ÇÖZÜMÜ 92 YIL ÖNCE DE CENEVRE'DE ARAMIŞLARDI

22 Şubat 2014 Cumartesi 12:35
İSTANBUL - Hibe Zekeriyya Suriye'de 3 yıldır yaşanan krize çözüm bulmak amacıyla 22 Ocak'ta düzenlenecek olan Cenevre-2 Konferası'nın bir benzerinin 92 yıl önce yapıldığı ortaya çıktı. Osmanlı Devleti çekildikten sonra Fransa'nın Suriye'de kurduğu manda yönetimine karşı 1922'de halk ayaklanması başladı. Fransa, havadan ve karadan ilk kez varil bombalarının da kullanıldığı operasyonlarla Şam, Halep ve İdlib'deki ayaklanma ve bağımsızlık mücadelesini bastırmaya çalıştı, ancak başarılı olamadı. Geride harabeye dönmüş kentler, binlerce ölü ve yaralı bırakan operasyonlar sürerken ortaya çıkan krize çözüm bulunması amacıyla bir girişim başlatıldı. Uluslararası camianın da desteğiyle 15 Mayıs 1922'de Suriye-Filistin Kongresi düzenlenmesi kararlaştırıldı. Suriye'deki krize çözüm bulunması amacıyla yapılacak kongre için seçilen yer, tıpkı bugünlerde olduğu gibi yine Cenevre'ydi. Son Osmanlı Meclisi Mebusu Lübnan asıllı yazar Şekip Arslan başkanlığındaki Suriye heyetinin yanı sıra toplantıya İngiltere, Fransa, İtalya ve uluslararası camiayı temsilen Milletler Cemiyeti (MC) katıldı. 92 yılda sadece aktörler değişti Şekip Arslan'ın, detaylarını "Suriye Heyetinin Notları" isimli kitabında anlattığı kongrede yaşananlar, 92 yıldır sadece aktörlerin ve zamanın değiştiğini, yer ve tartışılan konuda bir değişiklik olmadığını gözler önüne serdi. Cenevre'ye giden Arslan ve heyeti, özgürlüğüne kavuşmak isteyen bir halkın elindeki tüm imkanları sonuna kadar kullanmaya çalışmış, manda yönetimine son vermeyi hedeflemişti. Bunun için çeşitli diplomatik mücadelelere giren heyet, değişik yollar izlemişti. Taleplerin gerçekleştirilmesi için bir konferansla yetinmeyen heyet, 1922 yılında İtalya'nın Cenova şehrinde bir ekonomi konferansı, 15 Mayıs'ta Cenevre'de, 15 Temmuz'da Lonra'da, 31 Ağustos'ta yine Cenevre'de 3 ayrı Milletler Cemiyeti konferansı olmak üzere 4 konferansa katılmış, pek çok Avrupa ülkesinde siyasi parti ve hükümet yetkilileriyle bir araya gelerek bağımsızlık taleplerini dile getirmişti. Dört ana talepleri vardı Öne sürülen talepler arasında, "Suriye'nin yanı sıra Lübnan ve Filistin'de manda yönetimine son verilmesi, bu ülkelerde halkın seçimiyle iş başına gelen hükümetlerin ülkeyi yönetmesi, Fransız ve İngiliz askerlerinin çekilmesi ve Filistin'de Yahudi Devleti kurulmasını öngören Balfour Deklerasyonu'nun kaldırılması" gibi dört ana başlık öne çıkıyordu. Talepler net olsa bile konferansların içeriğine göre uslup değişmişti. Cenova'daki ekonomi konferansında heyet, Avrupa'nın ihtiyacı olan ürünlerin Anadolu, Irak ve Hicaz'dan geldiğini vurgulayarak ekonomiyi Osmanlı yönetimi ile kıyaslamış manda yönetimi altında ekonominin gerilediğini belirtmişti. Manda yönetiminin dünya ekonomisine etkisi ele alınmış, Suriye ve Lübnan'ın doğu ekonomisine olan katkısı anlatılmıştı. Arslan'ın heyetinin yayınladığı raporda, "Suriyeliler, Osmanlı yönetimi zamanında Türklerin haklarının aynısına sahipti. Türk yönetiminde tüm idari alanlarda görev alıyordu. Osmanlı meclisinin 3'te bir oranında mebusları vardı" ifadelerine yer vererek manda yönetimi altındaki Suriyelilerin durumunu ortaya koymuştu. Toplantılarda, mümkün olduğunca taleplerini ve davalarını ifade etmek üzere yeni oluşumlar kuran heyet, böylece taleplerinin gündemde tutulmasını sağlıyordu. Cenova'daki ekonomi konferansında Cenova Ticaret Odası'nda bir doğu şubesi açmış, İtalya ve Suriye'deki ticari ilişkileri geliştirmeyi amaçlamıştı. Yoğun görüşme trafiği Sadece toplantılarda değil, toplantı dışında da ülke liderleriyle, önde gelen etkin kişilerle görüşülmüş, taleplerinin yerine getirilmesi için destek almaya çalışılarak yoğun diplomatik çalışmalar yürütülmüştü. Heyetten bir grup, Roma'ya giderek o zamanın Vatikan yöneticisi ve en önemli partilerinden biri olan Katolig Partisi lideri ile görüşmüş, görüşme sonunda parti, Lübnan ve Suriye'deki manda yönetimine karşı olduğunu açıklamıştı. Cenova'da da Faşist Partisi liderleriyle bir araya gelmiş, onlar da manda yönetimine karşı olduğunu belirtmişti. Aynı şekilde o zamanlar Suriye'de Fransa manda yönetimine destek veren Amerikalı servet sahibi bazı kişilerle toplantı yapılmış, toplantı sonrasında "Suriye'nin özgürleşmesi Amerika'nın yararınadır" açıklamaları yapılmıştı. Heyet, taleplerini diplomatik yollarla ısrarla dile getirmeye devam etmiş, bunun için hazırladıkları raporlarını her toplantıda sadece konferans liderlerine değil üye olan ülkelerin tüm katılımcılarına ayrı ayrı vererek herkesin bilgilenmesini sağlamıştı. Suriye konusunda bilgi içerikli broşürler hazırlamış, bu raporları ve broşürleri Fransa ve Amerika dahil tüm ülkelerin temsilcilerine, üyelerine, medya araçlarına, iş adamlarına, önde gelen şahsiyetlere takdim etmişlerdi. Heyet, bürokrasinin yanında medyadan da istifade etmişti. Her adımlarını, görüşmelerini, toplantılarını medya araçlarına iletmiş ve batı gazetelerinin bu meseleyi takip etmesini sağlayarak konuyu gündemde tutmayı amaçlamıştı. Halk desteği aranmıştı Siyasi hayatta halkın desteğinin önemini iyi anlayan heyet, arkasında halk desteğiyle toplantılara eli güçlü bir şekilde gitmeye çalışmıştı. 15 Temmuz 1922'de Londra'da düzenlenen Milletler Cemiyeti toplantısıyla eş zamanlı Suriye'nin başkenti Şam'da halk, 3 gün boyunca greve gitmiş, kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar, iş adamları, öğrencilerden oluşan toplumun değişik kesimleri ile bazı kurum ve kuruluşlar, medya araçlarına gönderdikleri telgraflarla heyete destek verdiklerini ifade etmişler, heyetin taleplerinin kendi talepleri olduğunu belirtmişlerdi. Heyet, kelimeleri iyi seçmeye çalışarak Fransız mandası için "terör" kelimesini kullanmıştı. Siyasi hayatta yeni kullanılmaya başlayan terör kelimesinin kökleri önceden de kullanılmıştı ancak bu kelime geçmişte farklı kesimleri ifade ederdi. Bugün özgürlük isteyen halk için kullanılmaya başlayan "terör" kelimesini heyet, manda altındaki askeri yönetim için kullanmıştı. Eski Fransız Başbakanı Raymond Poincare'nin, Suriye'de özgürlüğü yaymak için gittikleri şeklindeki sözüne heyet, "Manda yönetiminin geldiği, Suriye halkının terör yönetimi altında ezildiği şu 3 yılda, özgürlüğün önemi ortaya çıkmıştır" şeklinde cevap vermişti. "Terör" kelimesi üzerinde duran heyet, Fransız kuvvetlerinin Şam'a girmesini, "ülkenin, terör faaliyetlerine sahne olan askeri yönetime boyun eğmesi" olarak, Fransız askerlerinin Londra'daki konferansla eş zamanlı yapılan grevi bastırma çalışmalarını da "grevi bastırmak için tüm terör araçları kullanıldı" şeklinde nitelendirmişti. Diyaloga önem verilmişti Heyet, toplantılarda diyalog yollarını tıkamayan ama sert bir üslup kullanmıştı. Heyet, kullandığı tehdit üslubunu alaycı bir şekilde manda yönetimine ve ona destek verenlerin sorumluluğuna yüklemişti. "Doğuyu ateşe vermeyi biz istemeyiz. Bu durum bizim için değil Avrupa ülkeleri için çok sorun oluşturur. Madem ki sömürgeci yönetim bizi yaşama hakkından mahrum etmek istiyor, doğunun ateşe verilmesinden biz sorumlu değiliz" şeklindeki tehditlerini manda yönetimine isnad etmişti. Son olarak heyetin başkanı Arslan, uluslararası toplumun katılımıyla Temmuz 1922'de Londra'da verilen bir akşam yemeği sırasında, "Bizim hakkımız üzerinde tasarrufta bulunan ülkeler büyüktür ancak yasal devlet her devletin üzerindedir. Bu nedenle biz Miletler Cemiyeti'nin kararına boyun eğmeyeceğiz bu kararın gözümüzde hiçbir değeri yok. Biz, bir ülkeye kutsal değerlerimize verdiği değer kadar değer veririz" ifadelerini kullanmıştı. 92 yıl sonra bugün Suriye'de 3 yıldır süren krize çözüm bulunması için 22 Ocak'ta Cenevre-2 Konferansı düzenlenecek. İlk iki gün Montrö'de yapılması planlanan konferans daha sonra Cenevre'de devam edecek. Cenevre-1 Konferansı ise 30 Haziran 2012'de yapılmıştı.
175 polis memuru ile 25 itfaiye memuru aday adayının temel eğitimleri başladı175 polis memuru ile 25 itfaiye memuru aday adayı bugün Polis Okulu’nda temel eğitimlerine başladı.02 Şubat 2026 Pazartesi 20:29KIBRIS
İran-ABD görüşmeleri '6 Şubat'ta İstanbul'a yapılacak'Reuters haber ajansına konuşan İranlı ve Amerikalı diplomatlar, ABD Özel Temsilcisi ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin 6 Şubat Cuma günü İstanbul'da bir araya geleceğini duyurdu.02 Şubat 2026 Pazartesi 20:17ORTADOĞU
Erhürman: Bizim nihai hedefimiz Kıbrıs sorununun çözülmesidirCumhurbaşkanı Tufan Erhürman, "Cumhurbaşkanlığı'nda 100 Gün" konulu basın toplantısında, Crans Montana’dan bugüne, sekiz senede, Kıbrıs sorunu konusunda anlamlı denilebilecek bir görüşme süreci yaşanmadığını kaydetti.02 Şubat 2026 Pazartesi 20:14KIBRIS
Erhürman, Romanya’nın Kıbrıs Büyükelçisi Mihalache’yi kabul ettiCumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Romanya’nın Kıbrıs Büyükelçisi Sorin-Dan Mihalache ile bir araya gelerek güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ da hazır bulundu.02 Şubat 2026 Pazartesi 20:13KIBRIS
Çin Devlet Başkanı Şi'den yuan için rezerv para çağrısıÇin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çin yuanının uluslararası ticarette yaygın kullanılan ve rezerv para statüsü kazanan güçlü bir para birimi haline gelmesi çağrısında bulundu.02 Şubat 2026 Pazartesi 19:27PARA BORSA
Trump: Kanada 51’inci, Grönland 52’nci eyalet olabilirABD Başkanı Donald Trump, Washington’da düzenlenen Alfalfa Club etkinliğinde yaptığı açıklamada, Kanada’yı ABD’nin 51’inci eyaleti yapmak istediğini, Grönland’ın 52’nci, Venezuela’nın ise 53’üncü eyalet olabileceğini söyledi.02 Şubat 2026 Pazartesi 19:26AMERİKA
CTP, erken seçim karar önerisi, seçim 26 Nisan'da...Ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine ilişkin karar önerisini Meclis Başkanlığı’na sundu.02 Şubat 2026 Pazartesi 19:07KIBRIS
”Azad” kod adlı şahıs Mersin’de yakalandıÜlkede çok sayıda oto galeriyi tehdit ederek kurşunlama olaylarına karıştığı ve şantaj yoluyla para talep ettiği iddia edilen “Azad” kod adlı şahıs, Haber Kıbrıs'ın aktardığı bilgiye göre Mersin’de yakalanarak tutuklandı.02 Şubat 2026 Pazartesi 16:16TÜRKİYE
AKEL: İngiltere, Kıbrıs'taki garanti sisteminin kaldırılmasıyla ilgili tezinde tutarlı kalmalıStefanu, Londra temaslarında İngiltere’nin Kıbrıs sorununda BM kararlarına ve garanti sistemine ilişkin daha önce dile getirdiği tezlerde tutarlı kalması gerektiğini söyledi.02 Şubat 2026 Pazartesi 16:15KIBRIS SORUNU
Altın fiyatlarındaki düşüş devam ediyorTeminat gereksinimlerinin artırılması ve Trump'ın Federal Rezerv adayıyla ilgili politikaların beklenmesi nedeniyle altın fiyatlarında büyük bir zorunlu satış dalgası yaşandı.02 Şubat 2026 Pazartesi 16:00PARA BORSA
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.