KARIŞIK BİR İŞ VESSELAM

Oya GÜREL
02 Ağustos 2014 Cumartesi 13:00
Ne yapalım, nerelere gidelim… Bizi bu hallerden kim kurtaracak? İş mi bu? Cumhurun başındaki zatla, dışarılara bakan zat arasında bir sürtüşmedir gidiyor… Kıvılcımlar ortalığı alıp götürmüş, neredeyse yangın çıkacak! Partiler desen Allaha emanet! 1 parti diğerine, diğeri ötekine, sonra hepsi birine, 1 parti 1 partiye yapmadığını bırakmazken çimenler dümdüz olur gider… Yetmez ama… Zanlılar polis gözetiminde intihar ederken, Milyonlar “polis gözetiminde” iç edilir… Bakanlarımız dünyaya açılıp yabancı sermayeden bireysel yararlanmanın yollarını bulur… Memleket “rüşvet”, “rüşvet” diye hançeresini yırtarken hükümetten “tısss” dan başka ses çıkmaz Hımbıllıktan iş yapmazlıktan millete yaka silkelettiren kurumlar, iş çıkarlarına dokundu mu yeri göğü inletmesini bilir de bir kablo tamirine eli uzanmaz… 3 kuruş borcu olanın gırtlağına yağlı ilmekle dolanır yetkililer de, koca koca şirketler trilyonları kaçırırken gözler başka yana bakar… Elektrikte de öyle değil mi? Vatandaşın elektrik akımı 20 TL için kesilirken, nice büyük sermaye sahiplerine giden hatlardan milyarlar kaçar gider… Her şey göstermelik ya memlekette, Zehir saçan bacalara “ceza” kesilir, tahsil edilmez… Hastane, sağlık ocağı vs için durmadan temeller atılır, içine konacak personel alınmaz… Odacılar röntgen çekerken, bakanlar kurdele keser… Bir Anayasa yaparlar eksik gedik, delik dirsek, dayarlar alnımıza… “Beğenmezsen başkasını nah yaparız” diye de tehdit ederler… Hele başımızın bakanı, bakanlarımızın başı öyle bir konuşur ki, “Anayasa referandumunda halk hepimize öfkelendi ama kaybeden halk oldu. Anayasa değişikliği konusunda bundan sonraki tercihim Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra sıfırdan bir anayasadır. Bundan sonraki süreçte anayasa değişikliğine gerek olmayan konuları yasal düzenlemeler yaparak çözmeyi düşünüyorum" diye, ABD eski başkanı Bush’u bile geride bırakır gaflarıyla ve de potlarıyla… Bir de öyle ters ve de öyle hızlı döner ki devran vatandaş “yetişeceğim” diye şaşı olur şaşırır, kafası omuzlarının üzerinde 5 kez dolanır… Sollar, sosyalistler tavla teslim sermayeye uzatırken tüm varlıklarını, En liberaller sermayeye çekilen kıyaktan yakınır olur… Ağzına, yüreğine sağlık şu Timur Selçuk’un, bizim için yapmış Pireli Şarkı’sını sanki… Ne diyor? Bu ne acaip bilmece Ne gündüz biter ne gece Kime söyleriz derdimizi Ne hekim anlar ne hoca Kimi işinde gücünde Kiminin donu yok kıçında Ağız var burun var kulak var Ama hepsi başka biçimde Bu düzen böyle mi gidecek Pireler filleri yutacak Yedi nüfuslu haneye Üç buçuk tayın yetecek Karışık bir iş vesselâm Deli dolu yazar kalem Yazdığı da ne bir sürü İpe sapa gelmez kelâm Kimi Peygambere inanır Kimi saat köstek donanır Kimi kâtip olur yazı yazar Kimi sokaklarda dilenir
![]()
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.