20 Eylül 2019
  • Lefkoşa27°C
  • Mağusa28°C
  • Girne28°C
  • Güzelyurt26°C
  • İskele28°C
  • İstanbul18°C
  • Ankara22°C

“YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ’NE BAŞVURACAĞIZ”

Eski Başbakan ve UBP Milletvekili Hüseyin Özgürgün Birinci Boyut programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

“Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvuracağız”

11 Mart 2019 Pazartesi 18:35

Eski Başbakan ve UBP Milletvekili Hüseyin Özgürgün Birinci Boyut programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Aktif siyasetten uzak durduğunu belirten Özgürgün, öne çıkması halinde de farklı yorumlara yol açabileceğinden temkinli olduğunu söyledi. Hüseyin Özgürgün, “Partinin yeni yetkilileri var. Parti adına onlar söz almalı. Öne çıkarsam onların önüne geçmiş olurum ve farklı yorumlara yol açacak. Onun için ben bıraktım şimdilik onlar yapsın bu işi” dedi. Özgürgün, aktif politikadan ayrıldığını söylemesine rağmen hükümetin hala daha peşinden koştuğunu iddia etti. İşte Hüseyin Özgürgün’ün bu yöndeki ifadeleri: “Gönül isterdi ki bu dokunulmazlık meselesi bir incir çekirdeğini doldursun. Şimdi deseler bana Başbakanlık görevinde iken peşkeş çektim, rüşvet aldım veya ihaleye fesat karıştırdım o zaman ben kendim veririm aklanmak için dokunulmazlığımın kaldırılmasını. Ama şimdi gelen iddiaya bakın hükümet benimle çok uğraştı. Özellikle 2018 Ocak seçimlerinde ciddi bir yenilgi aldılar. Ben aktif politikadan ayrıldım diyorum ama buna onlar da inanmıyorum hala daha ve benim peşimden koşmaktan usanmıyorlar”. Özgürgün konuşmasında “Eski bir başbakan olarak saygı görmeye hakkı olduğunu da dile getirdi. Özgürgün, dokunulmazlığının kaldırılması yönünde yapılanlarda siyasi kasıt olduğunu iddia etti. Hüseyin Özgürgün, “Eski bir başbakan olarak benim de herhalde saygı görmeye biraz hakkım var diye düşünüyorum. Sonuçta 21 yıl Meclis’te, 4.5 yıl hükümetlerde hizmet ettim. Bu kadar aşağıya düşürülmemesi lazım. Bu kadar hırs da olamaz. Çünkü ben o seçimde birine birşey yapmadım. UBP’ye oy verilsin diye de tabanca dayamadım.Oyları halk verdi. Bu kadar hırsla benim üzerime gidilmesinin sebebi de budur. Meclis Başkanı da inandı, hükümet bozulacak tehditlerine mecbur kaldı diyelim. Ve kalktı hiçbir şey yokken Başsavcılığa diğer milletvekilinin mal beyanını göndermezken benimkini yolladı. Anladığım kadarıyla Teberrüken bey de zorda kaldı. Benim çocukluk arkadaşım, beraber askerlik yaptık 40 yıllık arkadaşım. Hükümet bozulacak tehditi yapanlar var zorda kaldı bunu gönderdi. Şimdi diyorum 50 milletvekilinin mal beyanlarını Savcılığa gönderin, önce oradan başlayalım. Benim ki niye bu kadar öne çıktı. Sonuçta olayın bir siyasi kasıt olduğunu görüyorum. Bu siyasi kasıt da o seçim yenilgisinin sonucudur” Başsavcılıktan Meclis’e gelen dosyada evlenmiş olduğu eşinin arabası ve evini bildirmediği için dokunulmazlığının kaldırılmasını içerdiğini belirten Özgürgün, bu durumu çok üzülerek karşıladığını dile getirdi.Özgürgün, “Bu konuda partimi de zora sokmak istemiyorum ben şahsen konuşuyorum. Bu olaydan demokrasinin beşiği Meclis’te zarar görecek” dedi. Hüseyin Özgürgün, Dokunulmazlığının kaldırılması konusunun komiteye gitmesi halinde Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurarak, yürütmenin durdurulmasını isteyeceğini açıkladı. Özgürgün, “ Komiteye götürülmesine karşıyım. Bu benim şahsi konum. Eğer komiteye gönderilme kararı alınırsa derhal Yüksek İdare Mahkemesine başvuracağız. Yüksek İdare Mahkemesinden yürütmenin durdurulmasını isteyeceğiz. Verir vermez ayrı konu. Böyle bir meseleden dokunulmazlık eğer gündeme gelirse bu Anayasa da aykırı, demokrasinin özü olan Meclis’in kendi dinamiklerine de aykırıdır” şeklinde konuştu. UBP’deki mali soruşturma ile ilgili de soruya yanıt veren Hüseyin Özgürgün, kendi dönemindeki harcamaların faturası yoktur meselesinin genel başkana yazılmaması gerektiğini söyledi. Özgürgün, bu konunun partinin gündeme taşımasından da üzüntü duyduğunu dile getirdi. 2013’te UBP Genel Başkanlığı görevini devraldığında partide kahve içecek paranın olmadığına işaret eden Hüseyin Özgürgün, “O dönemde partinin mali durumu sıfırdan da aşağıda idi. Yaklaşık o günün parası ile 3 Milyon TL’ye yakın bir borç var idi. Şimdi böyle bir tablodan ben 4 seçim, 2 tane de yerel ve cumhurbaşkanlığım seçimi, 4 de 2 turlu olmak üzere kurultay geçirdikten sonra o günün parasından çok daha düşük miktarda bir borçla partiyi devrettim” dedi. Konuyla ilgili partiye gidip konuşmayacağını ve görüşmeyeceğini ifade eden Özgürgün, “Birşey yapacaksanız buyurun yapın. Bir Genel Başkanınızı mahkemeye verecekseniz verin. Partiden atacaksınız atın. Ben bu konuyla ilgili konuşmam. Ben tabloya bakarım böyle aldım böyle verdim. Siz bir şey bulmak isterseniz bulursunuz. Bakın Meclis’te buldu. Partim ne yapacak bilmiyorum ama sonuçta bu konuyla ilgili ne partiye giderim, ne de bilgi veririm. Genel Başkan olarak da ben muhasip değilim. Belki Ersin bey muhasiptir ama ben hukukçuyum, siyaset bilimciyim. Gidip savunmada yapmam bu konu da ayıptır” dedi. UBP’nin Cumhurbaşkanlığına adayının Parti Genel Başkanı olması gerektiğini vurgulayan Özgürgün, “UBP Genel Başkanının bugün yüzde 40’a yaklaşan oyu var. Koskoca bir genel başkan nasıl ben aday değilim diyebilir. Ben mi çıkacağım. Kurultaydan güven alan şuan ki genel başkan. Onun dışında birisinin aday olması düşünülemez. Kaçarsa büyük bir haksızlık olur. Bana göre genel başkanlığı da sorgulanır. Ben buradan Ersin beye çağrı yapıyorum. Bu işten kaçamaz. Bu işten kaçmak isterse o zaman genel başkanlığa aday olmayacaktı. UBP’nin 40 yıllık geleneğinde genel başkan aday olur. Bugüne kadar bu varsa Ersin bey cumhurbaşkanlığı adaylığından kaçarım diyemez. Eğer aday olmayacaksa büyük bir yanlış yapmış olur ve bana göre kendi genel başkanlığı da sıkıntıya girer” dedi. Parti içerisinde siyasi oyunlar oynanabileceğini ifade eden Özgürgün, “Ulusal Birlik Partisi’nin artık 70’ler ve 80’lerdeki gibi oyunlarını bırakması lazım” dedi. Özgürgün, Anamuhalefet UBP’nin halkın gündemini Meclis’e taşıyamadığını ve belirleyemediğini söyledi. Hüseyin Özgürgün, “Bugün ben uzaktan baktığımda hem iktidarın hem de muhalefetin bir sıkıntısı var. Dışarda halkın ekonomik anlamda ciddi sıkıntısı var ve yeteri kadar muhalefet olmadığından da bahsediliyor. İçeriye geldiğim zaman Meclis’teki tartışmaların dışardaki gündemden çok farklı olduğunu görüyorum. Burada esas görev muhalefetindir iktidar tabii ki iş yapmalı, çok konuşmamalı. Konuşacak olan muhalefettir. Muhalefet gündemi kendisi belirlediği zaman başarılı olur. Hele de Ana muhalefet ülkedeki gündemi hükümetten önce belirleyecek duruma geldiği zaman başarılı olur. İşte ana muhalefetin onu yapması lazım”.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA