden gelen her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğini de belirterek, “2016 yılında kapsamlı çözüm sadece Güney seçimleri nedeniyle bir gereklilik değil, aynı zamanda ateşler içinde yanan bölgemizin de bir ihtiyacıdır. Kıbrıs sorununun çözümü, bölgeye yeni bir bakış açısı yanı sıra bir de dinamizm getirecektir. Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs-AB ekseni, yeni bir güvenlik unsuruna kavuşacak, ayrıca Avrupa’nın enerji ihtiyacına güvenilir bir koridor sağlayacaktır” dedi.
CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, “Kıbrıs Sorunu Hangi Aşamada” konulu basın toplantısı düzenledi.
Talat, Kıbrıs sorununun doğal takviminde önemli bir aşamaya doğru hızla ilerlediğine işaret ederek, “Rum tarafının bile açıkça olmasa da zımnen kabul ettiği doğal zamanlamanın sonuna doğru ilerlediğini” kaydetti.
Bu takvim dışındaki doğal değişkenlerin de Kıbrıs konusunu yakından ilgilendirdiğini, 2018 yılının Şubat ayında Rum tarafında Cumhurbaşkanlığı seçimi bulunduğunu ve bu seçimin ilk rüzgarlarının daha şimdiden hissedilmeye başlandığını işaret eden Talat, şöyle devam etti:
“Bu yılın sonundan itibaren ise seçim rüzgarlarının fırtınaya dönüşmesi beklenmektedir. O halde bu doğal takvime Kıbrıs sorununun ayak uydurmaktan başka çaresi yoktur.
Bu aşamada müzakerelerin bu yılsonuna kadar bitirilmesi için elden gelen her türlü çaba gösterilmelidir, ancak belki referandum sürecinin 2017’ye sarkmasına izin verilebilir.
İsrail doğal gazının Avrupa’ya en sorunsuz nakli de Kıbrıs sorununun çözümünü gerektirmektedir. Üstelik görünen odur ki Kıbrıs Rum tarafının hidrokarbon aramaları da 2017’de hız kazanacaktır. Son günlerde gelen bilgiler ve Türkiye’nin ortaya koyduğu tepki de 2016 yılında kapsamlı çözümün gerekliliğine işaret etmektedir.”
Talat, Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm başarılamaz ve hidrokarbon faaliyetleri yeniden başlarsa yaşanacak gelişmelerin Kıbrıs sorununu yeni bir çıkmaza sürükleme ihtimalini düşünmek dahi istemediklerini belirtti.
Talat, uluslararası diğer faktörleri değerlendirdiklerinde Kıbrıs sorununda 2016 yılında kapsamlı çözüme ihtiyacın tartışılmaz derecede yüksek olduğunun görüleceğini ifade ederek, “Türkiye’nin AB sürecinin canlanmaya ihtiyacı olduğunu ve Kıbrıs sorununun bunların içerisinde en önemlilerinden olduğunu” işaret etti.
Avrupa Birliği’nin de bir başarı hikayesine ihtiyacı olduğunu ifade eden Talat, “Yılsonunda BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un görev süresi biterken ABD Başkanlık seçimleri de gelip çatmıştır. Birçok yeni oyuncunun Kıbrıs’la ilgili yeniden bilgilenmesi için zaman kaybına tahammül kalmamıştır. Kısacası 2016’nın çözüm yılı olması için yeterinden fazla neden vardır” dedi.
KKTC ekonomisinin ihtiyaçlarını ve izolasyonları değerlendirdiklerinde kapsamlı çözümün 2016 yılı sonuna kadar başarılmasının; Kıbrıs Türk tarafının en büyük önceliği olmak zorunda olduğunu belirten Talat, şöyle devam etti:
“Çözüm en fazla bizim ihtiyacımızdır. Ekonomik sıkıntılarımızdan, izolasyonlardan öte uluslararası hukukun, AB hukukunun dışında bulunmak halkımız için hayatı çekilmez kılıyor. Ülke içi çağdaş bir düzen kurabilmenin; yurttaşımıza, dünyanın, ama özellikle de Avrupa normlarının rehberliğinde bir hayat sunmamızın yolu çözümden geçer.”
Kıbrıs müzakere sürecinde gelinen aşamayı da özetleyen Talat, şöyle devam etti:
“Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığı altında ana omurgayı oluşturan Yasama, Yürütme, Yargı, bağımsız kuruluşlar, Kamu Hizmeti Komisyonu, Federal hükümetin yetkileri, Özgürlükler, Siyasi hak kullanımı, Kurucu devletlerin Federal hükümet ile ilişkileri, Federal polis gibi konularda büyük ölçüde uzlaşılmıştır.
Buna göre, Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımı güvenceye bağlanmış olacak, Kıbrıs Türk tarafı tüm kararlarda söz sahibi olacaktır. Sistem iki toplumun ve iki kurucu devletin uzlaşısına dayalı şekilde çalışacaktır.
Tıkanıklık olması durumda ne yapılacağı da siyasi eşitliğe halel gelmeyecek şekilde belirlenmiştir.
AB başlığında Birincil Hukuk meselesi; AB mevzuatından kalıcı ve/ veya geçici sapmalar gerekebilir. Bu sapmaların mahkeme yolu ile ortadan kaldırılmasını engellemek için söz konusu sapmaların, AB birincil hukuku içinde yer alması en güvenli yol olarak görülmektedir. Rum tarafı ise buna gerek olmadığını, protokol 10’un bu tip tedbirler için gerekli hukuki zemini sağladığını savunmaktadır.
Öte yandan karar alma, temsiliyet, AB mevzuatınıiç hukuka aktarma yolları gibi konularda önemli ölçüde uzlaşı sağlanmıştır.
Ekonomi başlığında, doğrudan ve dolaylı vergilerin kim tarafından toplanacağı, vergi oranları, ekonomik yakınsamanın nasıl sağlanacağı, Merkez Bankası, yatırım bütçesi gibi konularda önemli fikir ayrılığı yoktur.
Mülkiyet başlığında liderler çerçeve anlaşmasına (27 Temmuz 2015) göre, ‘eski mülk sahipleri’ ve ‘mevcut kullanıcıların’ mülkiyet hakları, tazminat, takas ve iade yollarının biri veya birkaçının birlikte devreye konması ile çözülecektir. Bu konuda AİHM kararları vardır. Global takas mümkün değil, ancak mevcut kullanıcıları mağdur ederek çözüm üretmek de AİHM kararlarına aykırı olacaktır. Bu yüzden mevcut TMK sistemine uygun bir yapı oluşturulması gerekir.
Kimin tazminat, kimin iade alacağına ortak oluşturulmuş kriterlere bakarak mülkiyet komisyonu karar verecektir. Komisyonda eşit sayıda Türk ve Rum üye olacaktır.
Ekonomik gelişmeyi engellemeyecek, bireyleri karşı karşıya bırakmayacak, sosyal huzuru bozmayacak bir mülkiyet rejimi hedeflenmektedir.
Toprak başlığı altında bir toprak düzenlemesi yapılacağı herkes tarafından kabul edilmektedir.
Konunun harita, yer ismi, oran gibi unsurlarının müzakerelerin en son aşamasında ele alınacağına dair geçmişten gelen mutabakat vardır.
Rum tarafı asgaride Annan haritası gerekir derken Türk tarafı o günden bugüne koşulların değiştiğini, yeni yatırımlar yapıldığını, yaşamlar oluştuğunu dolayısıyla zaman geçtikçe toprak düzenlemesi imkanının daraldığını savunuyor. Tartışma devam ediyor.
Güvenlik ve Garantiler başlığı: Garantiler uluslararası anlaşma konusudur. Sadece Kıbrıs'taki iki tarafın kendi aralarında karar verip uygulamaları mümkün değildir. Dolayısı ile garantörlerin de katılacağı bir ortamda görüşülmesi gerekir.
Yeni federal yapı, 1960’dan farklı olarak iki kurucu devletli bir yapı olacaktır. Garantiler de bu değişimi dikkate alarak düzenlenebilir. Bu noktada, önemli olan iki tarafın da kendini güvende hissetmesi olacaktır.”
CTP Genel Başkanı Talat, müzakerelerin ileri bir noktaya taşındığını ve 4 başlıkta halen bağlanmamış konular bulunduğunu, bunların arasında halen çözümü zor olarak görüleceklerin bulunduğunu ancak taraflar arasında bu konulardaki mesafenin, çözümü engelleyecek ölçüde olmadığını kaydetti.
Liderlerin Eylül ayının ilk yarısına kadar 7 toplantı gerçekleştireceğini ifade eden Talat, şunları söyledi:
“Bu toplantıların sürecin başarılı şekilde sonuçlandırılması için gerçek bir ümit olup olmadığını bize göstermesi beklenmektedir. Artık yapılması gereken bu 7 görüşmede ilk 4 başlığın, gerekirse başlıklar içi veya başlıklar arası makul al-verler ile kapatılmasını sağlamak ve geri kalan 2 ana başlığa detaylı şekilde geçmektir.
Her iki tarafta da halkın çözüme hazırlanması şarttır. Hazırlanmanın teknik olduğu kadar sosyolojik ve psikolojik boyutları olduğu da unutulmamalıdır. Bu çabada liderlere olduğu kadar iki tarafın hükümet, siyasi partiler ve STÖ’lerine de önemli görevler düşmektedir.
Bu çerçevede KKTC’de AB uyum çalışmalarına hız vermek, bunların kapsam ve derinliğini geliştirmek hayati önem taşımaktadır. Hükümetin bu konuda ciddi bir çalışma içinde olduğunu ne yazık ki görmüyoruz.
Önümüzde ciddi çalışma gerektiren birçok konu vardır. Federal devlette görev alacak personelin nitelik ve nicelik olarak hazır hale getirilmesi acilen ele alınması gereken bir konudur.
Her iki tarafın eğitim sistemleri gözden geçirilmeli ve düşmanlığı değil yeni devlette işbirliği ve karşılıklı saygı çerçevesinde yaşamı destekleyecek bir anlayış hakim kılınmalıdır.
Bunlar gibi, bugünden alınması gereken tedbirler ve atılması gereken birçok adım bulunmaktadır.
Hükümetin muhtemel bir kapsamlı çözüme ülkeyi hazırlamak gibi ciddi bir sorumluluğu bulunmaktadır.”
Mehmet Ali Talat, ancak hükümetin bunu yapmak yerine “sürekli karşılıklı suçlama oyununa girdiğini, çözüm masasında ele alınan konularda uzlaşıyı dışlayan söylevleri tekrar ettiğini, iki toplumu yakınlaştıracak faaliyetleri desteklemek yerine bunları kısıtladığını” savundu.
Masada konuşulması gereken konuları ön şartlar olarak sıralayarak çözüme hep kuşkuyla bakmak ve insanları çözümün tehlikeli olabileceğine yönlendirmenin kabul edilemez olduğuna da dikkat çeken Talat, “Türk tarafı bu zihniyetten bugüne dek yarar değil hep zarar görmüştür. CTP, Kıbrıslı Türklerin adamızdaki varlığını ve özgürce yaşamını Kıbrıs sorununun çözümünde görmektedir” dedi ve sürece olumlu katkı yapmaya devam edeceklerini vurguladı.
YSK, TAM Parti’nin LAÇ belediye meclis aday listesini iptal etti: Cinsiyet kotası karşılanmadıYüksek Seçim Kurulu, TAM Parti’nin, Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi için sunduğu 14 kişilik listede yalnızca 4 kadın adaya yer vermesi nedeniyle belediye meclis üyesi aday listesini oyçokluğuyla iptal etti.31 Ekim 2026 Cumartesi 22:07KIBRIS
DAÜ-SEN: “Hukuk çiğnenerek akademik personelin sözleşmeleri sonlandırılamaz!”DAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve dönem ortasında öğretim üyelerinin değiştirilmek istenmesine karşı Rektörlük önünde eylem yaptı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:50KIBRIS
TDP ilk 90 günlük acil eylem planını açıkladıTDP, 6 Aralık 2026 seçimlerinin ardından hayata geçirmeyi hedeflediği İlk 90 Gün Acil Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:34KIBRIS
DAÜ-SEN, Rektörlük Önünde Eylem YapacakDAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve akademik kadro statülerine ilişkin yaşanan sorunlar nedeniyle yarın Rektörlük önünde eylem ve basın açıklaması gerçekleştirecek.29 Ekim 2026 Perşembe 13:32KIBRIS
İsrail seçim sonuçları: Netanyahu'nun bloğu önde ancak meclis çoğunluğunu sağlayamıyorİsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde Türkiye saatiyle 15.30 itibarıyla oyların %85,6'sı sayıldı.29 Ekim 2026 Perşembe 00:19ORTADOĞU
“Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığının evlilik yoluyla elde edilmesi konusunda kararRum Yüksek Mahkemesi, sonradan “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı alan yabancı uyruklu bir kişinin, evlendiği yabancı uyruklu eşine vatandaşlık hakkı kazandırmayacağına hükmetti.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:21KIBRIS
İçişleri Bakanlığı: Fatma Ünal’a cezaevinde ayrıcalıklı muamele yapıldığı iddiaları gerçeği yansıtmıyorFatma Ünal’ın özel bir odaya yerleştirildiği ve ayrıcalıklı muamele gördüğü yönündeki iddiaları reddederek, yasa ve tüzüklere aykırı herhangi bir uygulama bulunmadığını açıkladı.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:18KIBRIS
Doç. Dr. Hamit Caner yazdı... "Büyüdük... Peki Güçlendik mi?""Kuzey Kıbrıs’ın son kırk yıldaki en büyük başarılarından birinin yükseköğretim olduğunu inkâr etmek haksızlık olur."28 Ekim 2026 Çarşamba 12:11KIBRIS
İskele'de üvey kızına cinsel saldırı iddiasıyla tutuklu zanlıya 6 gün ek süreİskele'de 2023-2026 arasında 16 yaşından küçük üvey kızına defalarca cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan H.B., mahkemeye çıkarıldı; soruşturma kapsamında 6 gün daha poliste tutuklu kalmasına karar verildi.28 Ekim 2026 Çarşamba 11:47İSKELE
Emekçinin Partisi Bağımsızlık Yolu, KTAMS’ta Eski Sendika Yöneticileri ile BuluştuEmekçinin partisi Bağımsızlık Yolu, KTAMS’ta her salı bir araya gelen eski sendika yöneticileri ve emeklilerle buluştu. Görüşmede emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu’nun mücadele programı ile ilgili bilgi verilirken, politikaları ile ilgili önerileri konuş28 Ekim 2026 Çarşamba 11:43KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.