BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN, TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİNE YÖNELİK AVRUPA'DA SİYASİ İRADENİN GERİ DÖNMESİDİR
T.C. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Die Welt'e konuştu

30 Kasım 2025 Pazar 15:55
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya ziyareti kapsamında, Die Welt Gazetesi'ne konuştu.
Fidan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine ilişkin, "Fasıllar açılır ve sonra şartların yerine getirilip getirilmediğine bakılır. Fasıllar açılmadan neyi yerine getirip getirmediğimize bakılamaz. O dönemdeki blokaj, bazı AB üyesi ülkelerin siyasi ve ideolojik yaklaşımlarından kaynaklanmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız, AB'ye üye olmak istediğimizi, bu yöndeki irademizi açık şekilde ortaya koyuyor. Şimdi sıra AB'de. Bizim için önemli olan Türkiye'nin AB üyeliğine yönelik Avrupa'da siyasi iradenin geri dönmesidir, o zaman geri kalan çözülür. AB adım atmalıdır" ifadelerini kullandı.
Ukrayna ile Rusya arasında bir barış anlaşmasının başarı şansını geçmişteki girişimlere göre nasıl değerlendirdiği sorulan Fidan, "Taraflar, dört yıllık yıpratma savaşının ardından eskiye kıyasla daha fazla barışa hazır. İnsanların çektiği acıların ve yıkımın boyutunu gördüler ve kendi sınırlarını fark ettiler" diye konuştu.
Fidan’ın röportajı şu şekilde:
Sayın Bakan, Ukrayna ile Rusya arasında bir barış anlaşmasının başarı şansını geçmişteki girişimlere göre nasıl değerlendiriyorsunuz?
Taraflar, dört yıllık yıpratma savaşının ardından eskiye kıyasla daha fazla barışa hazır. İnsanların çektiği acıların ve yıkımın boyutunu gördüler ve kendi sınırlarını fark ettiler.
Yıpratma savaşı Rusya'nın işine geliyor. İşler savaş meydanında Putin için iyi gidiyorsa, neden barış yapsın?
Bizim anladığımız kadarıyla Putin de, belirli koşullar altında ateşkesi ve kapsamlı bir barış anlaşmayı kabul etmeye hazır. Bu durum Ukrayna tarafına iletildi ve biz de bunun bazı boyutlarına angaje oluyoruz. Bu savaş Rusya'ya da çok fazla maliyet çıkarmaktadır.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Fransa, İngiltere veya Türkiye'den askerlerin Ukrayna'ya koruma gücü olarak gönderilebileceğini söyledi. Ancak Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna’da NATO birliklerinin bulunmasını kabul etmiyor. Kiev için hangi güvenlik garantileri gereklidir ve aynı zamanda gerçekçidir?
NATO birlikleri, NATO'ya ait olmayan uluslararası gözlemci birliklerinden farklıdır. Halihazırda tartışılan en önemli unsur, 5. maddeye benzer şekilde ABD'nin Ukrayna'ya vereceği güvenlik garantisidir.
(Yani) Ukrayna'nın NATO üyesi olması gerekmeksizin, saldırı durumunda Amerika'nın yardım yükümlülüğü (mü) ?
Bunun haricinde, Ukrayna ordusunun kapasitesi gibi başka unsurlar da var. Avrupa ülkeleri, egemen bir ülkenin bu konuyu kendisinin kararlaştırması gerektiğini haklı olarak söylüyorlar. Rusya ise üst sınırı kendi güvenlik garantisinin bir parçası olarak görüyor.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Rusya ve Çin'in 2027 yılına kadar ABD ve NATO ile, koordineli surette bir çatışma arayışına girebileceği konusunda uyarıda bulundu. Alman istihbarat servisleri, Rusya'nın 2029 yılında NATO'ya saldırabileceğini tahmin ediyor. Avrupa neye hazırlıklı olmalı?
Her ülke ulusal güvenliğini koruma hakkına ve yükümlülüğüne sahiptir. Bu nedenle, halihazırda tartışılan barış anlaşması sadece Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için değil, aynı zamanda tüm Avrupa için kalıcı istikrar sağlamak açısından da çok önemlidir. Bu bağlamda, Avrupa güvenliğinin nasıl garantiye alınabileceği açısından önerilen anlaşmanın bazı maddelerini daha yakından incelemeliyiz. Bu bağlamda, yeni saldırıları önlemek için tarihi bir fırsat görüyorum.
Nasıl?
Böyle bir anlaşma, bir tarafın hangi nedenle olursa olsun, diğerine saldırmayacağına dair sarih taahhütler içermelidir. Bu konuda anlaşmaya varılabilirse, bu şekilde bölgede 50, 60, 70 yıl daha barış sağlanabilir. Belki daha da uzun.
Kısa bir süre önce Vilnius'taydım ve NATO'nun Doğu Kanadındaki ülkelerden birçok insanla konuştum. Orada Moskova'nın sözlerine güvenilmiyor. Putin Ukrayna'ya saldırmayacağını da ilan etmişti. Barış anlaşması, kendi güvenlik önlemlerinden vazgeçmek anlamına gelmez. Ne Avrupalılar ne de Ruslar bunu yapacaktır, aksine farklı senaryolara yönelik hazırlıklarını sürdürecekler. NATO da bunu yapacak. Zaman, barışın ne kadar sürdürülebileceğini gösterecek. Ancak Rusya da ekonomik ve sosyal açıdan zarar görmektedir ve bir anlaşmadan fayda sağlayacaktır.
Bir de Rusya'nın Avrupa'ya yönelik hibrit saldırıları var: Su altı altyapısına saldırılar, havaalanları üzerinde insansız hava araçları, siber saldırılar. Türkiye, bu açıdan Rusya'yı bir tehdit olarak da görüyor mu?
Suriye ve Libya gibi birçok çatışmada Rusya ile doğrudan karşı karşıya geldik. Bu açıdan, Avrupa ülkeleriyle birçok benzer deneyim yaşıyoruz. Aradaki fark şudur: Biz Rusya ile diyaloğu hiçbir zaman kesmedik. Çıkarlarımız ihlal edildiğinde tepki gösteriyoruz. Ancak komşularımızla sürekli çatışma halinde olmayı göze alamayız. Türkiye komşularının hepsiyle dostane ilişkilere sahip olmak istiyor. Hiçbir zaman sorun çıkaran taraf olmak istemiyoruz.
Avrupa, güvenlik politikası alanındaki sınamalar karşısında yeniden yapılanıyor. Türkiye bu süreçte nasıl bir rol üstlenmeyi hedefliyor?
Avrupa’yla muhtemel senaryoları ve iş bölümünü ele alıyoruz. Üç husus önemlidir. Birincisi, Avrupa güvenlik yapısı. Bu yapı NATO yapılarına dayanmaktadır ve bence Avrupa devlet ve hükümet başkanları bunu bu şekilde sürdürmek istemektedir. İkincisi, savunma sanayii. Ukrayna savaşı bu sanayinin zayıf yönlerini ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle, önümüzdeki 10 yıl içinde Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesi için çok büyük bir bütçeden söz ediyoruz. Türkiye bu süreçlere katılmaya çalışıyor. Üçüncüsü ise, Amerikalıların Avrupa'nın güvenliğine ilişkin angajmanının geleceği ile ilgili senaryolar hakkında informel tartışmalar var.
Amerikalıların acil bir durumda Avrupa'yı savunup savunmayacağı sorusunu kastediyorsunuz.
Siyasi karar alıcılar, kendi kendini gerçekleştiren kehanetlere yol açmamak için bu konuyu konuşmaktan imtina ediyorlar. Ancak gerçek şu ki: ABD halihazırda kendi dış politikası, güvenlik, ticaret ve teknoloji politikaları hakkında temel sorular soruyor ve iç politikada yeni bir yönelim aşamasında. Uzun bir süre istikrarlı olduğunu düşündüğümüz dönem sona erdi. Peki, ABD artık Avrupa'da varlık göstermiyorsa, hangi güvenlik yapısı oluşturulmalıdır?
Siz ne düşünüyorsunuz?
Kanımca öncelikle Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, Türkiye ve İtalya gibi ülkeler bir araya gelmeli ve tartışmayı yönlendirmelidir. Avrupa olarak yeni dünya düzeninde kendi çekim merkezimizi mi oluşturacağımıza yoksa diğer büyük güçlerin, başta güvenlik, ekonomi ve piyasa alanları olmak üzere, bize yön vermesine izin mi vereceğimize karar vermeliyiz. Zira ABD, Çin ile küresel rekabetle haklı olarak yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Bu noktada Türkiye'den AB üyesi olarak mı bahsediyorsunuz?
Türkiye'nin AB üyesi olmasını tercih ederiz. Ancak öyle ya da böyle, bu tartışmalar acilen gereklidir.
Üyelik süreci, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları konularındaki çekinceler nedeniyle durma noktasına geldi. Federal Dışişleri Bakanı Wadephul, Cuma günü yaptığınız görüşmede, Türkiye'nin Avrupa’nın ilkelerini uygulayacağına güvenilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye buna hazır mı?
Bu sorular bana göre subjektiftir. AB'ye katılım sürecinin kendisi ise objektiftir: Fasıllar açılır ve sonra şartların yerine getirilip getirilmediğine bakılır. Fasıllar açılmadan neyi yerine getirip getirmediğimize bakılamaz. O dönemdeki blokaj, sizin bahsettiğiniz nedenlerden değil, bazı AB üyesi ülkelerin siyasi ve ideolojik yaklaşımlarından kaynaklanmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımız, AB’ye üye olmak istediğimizi, bu yöndeki irademizi açık şekilde ortaya koyuyor. Şimdi sıra AB’de. Bizim için önemli olan Türkiye’nin AB üyeliğine yönelik Avrupa'da siyasi iradenin geri dönmesidir, o zaman geri kalan çözülür. AB adım atmalıdır.
Türkiye-Almanya ilişkileri birkaç yıl öncesine göre daha sıkı görünüyor. Altı hafta içinde Merz ve Wadephul Ankara'da, siz de Berlin'deydiniz. Bunun nedeni nedir?
Uzun bir süre boyunca Alman Dışişleri Bakanı ve Şansölyesi farklı partilerden geliyordu. Bu durum, tek tip bir dış politikayı zorlaştırıyor ve Berlin ile koordinasyonu bizim için karmaşık hale getiriyordu. Şimdi aynı partiye mensuplar ve uluslararası toplumda bu konuyu konuştuğum herkes bundan çok memnun. Almanya, yeni güvenlik ortamı göz önünde bulundurulduğunda daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda kalacaktır. Şansölye Merz ve Bakan Wadephul vizyoner biçimde hareket ediyor. Bu durumunda farkına vardılar ve Türkiye ve diğer ülkelerle ilişkilerini yeniden düzenliyorlar.
Suriye diktatörü Esad'ın devrilmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Ülke, Türkiye ve Almanya gibi ülkelerdeki Suriyeli mültecilerin geri dönebilmesi için yeterince güvenli ve istikrarlı mı?
Suriye, ekonomik krizden ve geçmişin yaralarından yavaş yavaş toparlanıyor. Yaklaşık bir yıl önceki devrimden bu yana yaklaşık 500.000 kişi Türkiye'den Suriye'ye geri döndü. Durum bir-iki yıl olumlu yönde gelişirse, bu sayı daha da artacaktır, çünkü orası onların vatanıdır ve ekonomik fırsatlar oluşacaktır. Bölgedeki ülkeler, Türkiye, Almanya, Avrupa ülkeleri ve ABD, Suriye'nin kronik sorunlarını çözmek için aynı yönde çaba göstermektedir. Bu süreç için en büyük risk İsrail‘dir.
İsrail, Suriye'den güvenlik riskleri kaynaklanmasından endişe duyuyor.
Onlara güvenlik endişelerini ilgili taraflara bildirmelerini söylüyoruz, ki böylece bunlarla ilgilenilsin. Ancak tüm bu tehditlere karşı bombardımanlarla yanıt vermeye başlarsanız, bu başka bir mesaj verir.
İçişleri Bakanlığı duyurdu: Müzik yasağı uzatıldıİçişleri Bakanlığına bağlı Lefkoşa MerkeGirne açıklarında meydana gelen elim deniz kazası nedeniyle uygulanan müzik yayını ve eğlence yasağının 9 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 00.00’a kadar uzatıldığını duyurdu.04 Eylül 2026 Cuma 21:55KIBRIS
TCG Alemdar ile TCG Işın, 550 metre derinlikte robotik dalış ve taramalarını sürdürüyorKurtarma gemisi olarak görev yapan TCG Işın ve TCG Alemdar, batan "Filo Jet" isimli yolcu gemisindeki kayıp 18 kişiye ulaşılması ve kara kutunun çıkarılması için 550 metre derinlikte robotik dalış ve taramalarını sürdürüyor.04 Eylül 2026 Cuma 12:20KIBRIS
2 naaşa daha ulaşıldı, ölü sayısı 12Başbakan Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından yürütülen arama çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı. 04 Eylül 2026 Cuma 11:52KIBRIS
Çeler: Ankette TDP 3. Parti, YDP ile at başıyızTDP Genel Başkanı Zeki Çeler katıldığı TV programında 2-3 ay öne anket yaptırdıklarını ve yapılan kamu oyu yoklamasında TDP’nin 3. Sırada çıktığını açıkladı.04 Eylül 2026 Cuma 10:53KIBRIS
Kimlik tespiti tamamlanan 15 şehit 7 Eylül’de defnedilecekKayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) tarafından kimlik tespitleri tamamlanan 15 Kıbrıslı Türk şehit, 7 Eylül Pazartesi günü saat 10.00’da Atlılar Şehitliği’nde düzenlenecek törenle toprağa verilecek.04 Eylül 2026 Cuma 10:46KIBRIS
Konstantinos Letimbiotis: Erhürman-Hristodulidis görüşmesi 9 Eylül’de yapılacakRum Yönetimi Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, Tufan Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodulidis’in 9 Eylül’de yapacağı görüşmenin planlandığı şekilde gerçekleştirileceğini açıkladı. Letimbiotis, müzakerecilerin ise 7 Eylül’de görüşeceğini belirtti04 Eylül 2026 Cuma 10:45KIBRIS
Von der Leyen açıkladı: Kuzey'deki hayvancılara şap tazminatı ödenmediAvrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs’taki hayvancılardan gelen itirazların kendisine sorulması üzerine AB fonundan KKTC’deki hayvan besicilerine şap hastalığı nedeniyle tazminat ödenmediğini açıkladı.04 Eylül 2026 Cuma 10:44KIBRIS
Güney Kıbrıs’ta her 10 kadından 4’ü iş yerinde cinsel taciz mağduruAP Araştırma Birimi verilerine göre Güney Kıbrıs’ta kadınların yüzde 39,9’u iş yerinde en az bir kez cinsel taciz mağduru oldu. Oran, yüzde 32,5 olan AB ortalamasının üzerinde.04 Eylül 2026 Cuma 10:41GÜNEY KIBRIS
Gemi faciasında altıncı gün: Arama kurtarma çalışmaları sürüyorGirne-Taşucu seferini yapan Filo Jet isimli yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen facianın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları altıncı gününde devam ediyor.04 Eylül 2026 Cuma 10:30KIBRIS
KKTC’nin ilk kalp nakli hastası Veli Çelik yaşamını yitirdiKKTC’de ilk kalp nakli yapılan kişi olarak bilinen Veli Çelik hayatını kaybetti. Çelik’in yaklaşık 3-4 ay önce ikinci kez kalp nakli olduğu öğrenildi.04 Eylül 2026 Cuma 10:30KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.