15 Haziran 2026
  • Lefkoşa27°C
  • Mağusa28°C
  • Girne27°C
  • Güzelyurt24°C
  • İskele28°C
  • İstanbul27°C
  • Ankara26°C

EN İYİ SAVUNMA SALDIRI MI?

Oya GÜREL

09 Temmuz 2014 Çarşamba 12:42

Polis Müdürü Mehmet Bayraktar’ın bir cinayete kurban gitmesiyle başlayan olaylar zinciri birbirine eklenerek büyüdü. Tutuklamalar, serbest bırakmalar derken, polis, cinayetle ilgili kesin bağlantısı olduğunu öne sürdüğü zanlının, hem de kendi gözetimi altındayken, görevlilerin gözleri önünde ölmesine seyirci kaldı… Kim ne isterse söylesin, Polis Genel Müdürlüğü istediği kadar açıklama yapsın, bu konudaki ağır ihmal ve hatasını gizleyemez. Önceki gün Polis Genel Müdürlüğü’nden bir açıklama geldi. Dünkü gazetelerde okumuş olmalısınız. Açıklamanın hemen başında basını “yanlış ve eksik bilgilere dayanarak mesnetsiz yorumlar yapmakla suçlayan “açıklama” aslında hiçbir şeye açıklık getirmeyen, bugüne kadar yaşanan gelişmelerin bir özetiyle, gözaltındaki intiharı, “görevli polislerin hoşgörüsüne” indirgeyecek kadar da basit geldi bana… Yaşanan son olay, sözde en güvenilir kurum olması gereken örgütün içler acısı durumunu bir kez daha tüm çarpıcılığıyla ortaya koyuyor. “En iyi savunma saldırıdır” mekanizmasını, “polis dokunulmazlığı” zırhı içerisinde basına yönelik olarak çalıştırmak kolay… Sıralarsın 14 maddelik “açıklama” –ki 14. Madde komik bir şekilde “saygı ile duyurulur” ifadelerini içeriyor- ve olay kapanır, basın susar… Öyle mi? Mehmet Bayraktar cinayetiyle başlayıp, zanlı Mehmet Vechi’nin intiharına kadar uzanan hatalar zinciri, ne ilk, ne de son polis cephesinde… Sonradan, olayla ilgisi olmadığı kesin bir şekilde ortaya çıkan insanlar tutuklanırken, elleri kelepçeli bir halde basının önüne çıkarıp sergilemeler mi? Çocukların bile çoğu zaman “hadi canım sende” diyeceği türden –sözde gerçek suçluların kaçmaması, ya da delileri yok etmemesi için- yapılan yalan yanlış açıklamalar mı? Avukatlar bir zanlıya kendi aleyhine olan kanıtların gösterilmesi sırasında yanında avukatının bulunması gerektiğini üzerine basa basa söylüyorlar… Ancak polisin o 14 maddelik açıklamasında adamın neden yangından mal kaçırır gibi emare görmeye götürüldüğüne dair bir tek sözcük dahi yok… “intihara meyilli” olduğu konusunda uyarı almış olmalarına rağmen sözünü ettikleri “hoşgörüyü” hangi düşünceyle gösterdiklerine de bir açıklık getirilmemiş. Açıklama, Mehmet Vechi’nin eldeki kanıtlar çerçevesinde, yargıyı beklemeden  “suçlu” ilan etmek için kaleme alınmış gibi sanki… Ama basın tüm bu aksaklıkları, kafalarda beliren onlarca soru işaretini dile getirince, yalan yanlış, mesnetsiz haber yapar oluyor… Polis örgütünün itibarına leke sürüyor, yaralıyor… Kimse kusura bakmasın, açıklama olmayan 14 maddelik “açıklamayla” ve “dedim, böyle biline” mantığıyla itibar temizlenmez. Hele o 14 maddelik açıklamada, örgütün olaydaki kusuru nedeniyle özür dileneceği yerde, “hoşgörüleri sonucu olayda ihmali görülen iki polis hakkında soruşturma başlatıldığını söylemekle bu büyük ihmal ortadan kalkmaz. Suçu iki polisin omzuna atıp geri çekilmek yerine yapılması gereken – uygar başka bir ülkede olsa en tepeden başlayarak istifadır demek isterdim ama bizde asla görülmemiş bir davranış olduğu için- sağlam bir özeleştiridir ki onun bile çalıştırılmadığını üzülerek görüyoruz… Keşke “teşkilata zarar veriyorsunuz, yaralıyorsunuz” türünden tepkiler yerine, neden yaralandığını anlamaya çalışsanız

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.