RTÜK ÜYELERİ, RTÜK KARARINA KARŞI DAVA AÇTI
RTÜK üyeleri, RTÜK kararına karşı dava açtı

14 Temmuz 2020 Salı 09:16
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyeleri İlhan Taşçı ve Okan Konuralp, RTÜK'ün TELE 1 ve Halk TV'ye beş gün yayın durdurma cezası vermesi hakkında yürütmeyi durdurma talebiyle Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne başvurdu.
RTÜK üyelerinin oy çokluğu ile alınan bir kararı idari mahkemeye taşıyarak yürütmeyi durdurma talep etmesi, hukuki niteliği açısından bir ilk.
RTÜK, Halk TV ve TELE 1 kanallarında gazetecilerin ve konukların yayında kullandıkları bazı ifadeleri gerekçe göstererek iki kanala da beş gün yayın durdurma cezası vermişti.
RTÜK üyeleri İlhan Taşçı ve Okan Konuralp ise bu kararın 'doğrudan basın ve ifade özgürlüğünü' hedef aldığını belirterek kararı yargıya taşıdı.
Dava başvurusunda, ifade ve basın özgürlüğünün güvence altına alındığı pek çok yasa, Anayasa ve çeşitli içtihatlara referans vererek RTÜK'ün 'ekran karartmaya' gerekçe olarak sunduğu tüm unsurların hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
RTÜK üyesi İlhan Taşçı dava hakkındaki değerlendirmesinde, RTÜK'ün 'ekran karartma kararının' yurttaşların haber alma hakkına yönelik ciddi bir müdahale niteliği taşıdığı ve dolayısıyla yargı denetiminden geçmesi gerektiğini vurguladı:
"Türkiye'nin özgürlüklere bakışını ve dünyadaki saygınlığında önemli bir parametre de olacak bu kararların mutlaka ama mutlaka Türk Milleti adına karar veren yargı denetiminden geçmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.
Üst Kurul Üyesi olarak, görevlerimiz arasında basın özgürlüğü, düşünce ve düşüncenin yayılması özgürlüğünün sağlanmasının da yer alması nedeniyle 83 milyon yurttaşımız adına bu davayı açtık."
RTÜK CEZALARININ GEREKÇESİ NEYDİ?
Halk TV'nin "Medya Mahallesi" programına konuk olan Milletvekili Ahmet Şık'ın "…başka bir ülkenin toprağında tam adıyla işgalci bir güç olarak, bir gücün temsilcisi olarak birileriyle savaşmaya ve ölmeye gönderilmiş yani" ifadeleri, RTÜK'ün verdiği cezaya gerekçe olarak gösterilmişti.
Bir yıl içerisinde aynı ihlalin tekrarı halinde kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulabileceği belirten RTÜK, gazeteci Ayşenur Arslan'ın programında Hüsnü Mahalli'nin "Ya kardeşim Türkiye Libya'da ne yapıyor? Yani neyin peşinde?... Şimdi dolayısıyla Mısır'ı karıştıralım, Sudan'ı karıştıralım, Cezayir'de İslamcılar var Cezayir'i..." ifadelerinin aynı hükmün yeniden ihlali anlamına geldiğini değerlendirdi.
TELE 1 hakkındaki karar da ise gazeteci Can Ataklı'nın 'Gün Başlıyor' isimli programında, uzaktan eğitim kapsamındaki derslerin birinde başörtülü bir öğretmenin yer alması hakkında "çok yanlış ve facia olduğu şeklinde yorumlar yaptığını" gerekçe gösteriliyor.
TELE 1 kanalına konuk olan İlahiyatçı Cemil Kılıç'ın şu sözleri de kural ihlalinin tekrarı olarak gösteriliyor.
Cemil Kılıç, TELE 1 yayınında, "Türkiye'de teokratik bir rejim kurulmaya çalışılıyor, Diyanetin yaptığı bütün açıklamalar bu anlayışı destekliyor. Türkiye'de kurulmak istenen teokratik halife sultan rejimi Diyanet tarafından takviye edilmeye çalışılıyor" demişti.
RTÜK NE KARAR VERDİ?
RTÜK Halk TV ve TELE 1 yayınlarında ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığını, "uyulması gereken kurallardan uzak şekilde, ayrıştırıcı bir dille, toplumun dini duygularını örseleyecek kelimelerin seçildiğini" değerlendirdi.
Halk TV'ye verilen cezada, 6112 sayılı yasanın "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı olamaz" hükmünün edildiği gerekçe gösterildi.
TELE 1 kanalına verilen cezada ise, aynı yasanın "Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz" hükmünün ihlal edildiğini değerlendirildi.
Her iki karar da 3 üyenin ret oyuna karşı 6 üyenin onayı ile oy çokluğu sağlanarak verildi.
İLHAN TAŞÇI: 'DEĞERLENDİRMELER ELEŞTİRİ SINIRLARI İÇERİSİNDEDİR'
Taşçı ve Konuralp Halk TV'de yayının durdurulmasına gerekçe gösterilen ifadelerin, kamuoyunda en çok konuşulan konuların başında gelen siyasi iktidarın Libya politikasına yönelik değerlendirmelerden ve bu politikanın yanlışlıklarına ilişkin eleştirilerden ibaret olduğunu, tümünün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Üyeler aynı şekilde TELE 1 kanalında söz konusu programda konuk İlahiyatçı Cemil Kılıç'ın değerlendirmelerinin uzmanlık alanı çerçevesinde düşünce özgürlüğü kapsamında yer aldığı ve konuşmanın bütününe bakıldığında herhangi bir hakaret olmadığı gibi toplumda nefret duygularını oluşturacak nitelikte de olmadığını belirtiyor.
RTÜK üyeleri dava başvurusunda, bu karar ile gazeteciler tarafından yapılan değerlendirme ve eleştirileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yönelik bir itham olarak kabul edildiğini ancak sadece 'iktidarın politikalarını' eleştiren gazetecilerin ifadelerinin RTÜK tarafından bağlamından kopartılarak devlete yönelik bir saldırı olarak değerlendirildiğini kaydediyor.
Bu tutumun 'demokratik hukuk devleti' açısından sorunlu olduğu ifade eden üyeler, siyasi bir iktidarın politikalarını eleştirmenin 'devlete yönelik işlenmiş suçlar' kategorisinde değerlendirilemeyeceğini savunuyor:
"Gazetecilerin yazacakları, söyleyecekleri ve yorumlarının resmî açıklamalar dışında olamayacağına ilişkin bir yaklaşım, belli bir merkezde masa başında hazırlanan metinlerin gazetelere ya da televizyonlara aktarılması anlamına gelir ki, evrensel anlamda bu faaliyete de gazetecilik denilemez; PR (reklam) çalışması olur."
Dava başvurusunda ayrıca, söz konusu programdaki yorum ve değerlendirmelerin eleştiri sınırları içinde olup herhangi bir hakaret, tehdit, aşağılama içermediği kaydedilerek ve Anayasa'nın 25. ve 26. Maddelerince güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında oldukları belirtiliyor:
"RTÜK'ün hem denetleme hem de düzenleme görevi vardır. Düzenleme görevi, özgür yayıncılık ortamını oluşturma, yayıncıların karşılaşacağı olası engelleri ortadan kaldırma ve haber alma hakkına tüm yurttaşların erişimini de kapsamaktadır."
"İfade özgürlüğü yalnızca düşünce ve kanaatlerin içeriğini değil iletilme biçimlerini de koruma altına almaktadır. Anayasa'nın 26. maddesinde ifade özgürlüğünün kullanımında başvurulabilecek araçlar söz, yazı, resim veya başka yollar olarak ifade edilmiş ve başka yollar ifadesiyle her türlü ifade aracının anayasal koruma altında olduğu gösterilmiştir."
Türkiye'de ifade özgürlüğünün taraf olunan uluslararası hukuk, Anayasa, çeşitli yasalar, Yargıtay içtihatları ve AİHM kararları ile güvence altına alındığını hatırlatan RTÜK üyeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre de ifade özgürlüğünün, yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran "bilgiler" ya da "düşünceler" için de geçerli olduğu belirtiyor.
Üyeler, Anayasanın 28. Maddesindeki "Basın hürdür, sansür edilemez" güvencesinin de bu kararla yok edileceğini ve bu cezanın 'fiili sansüre' dönüşeceğini değerlendiriyor.
Kanunsuz avlanmaErgazi-Kilitkaya köyleri arasında 14 numaralı av bölgesinde, bölgede avlanmakta olan kimliği meçhul avcı/lar tarafından açılan ateş sonucu ise, 1 kişi yüzünden yaralanmıştır. Soruşturma devam etmektedir.01 Kasım 2026 Pazar 19:57KIBRIS
Dikkat bu okullarda grev var!KTOEÖS, yarın Lefkoşa merkez ve çevre okullarında öğleden sonra grevde olacak01 Kasım 2026 Pazar 19:09LEFKOŞA
YSK, TAM Parti’nin LAÇ belediye meclis aday listesini iptal etti: Cinsiyet kotası karşılanmadıYüksek Seçim Kurulu, TAM Parti’nin, Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi için sunduğu 14 kişilik listede yalnızca 4 kadın adaya yer vermesi nedeniyle belediye meclis üyesi aday listesini oyçokluğuyla iptal etti.31 Ekim 2026 Cumartesi 22:07KIBRIS
DAÜ-SEN: “Hukuk çiğnenerek akademik personelin sözleşmeleri sonlandırılamaz!”DAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve dönem ortasında öğretim üyelerinin değiştirilmek istenmesine karşı Rektörlük önünde eylem yaptı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:50KIBRIS
TDP ilk 90 günlük acil eylem planını açıkladıTDP, 6 Aralık 2026 seçimlerinin ardından hayata geçirmeyi hedeflediği İlk 90 Gün Acil Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:34KIBRIS
DAÜ-SEN, Rektörlük Önünde Eylem YapacakDAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve akademik kadro statülerine ilişkin yaşanan sorunlar nedeniyle yarın Rektörlük önünde eylem ve basın açıklaması gerçekleştirecek.29 Ekim 2026 Perşembe 13:32KIBRIS
İsrail seçim sonuçları: Netanyahu'nun bloğu önde ancak meclis çoğunluğunu sağlayamıyorİsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde Türkiye saatiyle 15.30 itibarıyla oyların %85,6'sı sayıldı.29 Ekim 2026 Perşembe 00:19ORTADOĞU
“Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığının evlilik yoluyla elde edilmesi konusunda kararRum Yüksek Mahkemesi, sonradan “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı alan yabancı uyruklu bir kişinin, evlendiği yabancı uyruklu eşine vatandaşlık hakkı kazandırmayacağına hükmetti.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:21KIBRIS
İçişleri Bakanlığı: Fatma Ünal’a cezaevinde ayrıcalıklı muamele yapıldığı iddiaları gerçeği yansıtmıyorFatma Ünal’ın özel bir odaya yerleştirildiği ve ayrıcalıklı muamele gördüğü yönündeki iddiaları reddederek, yasa ve tüzüklere aykırı herhangi bir uygulama bulunmadığını açıkladı.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:18KIBRIS
Doç. Dr. Hamit Caner yazdı... "Büyüdük... Peki Güçlendik mi?""Kuzey Kıbrıs’ın son kırk yıldaki en büyük başarılarından birinin yükseköğretim olduğunu inkâr etmek haksızlık olur."28 Ekim 2026 Çarşamba 12:11KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.