İŞİMİZ HİKÂYE!

Oya GÜREL
01 Nisan 2014 Salı 12:50
Bizim nesil masallarla büyüdü… Cep telefonunu, bilgisayarı, tableti bir kenara bırakın, radyolar evlerin başköşesinin lüks cihazlarıydı… Teknolojiyle olan tek bağlantımız o radyolardan “arkası yarın” dinlemek, müziklerle dans etmekti… Dedim ya masallarla büyüdük biz… Beynimizden önce hayal dünyamız dolduruldu… Pamuk Prenses’in beyaz atlı prensi ile kötü cadıyı alt edip saraya yerleşeceğine, Külkedisi’nin kötü kalpli üvey annesi ile üvey kardeşlerinin üstesinden gelip mutlu sona ulaşacağına, Yalan söylese de Pinokyo’nun doğru yolu bulup ete-kemiğe bürüneceğine inandık hep… Oyunlarımızda çamur topaklarını pasta, Sopaları kılıç, Kır çiçeklerini taç yaptık, kendi kurduğumuz dünyanın prensleri, prensesleri olduk. Biraz daha ilerleyince yaşımız elimize çocuk romanlarını almaya başladık… Onlar da hep iyilerin galibiyetini, iyiye, doğruya inanmayı, doğru yoldan ayrılmamayı anlatıyordu… Bu nedenle -kendi adıma konuşayım- ben ve benim gibi büyüyenlerin şimdiki nesle göre çok daha “saftirik” olduğumuzu düşünürüm... “Vur ensesine, al ağzından lokmayı” tarzında olduk genelde… “Deneyim yenilen kazıkların bileşkesidir” dedik… Deneyim kazanmak için yemedik kazık bırakmadık… Hep günün birinde masallarda dinlediğimiz, romanlarda okuduğumuz “mutlu sonun” bizim kapımızı da çalacağının hayalini kurduk… Kötü insanların bir gün gelip yaptıklarının cezasını çekeceğine inandık… Öyle ya, sonuçta “yukarıdaki golifa yemiyordu”… Çalıp çırpanın, yetim hakkı yiyenin, vuranın öldürenin, yalancının, nifakçının hesabını sorardı elbet… Kafalarına adaletin yumruğu indi mi feleğini şaşırırdı kötü insanlar… Eee… ne oldu? Gencecik insanlar, çocuklar öldürüldü meydanlarda… İşin başında farelerin cirit attığı ceplerden taşan paralar ,TIRları doldurdu… İnsanların kafasına vura vura hayatlarını nasıl yaşamaları gerektiği konusunda emirler yağdırıldı. Yasaklar üzerine yasaklar yağdı başkaldıran sesleri susturmak için… Bir değil bin parçaya böldü ülkeyi, kendine biat etmeyenleri “hain”, kendini “peygamber” ilan etti… Ne oldu? Nereye gitti masallardaki mutlu sonlar? Hani iyiler kazanır, kötüler kaybederdi? Anladık, kazık deneyimlerin bileşkesi ama bu millet hiç mi deneyim kazanamadı bunca yıl ki tuttu, kendi eliyle kendi kendine atabileceği en büyük kazığı attı?
![]()
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.