21 Kasım 2018
  • Lefkoşa17°C
  • Mağusa18°C
  • Girne18°C
  • Güzelyurt14°C
  • İskele18°C
  • İstanbul15°C
  • Ankara12°C

TEK HAYALLERİ SICAK VE GÜVENLİ BİR YUVA

Tek hayalleri sıcak ve güvenli bir yuva

22 Şubat 2014 Cumartesi 10:22

GAZZE Gazze'de selden zarar gören ailelerin bazıları yaşamlarını naylon çadırlarda sürdürüyor. Onlardan biri olan Bişavi ailesi, sıcak ve güvenli bir yuvaya sahip olmayı hayal ediyor.   Belinden rahatsız olduğu için çalışamayan ve yardımlarla geçindiklerini dile getiren ailenin reisi Lutfi el-Bişavi, çektikleri sıkıntıları AA muhabirine şöyle anlattı: "Gece yarısı uyuduğumuz sırada sel hadisesi meydana geldi. Hiç birimiz ne olduğunu anlamadık. Herşey 15 dakika içinde olup bitti, eşimi ve çocuklarımı zor kurtardım."  "Çadırda yaşamak çok zor, sürekli korku içindeyiz" diyen anne Rana, çadırlarının yağmura dayanamayacağına dikkati çekerek  "Daha kışın başındayız, bu çadır yağmura dayanmaz. Suyumuz, elektriğimiz, yatağımız ve giyecek kışlık elbisemiz yok. Çocuklarım sokakta kaldı. Bu dünyada tek dileğim var, o da içinde güvende olabileceğimiz sıcak yuvaya sahip olmak" ifadesini kullanıyor. Mum ışığında ıslanmış kitaplarını okumaya çalışan evin en büyük kız çocuğu Hale ise "Bu çadır sıcak değil, çok üşüyoruz. Ben ve kardeşlerim gece çadıra yılan girmesinden ve köpeklerden korkuyoruz. Tek isteğim ailemle birlikte başımızı sokabileceğimiz bir yuvamızın olması" diyor. Gazze'de yürekleri sızlatan dram Şiddetli yağış ve fırtınanın etkisi altında kalan Gazze'de yürekleri sızlatan dramatik olaylar yaşanıyor. Sel ve fırtına Gazzelilerin sadece evlerine zarar vermedi, geçim kaynaklarını da ellerinden aldı. Farac Lutfi de Gazze'de doğal afetten çok yönlü olarak zarar görenlerden biri... Evi ve tek geçim kaynağı atı sular altında kalan Farac Lutfi, AA ekibine üzüntüsünü dile getirerek, "Şimdi ben ne için ağlayayım, evim, eşyalarım için mi yoksa ekmek teknem olan atım için mi? Arabalar çıktığından beri atlı arabalara çok fazla ihtiyaç kalmadı. Buna rağmen çalışıyordum ancak şimdi atımı da kaybettim" diyor. "Yaşananlar  göç hikayelerini hatırlatıyor" Sığınma merkezine dönüştürülen okullardan birinde kalan Fatıma Ebu Reyale (50), evinin sular altında kaldığını, kendisinin ise bir kayıkla kurtarıldığını dile getirerek, "Yaşananlar, babamın anlattığı göç hikayelerini hatırlatıyor" dedi.  Ailesinin, 1948’de "siyonist çeteler" tarafından Gazze’deki Hamame köyünden çıkarıldığını anlatan Ebu Reyale, “60 sene öncesine döndük. Sanki göç her dönem ve her mekanda Filistinlilerin kaderi. Sanki seneler önce babalarımızın, dedelerimizin yaşadıklarının aynısını yaşıyoruz. Evimi, eşyalarımı her şeyimi bırakmak zorunda kaldım ancak canımı kurtarabildim” ifadesini kullandı. Evini 3 sene önce büyük zorluklarla inşa ettiğini söyleyen Ebu Reyale, “70 metrekarelik evimin inşasını hayırseverlerin yardımlarıyla tamamladım. Daha önce oturduğumuz evde birçok sorun yaşamıştık. Eşimin kanser hastası olması nedeniyle kirayı da ödeyemiyorduk” diye konuştu. "Gerçek felaketle karşı karşıyayız, kabus gibi" Sel ve su baskınlarında 2 katlı evi su altında kalan ve arabasını kaybeden Muhammed Berekat (57) ise yaşadıklarının kendisine 1948’de göç ettirildiklerinde kamplarda geçirdiği çocukluğunu hatırlattığını belirterek, şunları söyledi: "İsrail savaşlarının yaşattıklarının dışında şu anki durumdan daha zorunu yaşamadım. Bugün insani gerçek felaketle karşı karşıyayız. Kabus gibi. Resmi evraklarımızı, kimliklerimizi, eşyalarımızı, evlerimizi, herşeyimizi kaybettik. Hava şartları nedeniyle mağdurlar, okullarda toplanmak zorunda kaldı. Bize burada yemek de veriyorlar. Bunların hepsi kendimi sığınmacı gibi hissetmeme neden oluyor.”  Şiddetli soğuk ve ısınacak elbise bulamadığı için 2 aylık çocuğunu düşüren sığınma merkezinin bir diğer odasındaki Semahir İdris, son yaşadıklarının İsrail'in saldırı düzenlediği 2008-2010 yıllarını hatırlattığını vurguladı. Kendisinde korku ve panik gibi psikolojik rahatsızlıklar bırakan o yılları unutmaya çalıştığını anlatan İdris, eşinin işsiz olduğunu, akrabalarının da su baskınlarından etkilendiğini ve bu nedenle nereye gideceklerini bilmediklerini ifade etti. 5 saat yağmur sularıyla mücadele ettikten sonra sivil savunma ekipleri tarafından kurtarılarak sığınma merkezine getirilen 50 yaşındaki Ziyad el-Velid ise "Eşyalarımın tümü ıslandı. Hiçbiri kullanılacak halde değil. Hastayım da... Hepsini yeniden nasıl temin ederim bilmiyorum" sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.   Gazze'de şiddetli fırtına ve yağışın neden olduğu sel ve su baskınlarında 2 kişi ölmüş, olaydan etkilenen 108 kişi sağlık kuruluşlarına müracaat etmişti.  Sosyal İşler Bakanı Müsteşarı Mustafa es-Savvaf da olumsuz hava koşulları nedeniyle 5 bin 246 Filistinlinin evsiz kaldığını ve sığınma merkezlerine götürüldüğünü kaydetmişti. İsrail devleti kurulmadan önce 1948’de de “Siyonist çetelerin” katliamlarından kaçan yüz binlerce Filistinli, evlerini, köylerini, kasabalarını terk etmek zorunda kalmıştı. Gazze'den Türkiye'ye teşekkür Gazze Belediye Başkanı Refik Mekki, şiddetli yağış ve fırtınadan büyük zarar gören bölgeye gönderdiği yardımlardan dolayı Türkiye ve Katar'a teşekkür ederek, "Gazze'de yaşanan mevcut durumu hafifletmek ve yardımların ulaşması için Türkiye ve Katar ile iletişim halindeyiz" dedi.  Mekki, olumsuz hava şartlarından en çok etkilenen Nefek bölgesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, "Yerleşim birimleri ve tarım arazilerinde ağır hasarlar meydana geldi. Şu anda, vatandaşların evlerinden rahatça çıkabilmesi için biriken sel sularını tahliye etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Sivil savunma ekipleri ve insani yardım kurumlarının da bölgeyi etkisi altına alan şiddetli yağış ve fırtınadan etkilendiğini belirten Mekki, 5 gün içinde suların tahliye edilebileceğini söyleyerek, sel sularının bir yandan Akdeniz'e diğer yandan da belediye tarafından açılan havuzlara aktarılmaya çalışıldığını ifade etti. Havuzların açıldığı bölgelerde altyapıyı güçlendirmek için de çalışmalara başladıklarını kaydeden Mekki, "Benzer durumların tekrarlanması halinde önlem olması amacıyla imkanımız el verdiği ölçüde ekipmanlar hazırlıyoruz" dedi.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA