SURİYE'DE VARİL BOMBALARI 89 YIL ÖNCE KULLANILMIŞ

22 Şubat 2014 Cumartesi 11:55
İSTANBUL Osmanlı Devleti'nin çekilmesinin ardından Fransız sömürgesine giren Suriye'nin, bugün yaşanan insani dramın bir benzerine 1920'lerde bir kez daha sahne olduğu anlaşıldı. Fransız güçlerinin, teslim almak için havadan yoğun bombardıman altında tuttuğu ülkede tarihin kaydettiği en kanlı insanlık trajedilerinden biri yaşandı. Şam, Halep, Hama ve Deyr'un Zor'u harabeye çeviren, ardında binlerce ölü ve yaralı bırakan bu saldırı ile saldırının yol açtığı kanlı tablonun bugün yaşananlarla olan şaşırtıcı benzerliği, yıllardır kayıp olan Emir Şekip Arslan'ın kaleme aldığı "Şehid Suriye" isimli kitabın bulunmasıyla birlikte yeniden gün yüzüne çıktı. Şaşırtıcı benzerlikler Son Osmanlı Meclisi'nin Lübnan Meb'usu olan ünlü düşünür, fikir ve sanat adamı Arslan, 1925'te kaleme aldığı kitabında, Suriye’de masum halkın 89 yıl önce Fransa mandası altında maruz kaldığı sıkıntılara, çektiği çilelere ayna tutmuştu. Bugün Esed güçlerinin varil bombalarıyla ölüm yağdırdığı Şam ve Halep'te, o dönem de Fransız güçlerinin yine varil bombalarının ilk versiyonlarıyla saldırdığını anlatan Arslan, kitabında yaşanan yıkımı şu şekilde anlattı: "Evlerin üzerine varil bombaları yağdırıyorlardı. Bir anda alev topuna dönen bölgeden dumanlar yükseliyordu. Alevlerin arasından insan çığlıkları yükseliyordu. Varil bombalarının yanı sıra gökyüzünden sanki bombalar yağıyor, şimşekler çakıyordu. İki üç gün boyunca boyunca bu sürdü. Sürekli topçu atışı da yapılıyordu Şam ve Halep'e... Şehre tepeden baktığınızda harebeler ve yıkılan duvarların altında kalan kadın ve çocuk bedenleri görünüyordu." Kitapta ayrıca, Esed güçlerinin kimyasal saldırılarına maruz kalan Doğu Guta bölgesinin o dönemde de yine hedefte olduğu görüldü. Lübnan'daki Takaddumiyye Yayınevi'nin yıllar sonra ortaya çıkardığı ve yeniden yayınladığı kitapta yazar, Fransız güçlerinin Guta'da tam bir katliama imza attıklarını yazdı. Direniş o zaman da vardı "Şehid Suriye" kitabını AA muhabirine değerlendiren siyasi analist Muhammed Ebu Akil, "Yazar Arslan kitabında Avrupa medeniyetini 'güvenliğin yok edilmesi, süngülerle kadınların karınlarının deşilmesi, ağlayan annesinin kucağında bulunan bebeklerin kurşuna dizilmesi' diye tanımlıyor. Neden Avrupa için bu kadar karanlık ifadeler kullanıyor diyorsanız bunun cevabını kitapta bulabilirsiniz. Şehit Suriye kitabını okuyanlar Fransa manda yönetimi yerineSuriye rejimi tamlamasının kullanılması halinde hiçbir değişiklik olmayacağını farkedecek. 1925'de sömürgecilerin elinde can veren Suriye şimdi de Esed rejiminin elinde can çekişiyor'' dedi. Suriye hükümetinin ve askerinin Fransız mandasının emrinde olduğu o dönemde suçsuz insanların zindanlara atıldığı, öldürüldüğü ve mallarına el konulduğu yönündeki anlatımlarla kitapta o günün profilinin çizildiğini belirten Akil, "Kitapta Suriyelilerin, o dönemde Fransız mandasının işlediği suçların, maruz kaldıkları zulmün önüne geçmek için halk direniş grupları oluşturduğu, bazı köyleri merkez olarak kullandıkları, silahlanıp hükümet güçlerine ve baskıcı manda yönetimine karşı direndikleri anlatılıyor. Direnişçiler ilk olarak Guta bölgesinde toplanıyorlar 20, 50, 100 kişi derken direnişçilerin sayısı artıyor. İşte bunların hepsi bana bugün Suriye'de yaşananları hatırlatıyor" diye konuştu. Doğu Guta hep hedefteymiş Dünya kamuoyunda büyük infiale yol açan Şam'ın Doğu Guta banliyösünde 21 Ağustos'ta düzenlenen kimyasal saldırıyı hatırlatan Akil, şöyle konuştu: " Hasan el-Harrat liderliğinde Guta'da kurulan ilk direniş grubundan haberdar olan hükümet, bölgeyi direnişçilerden temizlemek için asker gönderdi. Fransız mandası, uçaklar, tanklar ve toplarla bu bölgeye saldırdı. İnsanların içine korku salmak için gözler önünde sivilleri öldürdüler. Sokakları kan gölüne çevirdiler. Ölen masum insanların cesetlerini kamyonlara yüklediler. Direnişi kırmak için Guta ve çevresini yağmaladıktan sonra ateşe verdiler. Esed ise aynı bölgeyi kimyasal silahlarla vurdu.'' Kitapta "Şam'da 18 Ekim1925'te ve sonrasında yaşananların benzeri daha önce ne Şam ne de dünyada görülmüştü. Hatta böyle bir şey ne Hülagu Han, ne de cani Neron zamanında görülmüştür. İnsan hakları ve insan hukuku hiçe sayılarak Mezze kalesinden, haber verilmeksizin masum halkın evleri bombalandı. 18 Ekim'de Suriyelilerin evleri topçu ateşiyle vuruldu. Guta'nın etrafı sarılarak havadan saldırıldı. 3 gün süren olayların ardından çatışmaların dinmesiyle olayın bilançosu ortaya çıktı. Göçüklerin altından kadın ve çocukların cesetleri çıkarıldı. Olaya tanık olanlar eş-Şagur mahallesinden bir günde 300 kişinin cesedi çıkarıldı" ifadelerine yer veriliyor. "Suriye'de tarih tekerrür ediyor" Akil, sözlerini şöyle tamamladı: ''O dönemde tarihi eserler yakıldı, yıkıldı şimdi de aynı savaş politikası izleniyor. Hama da Avrupa medeniyetinin vahşetinden nasibini almıştı. Çocuklar, kadınlar kurşunlanmış, masum insanların üzerlerine bombalar yağdırılmıştı, evleri yıkılmıştı. Maalesef tarih tekerrür ediyor. Suriyeliler o dönemde de Şam, Hama ve Guta bölgesindeki köylerde yaşanan katliamlardan kaçarak Lübnan ve Filistin'e sığınmıştı. Yine bu bölgelerdeki halk kendi ülkesinden kaçarak çevre ülkelerde sığınmacı durumuna düştü. Bugün Suriye'deki durum mezhep savaşına dönüştürülmek istendiği gibi o zaman da olaylar Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki çatışmalara dönüştürülmek istenmişti."
Hekimler tam gün grevdeTIP-İŞ, Sağlık Bakanlığı’nın grevin ardından herhangi bir uzlaşma iradesi ortaya koymaması ve sağlık sisteminin sorunlarına yönelik somut bir adım atmaması nedeniyle grev kararını sürdürme kararı aldı.08 Şubat 2026 Pazar 17:50KIBRIS
CTP: Sağlık Bakanlığı çatışma ve kaos yaratıyor"Sağlık Bakanlığı hoyrat söylemlerden uzaklaşmalı"08 Şubat 2026 Pazar 17:09KIBRIS
Pile’deki kumarhanede çekilmiş ağır işkence görüntüleri ele geçirildiLarnaka’da 17 Ocak’taki silahlı olay sonrası tutuklanan 5 şüpheliden birine ait cep telefonlarında, Pile’deki bir kumarhanede 7 kişiye yapılan ağır işkenceye ilişkin video ve fotoğraflar ele geçirildi.08 Şubat 2026 Pazar 16:15KIBRIS
İngiliz Times gazetesi: İngiltere, Ağrotur Üssü’ne 6 tane F-35 savaş uçağı konuşlandırdıİngiltere, Kıbrıs’taki Ağrotur askeri üssüne 6 adet F-35 tipi savaş uçağı gönderdi; gelişmenin Güney Kıbrıs’ın bölgesel gerilimlerdeki rolüne ilişkin soru işaretlerini artırdığı belirtildi.08 Şubat 2026 Pazar 16:10KIBRIS
Tarım alanlarını belirlenmesi için uydudan çekim yapılacakTürksat’tan hizmet alınacak: Tarım alanlarını belirlenmesi için uydudan çekim yapılacak08 Şubat 2026 Pazar 16:08KIBRIS
Serhatköy’de, sorun yaşadığı kişinin kaporta atölyesini kundakladıSerhatköy’de, sorun yaşadığı kişinin kaporta atölyesini kundakladı, tutuklandı08 Şubat 2026 Pazar 16:07KIBRIS
Erhürman, Guterres ile görüşmek üzere New York’a gidecekKıbrıs sorunu ve güncel gelişmelere ilişkin olarak BM Genel Sekreteri ile görüş alışverişinde bulunulacak.08 Şubat 2026 Pazar 16:06KIBRIS SORUNU
Küba'da yakıt krizi: Oteller kapanmaya başladıKüba’da uzun süredir devam eden yakıt krizi nedeniyle bazı oteller kapatılmaya başlandı, bu tesislerde konaklayan turistler ise başka otellere nakledildi.08 Şubat 2026 Pazar 14:56AMERİKA
Engellilik Hizmetlerinde Dijital Dönüşümün Yol Haritası Çizildi!Engellilik hizmetlerinde dijital ve teknolojik dönüşüm her yönüyle ele alındı!08 Şubat 2026 Pazar 11:30YDÜ - YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ
Fileleftheros: Ankara ‘yakınlaşmalar belgesi’ girişimini engellediFileleftheros’un iddiasına göre, Türkiye'nin Kopenhag Büyükelçisi Burak Özügergin’in Maria Angela Holguin ile kuzeyde yaptığı görüşmenin ardından BM’nin “yakınlaşmalar belgesi” hazırlama girişimi durduruldu.08 Şubat 2026 Pazar 11:28KIBRIS SORUNU
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.