AYNI OYUN

Oya GÜREL
15 Ağustos 2014 Cuma 16:51
“Mış” gibi yapıp oyunlar oynuyoruz… Hem de büyük bir “devlet ciddiyetiyle” sergiliyoruz oyuncuklarımızı… “Anasının kuzusu” rolünü iyice benimsediğimiz ve hala bu rolü büyük bir istekle oynamayı sürdürdüğümüz için yaptığımız işlerin çoğunu yüzümüze gözümüze bulaştırıp duruyoruz… Ama her “bulaştırma” operasyonunun ardından ciddi basın toplantıları düzenleyerek başarısızlığın aslında “büyük bir başarı” olduğunu hem de ballandıra ballandıra anlatıp ahaliyi kandırdığımızı zannederken kendimizi kandırıp duruyoruz… “Devletçilik” oynuyoruz mesela… Yasalar, masalar yapıyoruz ama ardından “anahtarı elinde tutan anamız” ne buyurursa onu yapıyoruz… Mesela bakanlarımız denetimleri altında olan firmaların parasıyla yurt dışında gezicikler yapıyor, Başbakanımız da yardımcısı da görmüş gibi yapıp görmezlikten geliyor… Nasıl görsünler ki? Bazıları oyunu kendi kafalarına göre oynarken, bazıları kuralına göre oynuyor… Mesela gezisinden önce Cumhurbaşkanının bile başaramadığını yapıp, Türkiye’nin şimdi çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’la ani bir görüşme ayarlayıp, sırtını hangi dağlara dayadığının mesajını veriyor… E artık böyle bir dağa yaslanan sırtı kim yere getirebilir ki? Polisçilik oynuyoruz mesela… Cinayetleri çözmek yerine mahkeme kararı olmadan suçlu ilan ediyor, sonra da intiharını seyrediyoruz… Yorgan gidince kavga nasıl biterse zanlı ölünce cinayet de “çözülmüş” oluyor haliyle… Mesela 3 milyonluk soygun için halk polisi hala “fiyaskoyla” suçlarken, yeni ve aptalca soyguncuklar çıkıyor karşımıza… Merkez Bankası’nın kapısının önünde, şehrin tam göbeğinde soygun yapmaya çalışıyor “gözü kara” soyguncular… Bakın bu kez nasıl yakalayacak acar polisimiz… Hala çözülemeyen Koop soygununda verilen ödüller boşa gitmez hiç olmazsa… Dedim ya işimiz hem ayın, hem de oyun
![]()
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.