15 Haziran 2026
  • Lefkoşa26°C
  • Mağusa25°C
  • Girne24°C
  • Güzelyurt24°C
  • İskele25°C
  • İstanbul22°C
  • Ankara18°C

“MUTLU BARIŞ” HAREKÂTI

Oya GÜREL

21 Temmuz 2014 Pazartesi 11:39

40. yılı da geride bıraktık… Kan, gözyaşı ölümle dolu 1 yılı takip eden, kutlamalarla dolu 39 yıl… Şimdi, özellikle sosyal medyada 20 Temmuz’u eleştirenlere karşı yazılan “vatan, millet, Sakarya, kan ve barut” edebiyatıyla dolu bazen saldırıya kadar ulaşan “eleştirileri” okurken acı acı gülümsüyorum… 40 yıl önce… Cephenin çoook gerisinde olmalarına karşın 40 yıl önce neler gördü bu gözler… Savaş karşıtı olmalarına karşın, ilk kurşunla birlikte cepheye gönüllü olarak koşan solcular  –nam-ı diğer ‘hainler’- mi? İlk kurşunla birlikte kadınlar, çocuklar ve yaşlıların toplandığı sığınaklara koşan sağcılar- nam-ı diğer vatanseverler- mi? Genelleme yapmak istemiyorum ama böylesi saldırıları görünce, bu hatırlatmaları yapmak geliyor içimden ister istemez. Hem de canlı bir tanık olarak… “Mutlu Barış Harekâtı” deniyor adına 20 Temmuz günü harekât başlarken, güney komşularımıza atılan broşürlerde yazılanlarla sınırlı kalmış olsaydı, bu isme gerçekten layık olabilirdi 20 Temmuz’da yapılan askeri harekât. Ama kalmadı… “Kıbrıs Rumları, biz kan dökmeyi katiyen istemiyoruz. Sizleri dost bildik... Yine de dost bileceğiz... Biz adayı, sizi kandıranlardan ve kana bulayanlardan temizlemeye geldik”... Güzel adanda yine asırlarca kardeş bildiğin Kıbrıs Türkü ile huzur içinde yaşayacaksın. Biz bunu sağladıktan sonra, Türkiye’ye döneceğiz. Biz toprak değil, sulh, adalet ve kardeşlik istiyoruz…” Diyordu, harekât sırasında jetlerden Rumlara atılan, “Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri” imzalı broşürlerde… Ama olmadı… Yunan Cuntası 23 Temmuz’da dağıldı, Klerides, darbeci faşist komutan Sampson’un yerine geçti… Yani broşürde adı edilen adayı, Rumları kandırıp kana bulayanlar temizlenmişti… Ama Türkiye söz verdiği gibi geri dönmediği gibi, “Güzel adanda yine asırlarca kardeş bildiğin Kıbrıs Türkü ile huzur içinde yaşayacaksın”  sözü de tutulmadı. Daha Cenevre’de görüşmeler devam ederken, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş, dönemin Başbakanı Ecevit’e bir mesaj gönderdi: “Ayşe tatile çıksın”… Ve Ayşe tatile çıktı… Türk birlikleri kaldıkları yerden ilerlemeye devam eti. 14 Ağustos’ta Lefkoşa, 15 Ağustos’ta ise Lefke ve Mağusa’ya girilerek bugünkü sınırlar çizildi. Bilanço; Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 415 Kara, 65 Deniz, 5 Hava, 13 Jandarma olmak üzere toplam: 498 şehit ve 1.200 yaralı; Kıbrıslı Türklerden 70 mücahit ve  270 şehit, 1,000 yaralı.Rumlar ve Yunanlılar ise 4 bin ölü, 12.000 yaralı ve her iki taraftan on binlerce göçmen… Asla yerine getirilmeyen sözler, bölünmüş bir ada, kimliksiz bırakılmış, dünyadan soyutlanmış bir Kıbrıs Türk halkı ve onca ölüm, acı ve ıstırabın adına hala “mutlu” diyebiliyorsak; “Mutlu barış” harekâtı acıdan, ölümden, göçten, kayıplardan mutluluk çıkaranlara kutlu olsun. Sahi, Ayşe’nin tatili hala mı bitmedi?

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.