18 Eylül 2020
  • Lefkoşa35°C
  • Mağusa36°C
  • Girne34°C
  • Güzelyurt35°C
  • İskele36°C
  • İstanbul27°C
  • Ankara30°C

TÜRKİYE – YUNANİSTAN SAVAŞI ÇIKAR MI?

Taner Ulutas yazdı:Türkiye – Yunanistan savaşı çıkar mı?

Türkiye – Yunanistan savaşı çıkar mı?

14 Ağustos 2020 Cuma 08:08

Akdenizde sular ısındı. Türk donanması Akdeniz’e inerken, Yunan donanması da karşı cephe oluşturmak için o da Ege’de mevzi aldı. Devre’ye Fransa, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail girerek Yunanistan’ın yanındayız mesajı verdi. Tabi bunların yanısıra ABD ve AB’da Yunanistan’a destek vererek haktan hukuktan bahsetti.

Yalnız birileri hak derken Hakkı dayıyı da sinirden öldürmemeleri gerekirdi. Bakın bir defa ülkelerin kıta sahanlığı, Adaların ise münhasır alanları var. Kıta sahanlıkları her zaman bu münhasır alanların üstünde yer alır. Türkiye’ye birçok alanda çoğumuz eleştiri getiririz. TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı zaman zaman tabiri caizse yerden yere vururuz. Ama bu defa Türkiye ve Erdoğan haklıdır be kardeşim.

Neden haklı derseniz, Türkiye’nin Akdeniz’deki kıyı şeridi 1577 km.’dir.  Türkiye'nin adalar dahil sahip olduğu kıyı şeridi 8333 km'dir. Bunun %18.77'si Karadeniz, %13.56'sı Marmara Denizi, %29.64'ü Ege Denizi ve %19.94'ü Akdeniz'de bulunmaktadır. Bu nedenle Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’nin Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgeleri var. Bunu ilan etme hakkı da mevcut.

Haa, bu noktada Türkiye’nin hatası yokmu? Elbete var. Örneğin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgesi ilanı konusunda geç kalması, zamanında ilan etmemesi hataydı. Bundan faydalanan, AB sürekli olarak Kıta Sahanlığı haritaları yayınlayarak, Yunanistan’ın kıta sahanlığını ve Adalarının münhasır bölgesini buna dahil etti. Ve tüm resmi dokümanlarında Türk Kıta Sahanlığını kısıtlı olarak yayınladı. Bir başka deyişle, Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip Türkiye’yi, Ege ve Akdeniz’deki kıyılarında dar bir alana hapsetmeye çalıştı.  

Türkiye’nin kıta sahanlığını ilan etmesi konusunda geç kalmasından istifade eden Güney Kıbrıs, Meis Adasını gerekçe göstererek, Mısır, Lübnan ve İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması imzalayarak, Türk Kıta Sahanlığını yok saydı ve sürekli ihlal etti.

ABD ülke yönetiminde söz sahibi olan şirketleri için Akdeniz havzasındaki gaz ve petrol yataklarna sahip olmaya çalışıyor. Keza Fransa ve İtalya gibi AB ülkeleri de bu nedenle Türkiye’ye karşı bir cephe oluşturmaya çalışıyor. ABD silah ile terbiye edemediği ülkeleri para ile terbiye etmeye çalışır. Gezi olaylarında bunu gördük. Şimdi de son günlerde gelişen olaylarda da para ile terbiye etme çalışmalarının sürdüğünü gözlemledik.

Çin’in, ipek yolunu bölgeden geçirme çalışması ve buralarda nüfusunu artırmaya yönelik çalışmaları bunun ile ilgili olarak, Ortadoğu’ya başlattığı ekonomik yardımlar, ABD’yi rahatsız etti. Çin’e yakınlaşan Katar’ı, İran’ı ve en sonda Lübnan’ı hedef tahtası yaptı. Çin’den füze sistemleri almaya çalışan Türkiye’nin başına zamanında Kobani olaylarını musallat ettiği gibi, şimdi de bu ülkelerin başına çeşitli vesileler ile birşeyleri musallat etti.

Irak, Çin ile 500 milyar dolarlık ticaret hacmi konusunda anlaşma imzalamıştı. İmzanın ardından olaylar çıktı ve Irak Başbakanı istifa ettirildi.  Ve derken, İsrail ile sınır ihtilafı olan, ekonomik sıkıntı içerisine girdiği için para bulmak ve borçlanmak için IMF ile görüşen Lübnan hükümetine pandemi döneminde elini uzatan Çin’in, ekonomik desteği sonrasında, birden  Beyrut'taki limanda, 6 yıldır bir depoda  muhafaza edilen ve istihbarat örgütlerine bakın sizi bekliyorum gelin beni patlatın diyen 2750 ton amonyum nitrat atom bombasını andıran görüntüler ile büyük bir gürültüyle patladı.

Kısacası şeytan azapta gezer misali bölge patlamaya hazır bir barut deposuna döndürüldü. Dünyanın bir ucundan gelerek, denizlerimizdeki servete göz koyan ABD, Fransa gibi sömürgeci ülkeleri içinde barındıran AB ve döndürek Araplar ile ABD’nin Ortadoğu’daki karakolu konumundaki İsrail, Türkiye’ye karşı cephe açtı. AB, Türkiye’ye, en uzun kıyı şeridi falan anlamam, sen Kara devleti olacaksın ve kıyılardan öteye gidemiyeceksin tafrası yapıyor.

Güney, Mısır ile anlaşma imzalarken, Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip Türkiye’nin, Libya ile yaptığı anlaşmaya geçersiz diyebiliyor. Kıta sahanlığı olmayan Ege’deki Adaların karasularını 12 mile çıkartmaya çalışan 1.50 boyundaki Yunanistan, 1.95 metre boyundaki Türkiye’ye kıyılarından çıktığın anda seni vururum. Ordum alarmda, deniz gücüm denizde hazır bekliyor dikkatli ol diyor.

Tabi Türkiye’de boş durmayarak, bekliyorum ve ben gerekeni yapmaya devam edeceğim demekten de vaz geçmiyor. Barut fıçısına dönen bölgenin karışmasına sanırım bir kıvılcım yeter. Türkiye-Yunanistan kol güreşi yaparken, bir savaş çıkarmı diye düşünenlere ben bir savaş çıkmaz derim. Yunanistan’ın çıkardığı kuru gürültüden sonra biz diyalog ile sorunu çözmek isteriz. Savaş istemiyoruz. Buna karşıyız demesi sanırım öngörümüzü doğrular niteliktedir.

Bölgede meydana gelebilecek bir savaş, birçok ülkenin ekonomisini yerle bir eder.Özellikle Yunanistan ve Türkiye’nin ekonomileri büyük darbe alır. Tabi Türkiye ekonomisinin alacağı darbe nedeniyle, kara devletine dönüştürülmeyi ve onlarca hatta yüzlerce yıl sürmesi muhtemel olan kıyılarına hapsedilmeyi, en önemlisi kıta sahanlığındaki zenginlikten vazgeçmesi sanırım düşünülmez.

Bence savaş olmaz ama Türkiye’de haklı olduğu bir konumda, hakkını da kimselere yedirmez. Haklı olduğu bir noktada dolar ile terbiye edilmek istenmesine de kolay kolay tamam demez kanaatindeyim.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA