15 Haziran 2026
  • Lefkoşa26°C
  • Mağusa25°C
  • Girne24°C
  • Güzelyurt24°C
  • İskele25°C
  • İstanbul22°C
  • Ankara18°C

İYİ Kİ FESTİVALLER VAR!

Oya GÜREL

07 Mayıs 2014 Çarşamba 16:26

Anılarımdaki ilk festival - daha doğrusu panayır- Larnaka Panayırı’ydı… Larnaka insanı için son derece önemli bir etkinlikti panayır. Hele tüm bölgenin bir enklav halinde olduğu 1963-1968 yılları arasında insanların kapatılmışlıklarını unutabildikleri, nefes alabildikleri, neşelenebildikleri çok güzel bir panayırdı. Ya da çocukluk anılarıma öyle yerleşmiş. Kadınlar panayır için günler öncesinde giysiler hazırlar, panayır günü mutlaka ama mutlaka saçlarını yaptırırlardı… Erkekler de onlardan geri kalmaz, en şık giysileri içerisinde arz-ı endam ederlerdi. Herkes birbirini tanıdığı için kocaman bir parti havasında geçerdi Larnaka panayırları… Yıllar geçti, şimdi panayırların adı “festival” oldu… Ne vardı sanki “panayır” sözcüğünde ki “festivale” dönüştürüldü, bir türlü anlamış değilim. Sonuçta değişen sadece isim… Etkinlikler yine panayır havasında… Geçmiş yılların bir elin parmağını geçmeyen panayırları büyüdü, gelişti, çoğaldı… Ülke neredeyse tümüyle bir festival, ya da panayır alanına dönüştü… Yok yanlış anlamayın… Bugün siyaset yok… Yani siyasi panayırdan söz etmiyorum bugün… Zaten siyasi panayırın haberlerini her gün gazetelerin sayfalarında okuyorsunuz… Festivali öylesine sevmeye başladık ki hemen her kasaba, her köyde üretilen bir şeylerin festivali yapılmaya başlandı… Kültür-sanat içerikli müzik, tiyatro festivallerinin yanında ne festivallerimiz var… Üzüm festivali, çilek festivali, medoş lalesi festivali, gafgarıt festivali,  portakal festivali, zeytin festivali, harnup festivali, hellim festivali ve en son el magarınası festivali… O kadar çok ki unuttuklarım olmuştur muhakkak… Şimdi bir de eko günler var… Köyler eko günlerle ekonomilerini canlandırmaya çalışıyor… Yanlış anlamayın sakın… Festivallere hiç ama hiç karşı değilim… Aslında kapana kısılıp kalmış o eski Larnaka’da yapılan panayırdan farklı görmüyorum… O zamanlar bir kasaba dört duvar arasında kalmışlığını biraz olsun unutabiliyordu… Şimdi de aynı… Kıbrıs’ın kuzey yarısı kapana kısılmışlığından, gelecekle ilgili kaygılarından, ekonomik sıkıntılarından, siyasetin rezilliğinden, unutulmuşluğundan bu festivaller sayesinde biraz olsun sıyrılıp nefes alabiliyor… İnsanlar bir araya gelip sosyalleşebiliyor… Beldelerin ekonomileri biraz olsun hareketleniyor… İyi ki panayırlarımız festivallerimiz var diye düşünüyorum. Emniyet supabı gibi görüyorum ben onları… Biraz rahatlıyor, enerjileri boşaltıyor, öfkeleri bastırabiliyoruz oralarda… Bence özellikle siyasiler bu festivallerin kendi açılarından da yararını göz önünde bulundurup desteklemeli… Nasıl olsa sırada molohiya, kolakas, bullez, gonnara, pastelli gibi nice ürünlerimiz var!

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.