07 Ocak 2026
  • Lefkoşa14°C
  • Mağusa15°C
  • Girne16°C
  • Güzelyurt12°C
  • İskele15°C
  • İstanbul16°C
  • Ankara10°C

LDH BAŞKANI GÖRGÜNER: CEZA YASASI’NA EKLENMEK İSTENEN ‘DEZENFORMASYON SUÇU’ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ TEHDİT EDİYOR

Görgüner, Ceza Yasası’nda gündeme gelen değişikliklere ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, düzenlemenin ifade özgürlüğü açısından ciddi sakıncalar barındırdığını savundu.

LDH Başkanı Görgüner: Ceza Yasası’na eklenmek istenen ‘Dezenformasyon Suçu’ ifade özgürlüğünü tehdit ediyor

05 Ocak 2026 Pazartesi 13:30

Liberal Demokrasi Hareketi (LDH) Genel Başkanı Engin Deniz Görgüner, Ceza Yasası’nda gündeme gelen değişikliklere ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, düzenlemenin ifade özgürlüğü açısından ciddi sakıncalar barındırdığını savundu.

Görgüner, son günlerde Ceza Yasası’nda yapılması planlanan değişiklikle, halk arasında korku, endişe veya panik yaratma ihtimali taşıdığı ileri sürülen paylaşımların ceza hukuku kapsamına alınmasının öngörüldüğünü belirtti. Düzenlemeye göre; ülkenin iç veya dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlıkla ilgili olarak gerçeğe aykırı olduğu iddia edilen bir bilginin, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde yayımlanmasının suç sayılabileceğini kaydetti.

Görgüner’in açıklamasının devamı şu şekilde:

“Düzenleme yalnızca haberleri değil; internet ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları da kapsıyor. Gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen bilgi, görsel, ses veya video içeriklerinin; kamusal etki yaratacak biçimde, kişi veya kurumlara yönelik güven sarsıcı nitelikte yayılması da cezai yaptırıma konu olabilecek.

Sorun, düzenlemenin kullandığı kavramların açık biçimde tanımlanmamış olmasıdır. ‘Gerçeğe aykırı bilgi’, ‘korku’, ‘endişe’, ‘panik’, ‘kamu barışı’ ve ‘güven sarsılması’ gibi ifadelerin sınırları belirsizdir. Hangi paylaşımın bu sonuçları doğurduğunun nasıl belirleneceği net değildir. Bu durum, cezai sorumluluğu somut fiillerden çok yoruma açık değerlendirmelere bağlamaktadır.

Dahası düzenleme, yalnızca paylaşılan içeriği değil, paylaşıma atfedilen niyeti de ceza hukukunun konusu hâline getirmektedir. ‘Bilerek veya amaçlamak’ gibi ifadelerle kişiler, söylediklerinden çok kendilerine yüklenen niyetler üzerinden yargılanma riskiyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Ceza hukuku varsayımlar üzerine kurulamaz.

‘BU YAKLAŞIM ANAYASA VE AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’YLE BAĞDAŞMA SORUNU TAŞIMAKTADIR’

Bu yaklaşım, Anayasa’da güvence altına alınan ifade özgürlüğüyle ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesiyle bağdaşma sorunu taşımaktadır. İfade özgürlüğü yalnızca doğru ya da rahatsız etmeyen düşünceler için değil; eleştirel ve rahatsız edici ifadeler için de geçerlidir.

Yanlış bilgiyle mücadele meşru bir hedeftir. Ancak bu hedef, belirsiz tanımlar ve geniş takdir alanlarıyla değil; şeffaflıkla, karşı sözle ve özgür tartışmayla gözetilebilir. Aksi yönde atılacak adımlar, kamusal alanı korumaz; sessizleştirir”

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA