13 Kasım 2018
  • Lefkoşa17°C
  • Mağusa16°C
  • Girne16°C
  • Güzelyurt14°C
  • İskele16°C
  • İstanbul12°C
  • Ankara10°C

UZMANLAR "NÜKLEER FELAKETİ" GERÇEKÇİ BULMUYOR

Uzmanlar "nükleer felaketi" gerçekçi bulmuyor

22 Şubat 2014 Cumartesi 00:16

ANKARA - Yusuf Hatip/Sinan Polat Rusya, Esed'in nükleer varlığının vurulması halinde bölgenin felakete sürükleneceğini savunurken, uzmanlar farklı düşünüyor. Konuyla ilgili dünyanın önde gelen araştırma kuruluşlarından SIPRI'nin uzmanları, Suriye'nin Deyrül Hacer çölündeki bilimsel araştırmalar için kullanılan küçük bir reaktör dışında nükleer varlığının söz konusu olmadığını ve ABD'nin bu reaktörü vurmayacağı, vurulması halinde ise zararın sınırlı olacağı görüşünde. Rusya'nın gündeme getirdiği kimyasal silahların uluslararası denetime açılması ve imhası önerisiyle Suriye'ye yönelik askeri müdahale olasılığı şimdilik azalsa da, son olarak UAEA Genel Direktörü Yukiya Amano'dan Suriye'nin elinde 1 kilogram kadar yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum bulunduğu açıklaması geldi. Uzmanlar ise Rusya'nın ileri sürdüğü gerekçelerin sağlam temellere dayanmadığı görüşünde. Konuyla ilgili Anadolu Ajansı'nın sorularını cevaplayan dünyanın önde gelen araştırma kuruluşlarından Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) nükleer silahlanma uzmanı Robert Kelley, "Suriye sıfır nükleer kapasiteye sahip. Nükleer silahlarla ilgili herhangi bir faaliyeti de yok ve hiç bir zaman da olmadı" şeklinde konuştu. SIPRI'nin bir başka nükleer silahlanma uzmanı Ian Anthony ise "Araştırma reaktörünü hedef almakla ne elde edilebilir anlamak güç. Hedef alınması durumunda ise etkileri reaktörün bulunduğu bölge ile sınırlı kalacaktır" dedi. "Fisil madde stokuna sahip değil" Silah Kontrolü Merkezi uzmanlarından Tom Collina ise Suriye'nin, uzun süredir nükleer programını geliştirme niyetinde olduğunu açıkça ifade etmesi ve gizlice reaktör inşa etme çabası içinde olmasına rağmen, mevcut durum itibari ile nükleer silahlara veya nükleer silah programı için kullanılabilecek fisil madde stokuna sahip olmadığı görüşünde. ABD merkezli James Martin Silahsızlanma Araştırmaları Merkezi uzmanlarından Jessica Varnum da muhtemel bir askeri müdahalede ortaya çıkabilecek nükleer güvenlik riskinin oldukça düşük olduğunu belirterek, "Unutulmamalıdır ki nükleer reaktörlerin patlaması, nükleer silahların patlaması kadar tehlikeli değildir" dedi. Varnum, "Müdahalede eğer özellikle hedef alınmazsa nükleer reaktör zarar görmez. Yanlışlıkla vurulsa ve reaktörden sızıntı başlasa bile, radyoaktif tehlike sadece yerel düzeyde kalacaktır ve Rusya'nın iddia ettiği gibi bölgesel bir yıkıma yol açmayacaktır" ifadelerini kullandı. Suriye'nin nükleer kapasitesi Nükleer faaliyetleri Şam'daki "Deyrül Hacer Nükleer Araştırma Merkezi" ve "Bilimsel Çalışmalar ve Araştırmalar Merkezi" (SSRC) ile sınırlı olan Suriye, "Nükleer Silahların Sınırlandırılması Antlaşması"na tarafken, "Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması"na taraf değil. Suriye'nin sınırlı durumdaki nükleer faaliyetlerini Suriye Atom Enerjisi Komisyonu (AECS) yönetiyor. UAEK'ye göre Suriye, dışardan yardım almadığı müddetçe, geniş kapsamlı bir nükleer programı yürütme kapasitesine sahip değil. UAEK, yaptığı tetkikler sonucunda ülkenin tek araştırma reaktörü olan SRR-1'in nükleer silah geliştirmeye elverişli olmadığını açıklamıştı. ABD merkezli Nükleer Anlaşmalar İnisiyatif'inden (NTI) derlenen bilgilere göre, Suriye, UAEK ile 1968 yılında Cenevre’de yaptığı "Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması" çerçevesinde nükleer silah bulundurmayan ülkeler kategorisinde. Şam yönetimi, Ortadoğu'da Nükleerden Arındırılmış Bölge anlaşmasına da destek veriyor. Bununla birlikte Suriye, birtakım uluslararası çevrelerce nükleer silah elde etmeye çalışmakla suçlanıyor. İsrail vurmuştu İsrail savaş uçakları, 2007'de, Şam yönetimi tarafından inşa edildiği öne sürülen El Kibar yakınlarındaki Deyrizor nükleer tesisini bombalamıştı. Olayla ilgili rapor hazırlayan UAEK yetkilileri, Suriye'nin UAEK'ya bildirmeksizin inşa ettiği bu tesiste "büyük ihtimalle"  nükleer faaliyet yürüttüğü sonucuna varmıştı. Yaklaşık 25 MW gücünde olduğu tahmin edilen tesis, Suriye'nin nükleer teknoloji konusundaki durumunun bilinenden daha ilerde olduğu anlamına geliyordu. Raporda, tesisin dizaynından yola çıkılarak, Kuzey Kore'nin gizlice Suriye'nin nükleer programına destek vermiş olabileceğine işaret ediliyordu.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA