BEŞPARMAK DÜŞÜNCE GRUBU TÜM VATANDAŞLARI SANDIĞA GİDEREK İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME DESTEK VERMEYE DAVET ETTİ
Beşparmak Düşünce Grubu, tüm vatandaşları sandığa gitmeye ve iki devletli çözüme destek vermeye davet etti.

15 Ekim 2020 Perşembe 12:18
Konuyla ilgili Beşparmak Düşünce Grubu’ndan yapılan yazılı açıklamada, seçimlerinde ikinci tura katılan iki adaya başarılar dilendi, sürecin uygar bir ortamda, halkı bölücü ve ayrıştırıcı söylem ve davranışlardan kaçınılarak, yüksek katılımla yürümesinin önemine işaret edildi.
“Beşparmak Düşünce Grubu, 1968'den beri aralıklarla devam eden ve 2017 yılında İsviçre'nin Crans-Montana kasabasında yer alan toplantılar sonunda çöken federal çerçevedeki görüşmelerin, Kıbrıs sorununa adamız/bölgemizin gerçekleri ile tarafların meşru hak ve çıkarlarına dayalı sürdürülebilir bir çözüm bulmaktan uzak olduğunu, bunun somut tecrübeyle de kanıtlandığını uzunca bir süredir ifade etmektedir” denilen açıklamada şunlar kaydedildi:
“Beşparmak Düşünce Grubu, adayı paylaşan iki taraf arasında çatışma değil kurumsal işbirliği ilişkisi kurulmasının kesin olarak gerektiğine inanmakta, ancak Rum tarafının Helenizm tutkusu, nüfusla ekonomik güç üstünlüğü ve uluslararası tanınmışlık avantajlarını kullanarak Kıbrıs Türk tarafı üzerinde hakimiyet kurma arayışlarını bertaraf etmek için bu ilişkinin iki Devlet zemininde kurulmasını desteklemektedir. Rum tarafı ise iki Devlet zemininde kurumsal bir ilişkinin üstünlük arayışlarını engelleyeceği için bu alternatif işbirliği modelini reddetmektedir. Bunun yanı sıra Kıbrıs Türkü’nün etkinliğini kanıtlamış son sığınağı olan 1960 garanti sistemini de ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Yapılan tüm kamuoyu yoklamalarında garanti sistemi Kıbrıs Türkü’nün çok büyük bir çoğunluğu tarafından desteklenmektedir. Beşparmak Grubu olarak yaşamsal önemde gördüğümüz garanti sistemi Kıbrıs Türk halkının ezici çoğunluğu için de olmazsa olmazdır.
Diğer yandan, birçok federalizm uzmanı, Kıbrıs adasında federasyon oluşturmak için gerekli şartların bulunmadığını ifade etmektedir. Bunun için yaşamsal ölçüde karşılıklı ihtiyaç ve bağımlılık, güçlü ortak çıkarlar, karşılıklı güven ve saygı, ortak karar alma/paylaşım kültürü ve en önemlisi, özellikle ikili federal ortaklıklarda, güç dengesinin sağlanması gerekmektedir. İkili veya çok uluslu/toplumlu federal ortaklıklar, kararların mutabakatla alınmasını gerektirdiği için zor bir yönetim modelidir ve zaruret derecesinde ortak çıkarlar mevcut olmadığı takdirde (ki Kıbrıs’ta bu bulunmamaktadır) sürdürülebilir olamaz.
Kaldı ki, Crans Montana’ya kadar giden süreçte ortaya çıkan tablodan nüfus oranının sabitlenmeye çalışıldığı; Karpaz dahil Rum tarafının isteği doğrultusunda özel bölgeler yaratılacağı; mülkiyet sorununun çözümünün belirsizlik ve sürüncemede bırakılarak, Kıbrıs Türk ekonomisinin süratle ayağa kalkmasını imkansızlaştıracak bireysel hukuki süreçlere bağlanacağı; kararların iki tarafın mutabakatıyla değil Rum tarafına üstünlük sağlayan koşullarda alınmasına imkan tanınacağı; verilen harita ve yaratılan beklentiler sonucu kapalı Maraş ile Güzelyurt’un ciddi bölümlerinin Rum tarafına bırakılacağı; daha da önemlisi, sözde yeni ortaklığın kuruluşunun Kıbrıs Türk oluşturucu devleti/eyaletinin 1963’ten beri Rum işgali altındaki sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne katılması şeklinde gerçekleşeceği; bunlar da yetmezmiş gibi seçimlerde Kıbrıs Türk halkının iradesinin çapraz oy kurnazlığıyla ipotek altına alınacağı ve bizi Helen cumhuriyeti içinde bir azınlık olarak eritilmekten son anda kurtaran 1960 garanti sisteminin ortadan kaldırılacağı görülmektedir.
Rum tarafı ve Yunanistan, Kıbrıs Türk tarafı için ölümcül olan yukarıdaki tabloyu ortaya çıkarabilmek için yıllardır uğraşmaktadır ve bu tabloyu başta AB olmak üzere geniş bir uluslararası çevreye benimsetmişlerdir. Kısacası, halen karşımızda sadece Rum tarafı değil, büyük ve güçlü bir ittifak bulunmaktadır ve bu ittifaka karşı mücadelede tek dayanağımız Anavatanımız ve Garantörümüz Türkiye’dir. Kıbrıs’ta yaşananların Rum/Yunan ikilisinin Doğu Akdeniz ve Ege’de sürdürdüğü yayılmacı politikanın bir parçası olduğu ortadadır. KKTC ve anavatanımız Türkiye’nin bu tehdide karşı ortak mücadelesi esastır. Ortak milli mücadelemizde Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkına güvenlik, ekonomi, toplumsal ve tüm diğer konularda bugüne kadar verdiği ve vermeye devam ettiği destek için müteşekkir olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isteriz.
Özetle, Rum liderlerden Glafkos Klerides'in de hatıralarında belirttiği gibi, Rum tarafı Kıbrıs Türk halkını en hafif tabiriyle bir imtiyazlı azınlık olarak görmektedir. Günümüzde bu zihniyetin değişmediği ise, ortak sahibi bulunduğumuz Ada etrafındaki hidrokarbon kaynakları konusunda Rum tarafının sürdürdüğü tek yanlı tutum ve faaliyetlerinden görülmektedir”
“FEDERASYON STATÜKONUN BİR DİĞER ADI HALİNE GELDİ”
Beşparmak Grubu’nun varılan noktada federasyon modelini geçen zaman ve değişen koşullar içerisinde “statükonun bir diğer adı, Kıbrıs sorunu terminolojisinin bir dogması haline geldiği” yönünde bir değerlendirmesi olduğu dile getirilen açıklama şöyle sürdü:
“Dahası, bu slogan, Kıbrıs Rum tarafının hakimiyetçi ve uzlaşmaz tutumu çerçevesinde Kıbrıs Türk tarafını masada tutarak statükoyu sürdürmesinin bir aracı haline dönüştürülmüştür. Bunun nedeni, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreterlerinden Kofi Annan'ın 28 Mayıs 2004 tarihli raporunda da belirttiği gibi, Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklerle eşit koşullarda/statüde yetki ve refah paylaşmak istememesidir. Bu değişmemiştir ve değişecek gibi de görünmemektedir.
İkinci tura kalan adaylardan birinin, Crans-Montana'daki çöküşten sonra, federal bir çözüme ulaşılması için Kıbrıs Rum tarafında bir zihniyet değişikliği gerektiği şeklinde bir açıklama yaptığı hatırlanacaktır. Rum tarafında böyle bir zihniyet değişikliği olmadığı ise ortadadır. Böyle bir değişiklik olsaydı, karşı taraf son günlerde dahi sınırlarımızda saldırgan eylem ve provokasyonlara, ırkçı söylem ve davranışlara yönelir miydi? Bu pandemi döneminde
halkımıza karşı her alanda kısıtlamalar uygulamaya devam eder miydi? Hidrokarbonlar konusunda olsun, güven yaratmaya yönelik önlemler konusunda olsun işbirliği yapmayı reddeder miydi?
İki Devletli veya alternatif çözüm modellerinin mümkün olmadığı iddiası, kendi irademizin dokunulmazlığından söz edenlerin esasında irademizin temelini teşkil eden tescil edilmiş kendi geleceğimizi tayin hakkımızın değerini kavrayamamış olduklarını göstermektedir. Diğer yandan soğuk savaşın hüküm sürdüğü eski dünya düzeni geride kalmıştır. Federasyonların dağıldığı, tarih sahnesine birçok yeni bağımsız Devletin çıktığı, BM'deki üye sayısının 193'e yükseldiği bir dünyada yaşıyoruz. Zaman, bağımsızlık ve egemenliğimizin ifadesi olan Devletimize sahip çıkma zamanıdır. Bunu anavatanımız Türkiye’nin desteği ile başarmak irade meselesidir ve bu tarihi dönüm noktasında, irademiz iki Devlet yönünde tecelli ettiği takdirde bunun önüne ne Birleşmiş Milletler ne de kimse geçemez. Tüm vatandaşlarımızı sandığa gitmek suretiyle yurttaşlık görevlerini yerine getirmeye çağırır, iki Devletli çözüme destek vermeye davet ederiz”
Kanunsuz avlanmaErgazi-Kilitkaya köyleri arasında 14 numaralı av bölgesinde, bölgede avlanmakta olan kimliği meçhul avcı/lar tarafından açılan ateş sonucu ise, 1 kişi yüzünden yaralanmıştır. Soruşturma devam etmektedir.01 Kasım 2026 Pazar 19:57KIBRIS
Dikkat bu okullarda grev var!KTOEÖS, yarın Lefkoşa merkez ve çevre okullarında öğleden sonra grevde olacak01 Kasım 2026 Pazar 19:09LEFKOŞA
YSK, TAM Parti’nin LAÇ belediye meclis aday listesini iptal etti: Cinsiyet kotası karşılanmadıYüksek Seçim Kurulu, TAM Parti’nin, Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi için sunduğu 14 kişilik listede yalnızca 4 kadın adaya yer vermesi nedeniyle belediye meclis üyesi aday listesini oyçokluğuyla iptal etti.31 Ekim 2026 Cumartesi 22:07KIBRIS
DAÜ-SEN: “Hukuk çiğnenerek akademik personelin sözleşmeleri sonlandırılamaz!”DAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve dönem ortasında öğretim üyelerinin değiştirilmek istenmesine karşı Rektörlük önünde eylem yaptı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:50KIBRIS
TDP ilk 90 günlük acil eylem planını açıkladıTDP, 6 Aralık 2026 seçimlerinin ardından hayata geçirmeyi hedeflediği İlk 90 Gün Acil Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:34KIBRIS
DAÜ-SEN, Rektörlük Önünde Eylem YapacakDAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve akademik kadro statülerine ilişkin yaşanan sorunlar nedeniyle yarın Rektörlük önünde eylem ve basın açıklaması gerçekleştirecek.29 Ekim 2026 Perşembe 13:32KIBRIS
İsrail seçim sonuçları: Netanyahu'nun bloğu önde ancak meclis çoğunluğunu sağlayamıyorİsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde Türkiye saatiyle 15.30 itibarıyla oyların %85,6'sı sayıldı.29 Ekim 2026 Perşembe 00:19ORTADOĞU
“Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığının evlilik yoluyla elde edilmesi konusunda kararRum Yüksek Mahkemesi, sonradan “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı alan yabancı uyruklu bir kişinin, evlendiği yabancı uyruklu eşine vatandaşlık hakkı kazandırmayacağına hükmetti.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:21KIBRIS
İçişleri Bakanlığı: Fatma Ünal’a cezaevinde ayrıcalıklı muamele yapıldığı iddiaları gerçeği yansıtmıyorFatma Ünal’ın özel bir odaya yerleştirildiği ve ayrıcalıklı muamele gördüğü yönündeki iddiaları reddederek, yasa ve tüzüklere aykırı herhangi bir uygulama bulunmadığını açıkladı.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:18KIBRIS
Doç. Dr. Hamit Caner yazdı... "Büyüdük... Peki Güçlendik mi?""Kuzey Kıbrıs’ın son kırk yıldaki en büyük başarılarından birinin yükseköğretim olduğunu inkâr etmek haksızlık olur."28 Ekim 2026 Çarşamba 12:11KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.