KADINLARIN HİKAYESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ’NDE ANLATILDI!
Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen “Kadın Olmak: Bizim Hikayemiz” etkinliğinde kadınların toplumdaki konumu, eşitlik mücadelesi ve karşılaştıkları sorunlar farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla ele alındı.

10 Mart 2026 Salı 13:39
Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği etkinlikle kadın hakları ve toplumsal eşitlik konularına dikkat çekti. Yakın Doğu Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Araştırma ve Uygulama Merkezi (TOCAM) ile Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü iş birliğinde düzenlenen “Kadın Olmak: Bizim Hikayemiz” başlıklı etkinlik, Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Yoğun ilgi gören etkinlikte, kadınların toplumsal yaşamda karşılaştıkları sorunlar, sağlık, psikoloji, yerel yönetimler ve hak temelli yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirildi. Etkinliğin açılışında; Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Toplumsal Cinsiyet Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ayça Demet Atay ve Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü Başkanı Zafer Özbir birer konuşma yaptı. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tijen Zeybek üstlendi.
Farklı alanlardan uzmanların katkı sunduğu etkinlikte; KKTC Merkezi Cezaevi Psikoloğu Hazar Topal, Lefkoşa Türk Belediyesi Sosyal Hizmetler Şube Amiri Sibel Demirpençe, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Özen Aşut ve Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nur Köprülü konuşmacı olarak yer aldı.
Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Kadınların hikayesini yalnızca dinleyen değil; o hikayeyi daha adil bir geleceğe dönüştürmek için sorumluluk alan bir üniversite olmayı sürdüreceğiz.”
Kadınların toplumların gelişim sürecinin, demokrasi arayışının ve eşitlik idealinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Kadınların hikayesi yalnızca belirli bir coğrafyanın ya da dönemin meselesi değil; insanlığın ortak geleceğini şekillendiren bir olgudur” dedi. Konuşmasında güncel küresel sorunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Maalesef bugünlerde dünya; eşitlik ve özgürlük arayışının yanında savaşların ve çatışmaların yarattığı ağır insani krizlerle yüzleşiyor. Savaşların en ağır yükünü kadınlar taşıyor; evlerde, göç yollarında, hastane koridorlarında ve yıkılmış şehirlerin enkazında yaşanıyor” dedi. Tüm bunların yanında kadınların, barışın ve dayanışmanın güçlü savunucuları olduğuna da değinen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ,“Kriz anlarında toplumsal dayanışmayı örgütleyen, aileyi ayakta tutan, yeniden inşa süreçlerinde öncü rol üstlenen yine kadınlardır” ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda üniversitelerin toplumsal sorumluluklarına da değinen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bir üniversite olarak sorumluluğumuz, adalet duygusunu güçlendirmek, eşitlik bilincini yaymak ve gençlerimizi insan haklarına duyarlı bireyler olarak yetiştirmektir. Akademi; özgür düşüncenin, eleştirel aklın ve toplumsal dönüşümün en önemli alanlarından biridir” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi olarak kadın hakları ve toplumsal eşitliğin savunucusu olmayı görev bildiklerini belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bizler burada, bilimin ışığında, eşitliğin ve insan onurunun savunucusu olmaya devam edeceğiz. Kadınların hikayesini yalnızca dinleyen değil; o hikayeyi daha adil bir geleceğe dönüştürmek için sorumluluk alan bir üniversite olmayı sürdüreceğiz” dedi.
Doç. Dr. Ayça Demet Atay: “Hedefimiz; şiddetin, eşitsizliğin ve ayrımcılığın ortadan kalktığı bir toplumsal dönüşümü gerçekleştirmektir.”
Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin uzun soluklu ve çok boyutlu bir süreç olduğunu vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ayça Demet Atay temel hedefin ataerkil yapının dönüştürülmesi olduğunun altını çizdi. Kadına yönelik şiddetin yalnızca medyaya yansıyan vakalarla sınırlı olmadığını söyleyen Doç. Dr. Ayça Demet Atay, “Cinayetler buzdağının görünen yüzü. Psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet çoğu zaman görünmez kalıyor” dedi. Medyada şiddet haberlerinin zaman zaman “aşk cinayeti” ya da “cinnet” gibi ifadelerle sunulmasının da sorunu görünmez kıldığını belirtti.
Çalışan kadınların kariyerlerinde karşılaştıkları engellere de değinen Doç. Dr. Ayça Demet Atay, “Kadınlar çoğu zaman yetkinliklerine rağmen üst yönetim pozisyonlarına ulaşmalarını engelleyen görünmez bariyerlerle karşılaşıyor. Bu durum ‘cam tavan’ olarak tanımlanan sistematik bir eşitsizliği ortaya koyuyor” dedi. Konuşmasının sonunda toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca kadınların değil tüm toplumun meselesi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ayça Demet Atay, “Toplumsal cinsiyet eşitliği demokrasi, insan hakları ve toplumsal barışla doğrudan ilişkilidir. Hedefimiz; şiddetin, eşitsizliğin ve ayrımcılığın ortadan kalktığı bir toplumsal dönüşümü gerçekleştirmektir” ifadelerini kullandı.
Zafer Özbir: “Sorumluluk üstlenmeli ve geleceğimizi şekillendirecek iradeyi ortaya koymalıyız.”
8 Mart’ın sadece takvimde bir gün olmadığını belirten Yakın Doğu Üniversitesi Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü Başkanı Zafer Özbir “8 Mart; emeğin, direnişin ve hak arayışının tarihidir” dedi. Türk tarihinde kadının her zaman güçlü ve belirleyici bir rol üstlendiğini ifade eden Özbir, Türk kültüründe kadının yalnızca aile içinde değil; üretimde, yönetimde ve gerektiğinde mücadele alanlarında da aktif bir rol oynadığını dile getirdi. Cumhuriyet’in ise bu tarihsel birikimi modern bir hukuk düzeniyle kurumsallaştırdığını belirten Özbir, Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın haklarını bir “medeniyet meselesi” olarak ele aldığını söyledi.
Konuşmasında Afet İnan, Sabiha Gökçen ve Nene Hatun gibi isimlerin Türk kadınının tarih boyunca üstlendiği öncü rolün önemli sembolleri olduğunu da dile getiren Özbir, Türk kadınının tarih boyunca edilgen değil, toplumsal gelişimin kurucu aktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Arından gençlere seslenen Özbir, toplumsal eşitlik ve adaletin ancak bilinç ve sorumlulukla güçlenebileceğini belirterek, “Kadın hakları kendiliğinden gelişmez, eşitlik pasif bir bekleyişle ortaya çıkmaz. Gençler olarak sorumluluk üstlenmeli ve geleceğimizi şekillendirecek iradeyi ortaya koymalıyız” dedi. Konuşmasını Atatürk’ün Türk kadınına hitaben söylediği sözlerle tamamlayan Özbir, kadınların gerçek gücünün bilgi, kültür ve bilinçle donanmış bir toplumun inşasında ortaya çıkacağını ifade etti.
Kadınların Hikayesi Yakın Doğu Üniversitesi’nde Anlatıldı!
Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen “Kadın Olmak: Bizim Hikayemiz” etkinliğinde kadınların toplumdaki konumu, eşitlik mücadelesi ve karşılaştıkları sorunlar farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla ele alındı.
Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği etkinlikle kadın hakları ve toplumsal eşitlik konularına dikkat çekti. Yakın Doğu Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Araştırma ve Uygulama Merkezi (TOCAM) ile Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü iş birliğinde düzenlenen “Kadın Olmak: Bizim Hikayemiz” başlıklı etkinlik, Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Yoğun ilgi gören etkinlikte, kadınların toplumsal yaşamda karşılaştıkları sorunlar, sağlık, psikoloji, yerel yönetimler ve hak temelli yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirildi. Etkinliğin açılışında; Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Toplumsal Cinsiyet Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ayça Demet Atay ve Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü Başkanı Zafer Özbir birer konuşma yaptı. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tijen Zeybek üstlendi.
Farklı alanlardan uzmanların katkı sunduğu etkinlikte; KKTC Merkezi Cezaevi Psikoloğu Hazar Topal, Lefkoşa Türk Belediyesi Sosyal Hizmetler Şube Amiri Sibel Demirpençe, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Özen Aşut ve Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nur Köprülü konuşmacı olarak yer aldı.
Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Kadınların hikayesini yalnızca dinleyen değil; o hikayeyi daha adil bir geleceğe dönüştürmek için sorumluluk alan bir üniversite olmayı sürdüreceğiz.”
Kadınların toplumların gelişim sürecinin, demokrasi arayışının ve eşitlik idealinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Kadınların hikayesi yalnızca belirli bir coğrafyanın ya da dönemin meselesi değil; insanlığın ortak geleceğini şekillendiren bir olgudur” dedi. Konuşmasında güncel küresel sorunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Maalesef bugünlerde dünya; eşitlik ve özgürlük arayışının yanında savaşların ve çatışmaların yarattığı ağır insani krizlerle yüzleşiyor. Savaşların en ağır yükünü kadınlar taşıyor; evlerde, göç yollarında, hastane koridorlarında ve yıkılmış şehirlerin enkazında yaşanıyor” dedi. Tüm bunların yanında kadınların, barışın ve dayanışmanın güçlü savunucuları olduğuna da değinen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ,“Kriz anlarında toplumsal dayanışmayı örgütleyen, aileyi ayakta tutan, yeniden inşa süreçlerinde öncü rol üstlenen yine kadınlardır” ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda üniversitelerin toplumsal sorumluluklarına da değinen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bir üniversite olarak sorumluluğumuz, adalet duygusunu güçlendirmek, eşitlik bilincini yaymak ve gençlerimizi insan haklarına duyarlı bireyler olarak yetiştirmektir. Akademi; özgür düşüncenin, eleştirel aklın ve toplumsal dönüşümün en önemli alanlarından biridir” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi olarak kadın hakları ve toplumsal eşitliğin savunucusu olmayı görev bildiklerini belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bizler burada, bilimin ışığında, eşitliğin ve insan onurunun savunucusu olmaya devam edeceğiz. Kadınların hikayesini yalnızca dinleyen değil; o hikayeyi daha adil bir geleceğe dönüştürmek için sorumluluk alan bir üniversite olmayı sürdüreceğiz” dedi.
Doç. Dr. Ayça Demet Atay: “Hedefimiz; şiddetin, eşitsizliğin ve ayrımcılığın ortadan kalktığı bir toplumsal dönüşümü gerçekleştirmektir.”
Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin uzun soluklu ve çok boyutlu bir süreç olduğunu vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ayça Demet Atay temel hedefin ataerkil yapının dönüştürülmesi olduğunun altını çizdi. Kadına yönelik şiddetin yalnızca medyaya yansıyan vakalarla sınırlı olmadığını söyleyen Doç. Dr. Ayça Demet Atay, “Cinayetler buzdağının görünen yüzü. Psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet çoğu zaman görünmez kalıyor” dedi. Medyada şiddet haberlerinin zaman zaman “aşk cinayeti” ya da “cinnet” gibi ifadelerle sunulmasının da sorunu görünmez kıldığını belirtti.
Çalışan kadınların kariyerlerinde karşılaştıkları engellere de değinen Doç. Dr. Ayça Demet Atay, “Kadınlar çoğu zaman yetkinliklerine rağmen üst yönetim pozisyonlarına ulaşmalarını engelleyen görünmez bariyerlerle karşılaşıyor. Bu durum ‘cam tavan’ olarak tanımlanan sistematik bir eşitsizliği ortaya koyuyor” dedi. Konuşmasının sonunda toplumsal cinsiyet eşitliğinin yalnızca kadınların değil tüm toplumun meselesi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ayça Demet Atay, “Toplumsal cinsiyet eşitliği demokrasi, insan hakları ve toplumsal barışla doğrudan ilişkilidir. Hedefimiz; şiddetin, eşitsizliğin ve ayrımcılığın ortadan kalktığı bir toplumsal dönüşümü gerçekleştirmektir” ifadelerini kullandı.
Zafer Özbir: “Sorumluluk üstlenmeli ve geleceğimizi şekillendirecek iradeyi ortaya koymalıyız.”
8 Mart’ın sadece takvimde bir gün olmadığını belirten Yakın Doğu Üniversitesi Atatürkçü Düşünceyi Geliştirme Kulübü Başkanı Zafer Özbir “8 Mart; emeğin, direnişin ve hak arayışının tarihidir” dedi. Türk tarihinde kadının her zaman güçlü ve belirleyici bir rol üstlendiğini ifade eden Özbir, Türk kültüründe kadının yalnızca aile içinde değil; üretimde, yönetimde ve gerektiğinde mücadele alanlarında da aktif bir rol oynadığını dile getirdi. Cumhuriyet’in ise bu tarihsel birikimi modern bir hukuk düzeniyle kurumsallaştırdığını belirten Özbir, Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın haklarını bir “medeniyet meselesi” olarak ele aldığını söyledi.
Konuşmasında Afet İnan, Sabiha Gökçen ve Nene Hatun gibi isimlerin Türk kadınının tarih boyunca üstlendiği öncü rolün önemli sembolleri olduğunu da dile getiren Özbir, Türk kadınının tarih boyunca edilgen değil, toplumsal gelişimin kurucu aktörlerinden biri olduğunu vurguladı. Arından gençlere seslenen Özbir, toplumsal eşitlik ve adaletin ancak bilinç ve sorumlulukla güçlenebileceğini belirterek, “Kadın hakları kendiliğinden gelişmez, eşitlik pasif bir bekleyişle ortaya çıkmaz. Gençler olarak sorumluluk üstlenmeli ve geleceğimizi şekillendirecek iradeyi ortaya koymalıyız” dedi. Konuşmasını Atatürk’ün Türk kadınına hitaben söylediği sözlerle tamamlayan Özbir, kadınların gerçek gücünün bilgi, kültür ve bilinçle donanmış bir toplumun inşasında ortaya çıkacağını ifade etti.
Üstel: Batan geminin enkazını çıkarıp çıkaramayacağımızı yarın netleştireceğiz"Alanında deneyimli özel kuruluşların teknik personeli, bugün kazanın meydana geldiği bölgede ve batıkta gerekli incelemeleri yaparak ön raporlarını hazırlıyor."06 Eylül 2026 Pazar 17:25KIBRIS
İskele’de İzinsiz Müzik Yayınına Yasal İşlemİskele’de faaliyet gösteren bir eğlence mekanında, yetkili makamdan müzik izni alınmadan müzik yayını yapıldığı tespit edildi.06 Eylül 2026 Pazar 16:18İSKELE
Lefkoşa’da Süpermarket Otoparkında Ciddi DarpLefkoşa’da bir süpermarketin araç park yerinde çıkan tartışma, ciddi darpla sonuçlandı.06 Eylül 2026 Pazar 16:17KIBRIS
Lefkoşa’da Adam Öldürmeye Teşebbüs: 20 Yaşındaki Genç 9,5 Metreden DüştüLefkoşa’da 5 Eylül 2026 tarihinde meydana gelen olayda, alacak verecek meselesi nedeniyle çıkan tartışma sırasında 20 yaşındaki Zeka ÇOCUK’un yaklaşık 9,5 metre yükseklikten apartman dairesinin penceresinden zemine düşmesine neden oldukları gerekçesiyle i06 Eylül 2026 Pazar 15:33KIBRIS
“Soruşturma sonuçlanmadan Arıklı sorumlu ilan edildi”Yeniden Doğuş Partisi Genel Sekreteri Erşah Sabit Yılmaz, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı’ya yönelik eleştirilerin “algı operasyonu” olduğunu savundu.06 Eylül 2026 Pazar 15:31KIBRIS
Schengen üyeliği Kıbrıs için ne anlama gelebilir?Kıbrıs’ın Schengen Üyeliği İçin Kritik Süreç: Gözler AB Konseyi’nde. Schengen'in dış sınır kuralları ile yeni dijital sınır sistemlerinin adadaki geçiş noktalarında nasıl uygulanacağı konusu, sürecin en hassas başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.06 Eylül 2026 Pazar 11:50GÜNEY KIBRIS
27 Yaşında EDEK lideri seçildiSofia Christodoulou Makri yeni Edek lideri seçildi06 Eylül 2026 Pazar 11:48GÜNEY KIBRIS
Trafik denetimlerinde 354 sürücüye yasal işlemPolis ekiplerinin ülke genelinde gerçekleştirdiği trafik denetimlerinde 2 bin 397 araç sürücüsü kontrol edildi. Çeşitli trafik suçlarından 354 sürücü rapor edilirken, 13 araç trafikten men edildi, 1 sürücü tutuklandı.05 Eylül 2026 Cumartesi 11:43KIBRIS
Blade 3x3 Heyecanı BaşlıyorKKTC Basketbol Federasyonu, Metgin ve EVYAP iş birliğinde düzenlenecek olan Blade 3x3 Streetball Turnuvası öncesinde basın toplantısı gerçekleştirecek.05 Eylül 2026 Cumartesi 11:29BASKETBOL
Filo Jet faciasında 7’nci gün: 16 kayıp için 554 metrede arama sürüyorGirne açıklarında yaşanan Filo Jet faciasında 7’nci güne girildi. Can kaybı 12’ye yükselirken kayıp 16 kişi için 554 metre derinlikteki enkazda robotik arama çalışmaları sürüyor.05 Eylül 2026 Cumartesi 11:24KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs










Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.