UZMANLARDAN YOUTUBE UYARISI
Video paylaşım sitelerine içerik hazırlayarak, kısa yoldan şöhret ve gelir sağlayan YouTuberlığın çocuk ve gençlerde çocuk istismarı ve psikolojik sorunları beraberinde getirdiği kaydedildi.

11 Eylül 2018 Salı 19:36
Video paylaşım sitelerine içerik hazırlayarak, kısa yoldan şöhret ve gelir sağlayan YouTuberlığın çocuk ve gençler arasında hızla yayılmasının çocuk istismarı ve psikolojik sorunları beraberinde getirdiği bildirildi.
Uzmanlar, ailelerin kazanç elde etme uğruna çocukların sosyal medyadaki faaliyetlerine göz yumabildiğine dikkati çekerek, içerikleri yeterli ilgiyi görmeyen, daha önceki şöhretini kaybeden veya bir süre sonra olumsuz yorum alan çocukların gelecekte onarılmayacak psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini kaydetti.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, AA muhabirine yaptığı açıklamada,sosyal medyanın gelişim göstermesiyle birlikte video paylaşım sitelerinin popüler hale geldiğini belirtti.
Kırık, Türkiye’de en çok tercih edilen sosyal paylaşım ağının "YouTube" olduğunu ifade ederek, "Z kuşağı olarak adlandırılan gençler, tüketen üretici durumuna geldi. Yani hem kendi kanalını oluşturan hem de diğer kanalları takip eden bir nesil oluştu. Özgün fikirlerin ortaya çıktığı, oyundan, spora, sanattan, edebiyata çok farklı kategorilerde kanalların açıldığı görülüyor. Özellikle dijital teknolojilerin daha düşük maliyeti, video kameralar yerine akıllı telefonlarla gerçekleştirilebilen çekimler YouTuber olarak adlandırılan içerik üreticilerinin her geçen gün sayısını arttırdı. Çünkü prodüksiyon maliyetleri dijital teknolojilerle birlikte gittikçe düştü." diye konuştu.
YouTuberlığın çocuk ve gençler arasında hızlıca yayılmasının altında hazcılık, çevreye özenme ve narsizmin olduğunu söyleyen Kırık, açılan bazı kanallarda ailelerin çocuklarla videolarda yer aldığının görüldüğünü aktardı.
Çocuklarla boyama yapmanın ve sürpriz oyuncakları birleştirmenin farklı bir trend oluşturulmasına imkan tanıdığına işaret eden Kırık, "Tabii bu yükselen yeni trend karşısında ailelerin çocuklarını YouTuber olma noktasında teşvik ettiği de görülüyor. Çünkü bu işin aynı zamanda maddi bir boyutu da bulunuyor. YouTuberlık, aileler için bir kazanç kapısı oluşturdu." değerlendirmesini yaptı.
Doç. Dr. Kırık, video kanallarının günlük halini aldığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Özgün ve ilgi çekici videolarla birlikte kişisel YouTube kanalı oluşturduktan sonra kullanıcılar abonelik sistemiyle kanalları takip etmeye başlamakta ve izlenen her video YouTubera gelir olarak dönmektedir. Kimi zaman viral reklamlarla da gelir elde edebilmek mümkün. Bazı firmalar, YouTuberlara sponsor olarak reklamlarını verebiliyor. Tam bu noktada özellikle çocuklar daha fazla izlenebilmek adına çok tehlikeli işlere imza atabiliyor. Bir binanın çatısından çekilen görüntüler, ölümle sonuçlanabilecek motosiklet videoları, deterjan ve birbirinden farklı ilaçları eş zamanlı bir şekilde yutma denemeleri büyük riskler taşıyarak, bu videoları izleyen çocukları da birçok açıdan tehdit ediyor. Burada önemli olan dikkat çekmek, beğenilmek ve izlenmek olduğu için çocuklar açısından her yol mübah algısı oluşturuyor. Türkiye’de ağ sistemi üzerinden reklam gelirlerini alabilen YouTuber’lar kimi zaman aynı tip içerikleri oluşturabiliyor. YouTuber sayısı arttıkça özgünlük ortadan kalkıyor. Genç kızlarda makyaj, erkeklere ise oyun kanalları son derece popüler bir duruma geldi. Ayrıca Z kuşağı, bu popüler kanal sahiplerini kanaat önderi olarak da nitelendiriyor. Onların yaptıklarını yaparak, düşüncelerini benimseyebiliyor. Bu durum birtakım olumsuzluklara da sebebiyet verebilirken çocukları psikolojik olarak gelecekte onarılmayacak sorunlarla karşı karşıya bırakabiliyor."
"Çocukların bilinçaltına mesaj gönderiliyor"
Türkiye'de YouTuberların hızla arttığının altını çizen Kırık, "Kısa yoldan kazanç ve şöhret gayesi de çocukları ve gençleri YouTuberlığa özendiriyor. Nitekim aileler de kazanç uğruna bu duruma zaman zaman göz yumuyor. Her kanalı olumsuz olarak nitelendirmek elbette yanlış olacak ancak bazı kanallarda çocukların bilinçaltına doğrudan subliminal mesajlar gönderildiği de açık. Ailelerin video içeriklerini denetlemesi ve çocuklara yol göstermesi, bu noktada son derece önemli. Yine bu tarz olumsuzluklarla mücadele noktasında dijital okuryazarlık panzehir durumunda." değerlendirmesini yaptı.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar ise 5-15 yaş arası çocukların gözlerini video sitelerinden ayıramadıklarını belirtti.
Sayar, çocukların ünlü YouTuber olma hayali kurduklarını, ebeveynlerin de şaşkınlık ve endişe içinde bu durumu izlediklerini kaydederek, "Ebeveynler için çocuklarını dış dünyaya açan bu ürkütücü, güvensiz, yabancı kapı, çocuk ve gençler için dünya ile iletişim kurmanın eğlenceli bir yoludur. Değişen dünyanın iyi ve kötü özelliklerine uyum sağlayabilen, doğruyu yanlışı ayırt edebilen ve kendisini tehlikelerden koruyabilen çocuklar yetiştirebilmek ne yazık ki onların bu gibi sosyal mecralarla iletişimlerini keserek olamıyor." dedi.
Bu tehlikeden kurtulmak için anne ve babanın sosyal medyanın doğru kullanımı konusunda çocuklarına örnek olması gerektiğini dile getiren Sayar, çocuğu doğduğu andan itibaren her anını sosyal medyadan paylaşan ebeveynin, çocuğundan sosyal medyadan uzak durmasını, özel hayatının mahremiyetine dikkat etmesini beklemesinin pek mantıklı olmayacağını bildirdi.
Sayar, ailelerinin her anlarını paylaşan yetişkinlerin bazen daha çok izleyici toplamak adına "şaka" adı altında çocuklarına olmadık eziyetler edebildiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçtiğimiz yıl YouTube videolarında izleyicileri eğlendirecek bir şaka olarak çocuklarını yapmadıkları işlerle suçlayıp tartaklarken, onlara küfürler edip oyuncaklarını kırarken çektikleri görüntüleri paylaşan bir çift, 5 çocuğundan ikisinin velayetini kaybetmişti. Ailelerin sosyal mecrada yapabilecekleri istismar, bu kadarla da sınırlı değil. Çocuğunun gündelik faaliyetlerini ve eğitimini aksatacak biçimde YouTube kanalında paylaşım yapmasını destekleyerek bu işten reklam geliri elde etme çabasında aileler de var. Bu da çocuk istismarının modern ve teknolojik bir türü olsa gerek. Çocuklarının bu durumdan memnun olduğunu bildiren açıklamaları ise ne yazık ki bu aileleri haklı kılmaz. Zira çocuklarla ilgili ebeveynlerin doğru karar verme yükümlülükleri vardır. Çocuğun muhakemesi henüz gelişmemiş olduğundan kendisi ile ilgili istediği her şeyin onun için en doğrusu olacağını kabul etmek büyük hata olur."
"Kanal açmak için izin isteme çok önemli"
Çocukları video paylaşım sitelerinden uzak tutmanın veya sosyal medyayı yasaklamanın çözüm yolu olmayacağının altını çizen Sayar, "Sosyal mecralar, bilinçli kullanıldığında çocuğun kendini ifade etmesine, dijital video becerilerini öğrenmesine, arkadaşlarıyla paylaşmasına, yaratıcı bir şekilde deneyler yapmasına yardımcı olacak. Endişelerinizi alabileceği faydalarla dengelemek önemlidir. Örneğin, 'YouTube' kanalı açmak için izin isteyen bir çocuk, bunun için izin istemiş olmasının ne kadar önemli ve güzel olduğu belirtilerek, takdir edilmelidir. Gizli kapaklı yapacakları işlerde ne yazık ki sizin rehberliğinizden ve denetiminizden faydalanamayacaklardır. Bu nedenle 'izin isteme' çok önemlidir." ifadelerini kullandı.
"Çocuk ve gençler için paylaştıkları her içeriğin beğeni almadığını, bazen hiç kimsenin umurunda olmayabileceğini görmek, eğer doğru biçimde ele almazsanız oldukça üzücü ve özgüven sarsıcı bir deneyim olabilir." diyen Sayar, ebeveynlerin çocuğa insanların bakış açılarındaki farklılıkları anlatması, beğeni bildirilmese de bunu yapabilmiş olmasının bile çok değerli olduğunu bildirmesi gerektiğini vurguladı.
Sayar, bu tür deneyimlerin kişilik gelişimine olumlu katkıda bulunacağını, ayrıca izleyicilerin ya da ona rehberlik eden anne ve babanın geri bildirimlerinden sonuç çıkararak, paylaşımlarını düzenleyebilmesinin çocukların öğreneceği çok önemli bir beceri olduğunu dile getirdi.
İncirli: Gelecek nesillere gurur duyacakları bir ülke bırakmak için çalışıyoruzCTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Lurucina Panayırı’nda kültür, dayanışma ve yeni geçiş kapılarının önemine vurgu yaptı; adil ve sürdürülebilir barış için kapıların açılmasının ortak talep olduğunu belirtti.03 Mayıs 2026 Pazar 21:30KIBRIS
Kariyer Günü’nde Büyük Buluşma!Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen “Kariyer Günü 2026”, öğrencilerle iş dünyasını bir araya getirerek kariyer yolculuklarına rehberlik etti.03 Mayıs 2026 Pazar 18:03YDÜ - YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ
Erdal Abidin için acil AB pozitif trombosit kana ihtiyaç vardır.Erdal Abidin için acil AB pozitif trombosit kana ihtiyaç vardır.03 Mayıs 2026 Pazar 18:02KIBRIS
ARUCAD Dünya Dans Günü’nü “Bodies Speak / Ideas Move” Programıyla KutladıARUCAD Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Modern Dans Bölümü öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, atölye çalışmaları, açık sahne performansları ve akşam gösterimleriyle yoğun bir katılıma sahne oldu.03 Mayıs 2026 Pazar 18:00ARUCAD
Kayıp Şahıslar Komitesine 1 milyon euro ödeyecekRum Yönetimi’nin, kayıpların kimlik tespitine yönelik testlerin yapılabilmesi amacıyla 1 milyon euro değerindeki ödeneği onayladığı belirtildi.03 Mayıs 2026 Pazar 17:58KIBRIS
Meclis Genel Kurulu yarın toplanacak…Gündemde 5 yasa tasarısı var03 Mayıs 2026 Pazar 17:56KIBRIS
Gazimağusa’da 3 yaşındaki çocuk hayatını kaybettiGazimağusa’da 3 yaşındaki Ayaz Kılbaş, ikametgâhı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.03 Mayıs 2026 Pazar 17:55KIBRIS
Erhürman, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nu kabul ettiCumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti03 Mayıs 2026 Pazar 17:54KIBRIS
Merit Otellerinin geleneksel 23 Nisan şenlik ve eğlenceleri Merit Park Hotel’de yapıldıMerit International Sosyal İşler Koordinatörlüğü tarafından Merit Park Hotel’de düzenlenen Merit Otelleri İlkokullar 23 Nisan Oyunları ve Eğlencesi, bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilerek çocuklara unutulmaz anlar yaşattı.03 Mayıs 2026 Pazar 17:51KIBRIS
Güney Kıbrıs'ta 2 şap vakası dahaRum basınında yer alan bilgilere göre Athineu'da iki çiftlikte şap hastalığı tespit edildi. Buna göre şap hastalığı görülen çiftlik sayısı 110’a ulaştı. Öte yandan nadir türlerin akıbetine ilişkin kararın önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.02 Mayıs 2026 Cumartesi 18:37GÜNEY KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.