11 Aralık 2018
  • Lefkoşa15°C
  • Mağusa16°C
  • Girne18°C
  • Güzelyurt13°C
  • İskele16°C
  • İstanbul8°C
  • Ankara4°C

TANER ULUTAŞ'TAN MESAJINIZ VAR!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

21 Kasım 2018 Çarşamba 08:00

Sn. Filiz Besim, Sağlık Bakanı olarak eğri giden gemiyi düzeltmek için çaba sarf ettiğinizi görüyoruz. Ama Sağlık isimli geminin su alan kısımlarında bazı çürüklerin tamir edilmemesi nedeniyle geminin su almaya devam ettiği görülüyor. .olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi sağlıktır.. Ancak ona gerekli önemi verimiyoruz. Düşünün Çocuk hakları gününde 10 yaşında bir çocuk göğsü sıkıştığı ve nefes alamadığı için Girne Akçiçek Hastanesine götürülüyor. Bu çocuğun kalp veya daha başka sorunları olabilir. Ve kritik dakikada siz ona doktor yok diyorsunuz. Babaya da kendi araban ile onu Lefkoşa'ya götür diyorsunuz. Peki Ambulansın lastiği mi patladı? Lefkoşa Acilinde çocuğa doktorlar anında müdahale etti. Da Akçiçek hastanesindekiler güzellik uykularına kıyamadılar mı? O gec 4 hastanın Lefkoşa Acil’e gönderilmesi sanırım halının altına süpürülecek cinsten olaylar değildir.  Sn. Bakan, kalemin ucu kırılmışsa ve bazı doktorları silemiyorsanız karalayacaksınız. Bu konuda eleştiri getirenleri düşman olarak görebilirsiniz. Ama onlar kör nişancıdır. Ancak dost gördüğünüz o Hipokrat yeminini unutan doktorlar sizi  nereden vuracağını iyi biliyor. Eh bu noktada karavana da atmıyorlar.

**

Sn. Ayşegül Baybars, İçişleri Bakanı olarak hazırlattığınız ve Mağusa, Yeniboğaziçi ile İskele’yi kapsayan emirname taslağı sanırım başınıza bela oldu. Emirnameler belki sizin de belirttiğiniz gibi kültürel tarihi ve doğal mirası koruma açısından iyi olabilir. Ancak geçtiğimiz yıllarda, bir gecede değiştirilen emirnameler ile Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların ve Milletvekilleri ile torpilli kişilerin arazilerinin 10 bin Stg.’den 500 bin Stg.’ye çıkartıldığının, 7 kat izinlerin emirname ile 10 kata çıkartıldıktan sonra beşe katlanan arsalarının sattıktan sonra o emirnamelerin değiştirildiğinin canlı tanıklarıyız. Peki siz Emirname yerine İmar planı ile uğraşsanız ve sonrada imar yasası çıkartsanız daha doğru olmaz mı? Ada toprağı değerlidir. Az olduğu için dikey büyüme düşünülebilir. Ama tüm bunlar imar yasası ile yapılsa daha doğru olmaz mı? Sn. Bakan,  geçmişe bakarken, bazı siyasilerimizi inanın çözemedim. Emirnamelere sığınarak, yaptıkları ile uzaktan mı adamlar, adamlıktan mı uzaklar inan bana çök bilinmeyenli denklem gibi geldiler.

**

Sn. Türkmen Yiğitcan,  Şehir Planlama Dairesi Müdürü olarak, Mağusa, Yeniboğaziçi ve İskele’yi kapsayacak emirnamenin görüşüldüğü toplantıda, Mete Boyacı’ya yönelik sarf ettiğiniz söz ortalığı gerdi.  Yıllarca hükümet kurup hükümet bozan bir ailenin mensubu" sözleriniz, çam ağaçlarının oluşturduğu ormanı yerle bir ederken, Meltem şeklinde esen rüzgârın bir anda Karayel’e dönüşmesine neden oldu. Sn. Yiğitcan, Unutma insan paranın sahtesini yapar, parada insanın. Ancak koltuk özgüveni de buların dışında bürokratın papağanını.

**

Sn. Ahmet Çaluda BRT’de katıldığın sabah programında, ağzını açtın, yumdun gözünü ve sendika ile sendikacılara salvo atışlar yaptın. Bu ülkede Sendikacılığın artık parti sendikacılığına dönüştüğünü dile getirirken, bazı sendika yetkililerinin bazı partilerin MYK’sından direktif alarak hareket ettiğini dile getirdin. KTAMS ve Kamu-Sen’e yüklenirken 11 bin aidatın Maliyede kesilen maaşlar nedeniyle kasalarına gittiğini ancak hiçbirşey yapamayan sendikaların bu para ile ne yaptığını sordun. 62 sendikanın birçoğunun işe yaramadığını söylerken 20 kişinin bir araya gelerek sendika kurduğunu belirttin. Başkan mantar gibi yerden biten sendikalar kavun değil ki koklayasın. Portakalı soymadan içinin iyi olup olmadığını anlayamazsın. Bir köhün portakalı soyduk ama dörtte üçünün içi çürük çıktı.

**

Sn. Barış Mamalı, sosyal medyadaki paylaşımınızda %85’i Rum Mülkü olan Karpaz Topraklarında, Türk ve İsrail Menşeili şirketler, hükümetle inşaat kavgası yapıyor. Çözümsüzlüğe devam diyorsun. Sn. Mamalı, ganimetin devam ettiği bir ülkede, Ananın emri, demiri kesiyorsa orada hükümetin sözü değil şirketlerin sözü geçer. Kuzey Sahil Şeridi İsrail, biraz daha gerisi Rus’un, dağ kısmı İngiliz’in oldu. Yakında Kuzey Sahil Şeridinden başlayan bir ‘Filistin’e dönüştürülme harekatı başlarsa, hepimiz Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu göreceğiz.

**,

Sn. Mete Boyacı,  Şehir Planlama Dairesi Müdürü Türkmen Yiğitcan’ın size yönelik sarf ettiği ve  geri tepmesiz top ile gönderdiği, patavatsız mermi fena patladı. Siz yıllarca hükümet kurup, hükümet bozan bir ailenin mensubusunuz’ içerikli bomba, bir anda salonu tuz ile buz etti. Rahmetli babanız, Özer Boyacı’nın, siyaseti bıraktık, kendiişlerini düşünmekten başka hiçbir düşüncesi olmadığını bilmeyen Müdürün gafı, sanırım sizi de sinir ve öfke küpüne döndürdü. Sn. Boyacı, sizin makam ve mevki sahibi bir bürokrata yönelik bu yöndeki tepkiniz ve çıkışınız, bir cesurun bakışının ve sözlerinin, bir korkağın kılıcından daha keskin olduğunu göstertti.

**

Sn. Hamza Ersan Saner, yaptığınız konuşmada Mağusa – Yeniboğaziçi- İskele bölgelerini kapsayan emirname dışında tüm emirnamelere karşı olduğunuzu belirttiniz. Bu yönde yapılacak emirname yerine imar planı ile buna bağlı olarak İmar Yasasının çıkartılması gerektiğini dile getirdiniz. Bence çok doğru bir yaklaşım sergilediniz. Ancak iktidarda iktidarsızlık yaşayanlar, bir muhalefet partisi Milletvekilinin doğru yaptığı öneriyi dikkate alacaklarını tahmin etmiyorum. Be be ama hep bitti de onların dediğini mi yapacağız diyerek sanırım tam tersi bir karar üretmeye çalışacaklar. Sn. Saner, ben bu siyasilere inanın kızmıyorum. Ben tüm yaşananlara karşın, hala daha gölgelerinin bunları takip etmesine kızıyorum.

**

Sn. Asım Vehbi, yaptığınız açıklamada, YÖK’ün sınavına giren öğrencilerle yapmış olduğumuz bir anket sonrasında, doğru teşhisi koyup doğru çalışmaları yapmalıyız diyorsunuz. Hep söyledim, KKTC’de Yükseköğretim bir bakanlık olmalı, bir devlet politikası oluşturulup istikrarla uygulanmalı. Aksi takdirde ciddi sorunlar yaşayacağız, artık deniz bitti dediniz.  Vallahi bu sözlerin altına imzamı atar mührümü de basarım. Fransa İmparatoru Napolyon gibi sürekli para, para, para diyenler denizin bittiğini ve geminin mercan kayalıklarına geldiğini görecekler. Eğitim Adası diyerek çıktığımız bu yolda 3 K yani Kara Para, Kadın Ticareti ve Kumar Adası olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyoruz. Sn. Vehbi, önceden türlü türlü, Ruh Halimiz vardı. Bu Aralar bizi yönettiğini zanneden efendiler sayesinde ne ruhumuz nede hali kaldı.

**

Sn. Güven Bengihansanırım Mohaç Meydan Muharebesinin yerini ‘Sendika Savaşları ‘ yer alacak. Hür – İş Başkanı Çaluda’nın iddialarına sanırım bir cevap vereceksiniz. Çaluda bu ülkede sendika kalmadı. 20 kişi toplanıp bir sendika kuruyor. KTAMS ve Kamu-Sen üyelerinin toplamı 5000 bini geçmez. Sendika üyelerinizin Maliyeye yatırdıkları aidat sonrasında kasanıza 11 bin çek girdiğini ve hiçbir harcama yapmamanıza karşın bu paranın ne olduğunu sordu. 62 sendikanın artık denetlenmesi ve kontrol altına alınması gerektiğine de vurgu yaptı. Ne dersiniz? Sn. Bengihan, buraları, kriz, geçim sıkıntısı ve ödenmeyecek denilen hayat pahalılığı ile ilgili bir telaş sarmış gidiyor. Batıda Yıl Başı ve hayat standartlarını daha kaliteli bir yerlere taşıma, Doğuda yani bizim buralarda da yaşama ve kim daha uzağa işeyecek telaşı.

**

Sn. Zorlu Töre, Meclis Başkan Yardımcısı olarak yaptığınız açıklamada, ne federasyonu be arkadaşlar. Gavur ile yaşamak neyin nesi oluyor imasında bulunarak KKTC sonsuza dek yaşatılacaktır ifadesinde bulundunuz. Aliyaba benim Töre’lere bağlı, Zorlu geçen nişan, düğün ve cenaze kaçırtmayan. Vatan, Millet Sakarya, Nurlu Ufuklar kitabı yazarı sevgili ovlucuğum Zorlu’nun yerinde bende olsam dünya batana kadar değil, kainat yok olana kadar ‘For Ever ‘ derdim diyor. Sn. Töre, hayat biz garibanlara yeşil ışığı hiç yakmadı.Gerçi bizde kırmızıda hiç durmadık. Ama yeşil ışık hep size yanarken, kırmızının neden yanmadığını da doğrusu merak ettik. Ne dersiniz?

**

Sn. Sadık Gardiyanoğlu, Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın hükümeti bozmam. UBP ile hükümet kurmam açıklaması sonrasında yeniden gündeme getirilen onlarla bir kahve içmem sözüne atıfta bulunarak, Marazdan ölüyoruk.Yıkıldık, Perişan olduk. UBP’yi üzen son noktaymış.Biz cevabımızı zaten vermiştik.Tekrar hatırlatalım. “Bizimle kahve içmeyenlerle, bizde kahve içmeyiz”.Demiştik zaten sözleriniz sosyal medyada müthiş bir patlama yaptı. Ne kahve nede kahvenin fincanı kaldı. Sevgili Sadık, vallahi ‘Trip Atmak’ kıza, gönül almak erkeğe yakışır. Siz yakışanı zaten yapmışsınız. Bu noktada ‘No Coment’

**

Sn. Ercan Hoşkara sosyal medyadaki paylaşımınızda şu "kazanılmış hak" meselesi beni hep düşündürmüştür. Neden hep kazananların hakkı savunulur da bugüne kadar hiç kazanamayanların hakkı savunulmaz? Hakkı hiç olmadığı halde bir kere kazanmış olması yeterli olur ama hakkı olduğu halde yıllarca o hakkı almadıysa kazanmadığı için o hak savunulmaz. Ben mesela, bugüne kadar hep kaybedenlerin haklarının korunduğu bir imar planı yapılmasını istiyorum. Çok şey mi istiyorum? Evet çok şey istiyorum. Bünye kaldırmaz biliyorum, ama ben yine de istiyorum dedin. Sn. Hoşkara, biliyorsun dünya güçlülerin dünyasıdır. Bu nedenle buralarda da güçlü olanların sözü geçer. Hak diyenler yaptıkları ile Hakkı dayıyı rahmetli ettiler. Adalet diye sözlerine başlayanlar, sinir ve öfke krizine giren Adalet ablayı mevta yaptılar. Adil düzen ve paylaşım diyenler ise Adil amcayı yoğun bakıma yolladılar. Haaa Umut fakirin ekmeği diyerek bekleyenler, bisikleti ile yolda giderken otobüsün altında kalan ‘Zavallı Umutçuğun’ kırılmadık kemiklerini arayıp durdular.

**

Fıkra

Yakalarsam benimsin

Adamın biri zayıflama merkezine gitmiş.

Bir kapıda ’10 dakikada 1 kilo’ yazısını görmüş

Ve hemen içeri girmiş. Birde bakmış

çok güzel bir kadın  boynunda 

‘Yakalarsan Seninim’ yazısı var. Adam

Kaçıyor adam kovalıyor. Ama yakalayamıyor ve

Dışarı çıkarak tartılıyor. Ve gerçekten 1 kilo verdiğini

Görüyor. Sonra bir kapı daha görüyor.

’10 dakikada 10 Kilo’ yazıyor. Adam oraya da giriyor.

Karanlık bir oda. İri kıyım hayvan gibi zenci,

boynunda da bir yazı

Yakalarsam benimsin’

**

Günün sözü 2

Düştüğünde yanında olan değil

Kalkman için el uzatan dosttur.

Unutma kötü günde katkısı

Olmayanın

Hissesi yoktur

**

Günün fotosu

gunun-fotosu-106.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA