TANER ULUTAŞ YAZDI... 100 BİN AFGANLI’YA ‘EVET’ DER MİYİZ?
Taner Ulutaş yazdı... 100 bin Afganlı’ya ‘Evet’ der miyiz?

16 Ağustos 2021 Pazartesi 08:40
100 bin Afganlı’ya ‘Evet’ dermiyiz?
Türkiye’de iç savaş olurmu başlıklı bir yazıyı kaleme almıştım. Yazımda malum güçler, yarayı ne kadar kaşırlarsa kaşısınlar bir Türk - ,Kürt çatışmasını başaramayacaklarını belirtmiştim.
Sosyal medyada lafı başka yerinden anlayan, alakaya maydanoz damda gezer takyanoz vur beline kazmayı modundaki kişiler, yazıyı okuyup, anlamadan, kırık dökük cümleler ile bizi tefe koyup çalmaya başladı.
Birkez daha belirteyim, Türkiye’de yarayı ne kadar kaşırlarsa kaşısınlar bir Türk – Kürt çatışması çıkartamazlar. Neden mi? Çünkü İzmir’de İstanbul’da ve benzer büyük şehirlerde komşuluk olayı giderek büyüdü. Aileler kökeni ne isterse olsun, birbirlerine çay ve kahve içmeye dolayısıyla da karışmaya başladı. Özellikle büyük şehirlerde kardeşçe bir yaşam hüküm sürmeye başladı.
Ancak Türk – Kürt çatışması yerine, yabancılar ile Türkler veya Kürtler ile yabancılar arasında çatışma çıkmaz mı? Bal gibi çıkar. Örneğini Ankara’nın Altındağ İlçesine gördük.
18 yaşındaki Emirhan Yalçın'ın, Suriyeli bir grup ile çıkan kavgada, bıçaklanarak öldürülmesi, Ve sonrasında da mahalle sakinlerinin sokağa dökülerek, Yabancı uyrukluların dükkan ve iş yerlerini yağmalaması, yaranın kanadığını ve başa bela olacağını göstertti.
Ankara Altındağ’da yaşanan olay bana Gezi Parkı olaylarını anımsattı. Önce parka yapılması düşünülen garnizonun önlenmesi ile başlayan eylemin, sonrasında nasıl bir takım güçler tarafından kargaşaya ve yağmalanmaya dönüştürüldüğünü hatırlattı.
Eylem ve kargaşa ile yağmalamanın arkasından faiz sihirbazı Goerge Saroz’un devreye girerek,Türkiye ekonomisine darbe vurulmaya çalışıldığına tanık olduk..
KKTC’ye, Türkiye’den gelen ve bir müddet sonra, Kıbrıslı Türklere, sizi Güney’e göndereceğiz. Bir savaş çıkarsa da sizi Rumlar ile denize dökeceğiz diyen azınlık grubun, düşündüklerini, şimdi Suriye’liler, Türkiye’de yapıyor.
Çok değil kısa bir süre önce sosyal medya, Suriye’den göçmen statüsü adı altında gelen bazı grupların, İstanbul’un göbeğinde bayrak açarak, Türkler dışarı demeye başladıklarını gözlemledik. Savaş sonrasında, birçok şehri yaşanacak duruma gelen, yaşlılar, çocuklar, yatırımcı ve sanatkarlar dışında kalıp, ülkelerinde geçimini sağlayacak durumda olanların neden geri gönderilmediği çözümü zor çok bilinmeyenli bir denklem görüntüsü yansıtıyor.
Amerikan’ın, Afganistan’dan çekileceğini, o boşluğu Türk askerinin Afganistan’a giderek dolduracağını, öğrendik. Kabil’in yanısıra Afganistan’ın %90’ını alan çok sayıdaki Taliban gücünün karşısına, az sayıdaki Türk Askerinin neyin karşılığında çıkartılacağını da anlamadık. Türkiye’ye eşleri ve çocukları olmadan, yalnız başlarına gelen Afganlıların, Türk Askeri üniformalı çarşıya çıkmazken, üniformalı olarak çarşıya çıktıklarını inanın hiç anlayamadık.
Yılda 40 milyar dolar harcandığı ileri sürülen Suriyeli göçmenlerden sonra, Afganlılar’a ne kadar para harcanacağını geçtim, ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) benzeri bir yapılaşma için Çanakkale’deki kampta eğitim verilecek olması hangi planın parçası olduğunu ve Kıbrıs’ın bu plan içerisinde olup olmadığını çözemedim..
Neyse biz Türkiye’de ve bölgemizde yaşananların yanı sıra dünyada değiştirilmeye çalışılan sistem ile ilgili yapılanların,’Batmayan Uçak Gemisi’ konumunda olup, stratejik öneme haiz ülkemizi ne kadar etkileyeceğine bakalım.
Özellikle İsrail’in mal bulmuş mağrubi gibi topraklarımızı satın almak için neden saldırdığını, gizliden gizliye satın aldığı toprakların neden tapusunu başkalarının üzerinde yaptırdığını anlamaya çalışalım. Topladıkları toprakların tapularını bazı Avukat ve birlikte iş yaptıkları insanların üzerinde bırakırken, yatırım amaçlı aldıkları bu toprakların neden yıllarca boş tutulduğunu irdeleyelim Filistine yapılan ile benzerlik arzeden bu durum sonrasında İleride Filistin’e dönüştürülürmüyüz diye çarpma, bölme ve toplama yapalım.
Ortadoğu’daki fosil yakıtı hüplemeyi, Akeniz havzasındaki petrolün getirisini ve dünyadaki mevcut sistemi değiştirip, karbon bankası ve dijital dolar ile gelirine gelir katmayı düşünen bir ABD var. Kafkaslardan ve Hazar Denizinden gelen petrolün birleştiği yer olan Yakov’u alması ve Rus’un petrol gelirini önleyerek zayıflatmak istediği için Ermenistan’ı, Azerbaycan üzerine saldırtan, Çin’in İpek yolunu engelleyerek, Rusya’nın Ortadoğu’daki bölgesel hakimiyetini, Çin’in Ortadoğu’ya inmesini önlemek isteyen ABD’nin, sanırım stratejik öneme haiz Kıbrıs ile ilgili mutlaka planları da var. Bizler bu planın neresine oturtulduğumuzu düşünmeliyiz.?
Akdeniz havzasında 20 Trilyon dolar kıymet biçilen petrol için ne oyunlar düşündüğünü, bu oyunlar içerisinde bize ve Türkiye’ye biçilen görevlerin ne olduğunu anlamaya çalışmalıyız.
ABD ile daha düne kadar kedi –köpek pozisyonunda olan Türkiye kısa bir süre önce, ABD ile yeniden kanka oldu. Afganistan’dan çekilecek olan ABD askerlerinin yerine Afganistan’a asker göndermesinin yanı sıra, KKTC’de SİHA VE İHA üssünden sonra bir deniz üssü kurmak istemesi, sanırım Kıbrıs ile ilgili yeni planların olabileceğini gösteriyor.
Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü diyerek şaşıran baldız gibi, Fransız, İsrail üs kurarda niye Türkiye Kurmasın diyenler, Barut fıçısına dönen Kıbrıs’ta, silahlanmanın getirisi ile götürüsünü de sorgulamalıdır.
ABD dışişleri Bakanı Pompei’nin 15 Temmuz kalkınması sonrasında, başarılı olsaydık, bir gecede Lefkoşa’nın Kuzey kesimine girecektik. Başkentsiz kalan bir ülke, ülke olamayacağı için işi bitirecektik sözlerinin üzerinden yıllar geçtikten sonra ABD’nin gözünü yeniden Kıbrıs’a çevirmesini ve ben iki devlet dışında çözüm kabul etmem diyenlere Eylül’de New York’a gelecen. Ve gayri resmi olsada masaya oturacan ‘Guzzum’ demesini de gözden geçirmemiz gerekir
Uzun lafın kısası, ülkeler etrafımızda 5-6 hamlenin bile hesabının yapıldığı satranç oynarken, bizimkiler, kurultay, erken seçim ve koltuğa kim oturacak, hangi parti birinci gelecek ve filan parti kaç milletvekili çıkartacak tavla müsabakasında, atılan zarın getirdiği sayıları oynamaya çalışıyor.
Kim bilir, daha önce 100 bin Suriyeliyi alın diyenler, bu defa 100 bin Afganlı’yı da siz alın diyebilir. Bizim emir eri takımı da emme basma tulumba gibi kafa sallayıp ‘Nevet’ derse şaşmayın.




Büyüyen ve ürküten tehlike: ZorbalıkBir çocuğun okulda kendini güvende hissetmemesi, yalnızca ders başarısını değil, özgüvenini ve sosyal ilişkilerini de etkileyebiliyor.09 Ekim 2026 Cuma 12:41YAŞAM
FiloJet faciası... 6 kişi mahkemede! VDR cihazı kayıtları inelendiPolis, geminin VDR cihazındaki ses kayıtlarını inceledi. 28 Ağustos’ta saat 20.39’da ayak sesi tespit edilirken, cihazın kapatıldığı ve olay günü olan 30 Ağustos’a ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı açıklandı.09 Ekim 2026 Cuma 10:58KIBRIS
El-Sen’in grevi 5. günündeKıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası'nın (El-Sen) grevi beşinci gününde devam ediyor.09 Ekim 2026 Cuma 09:47KIBRIS
UBP’nin yerel seçim komitesinin başına Cemal Bulutoğluları getirildiUBP, 6 Aralık yerel seçimleri için oluşturduğu seçim komitesinin başkanlığına eski Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları'nı getirdi.09 Ekim 2026 Cuma 09:43KIBRIS
DAÜ'de İstihdam tartışması büyüyorDAÜ Rektörlüğü açıklama yaptı ama derse girmeyen yarı-zamanlı "Hocalık yapmayan akademisyenler" konusunda açıklama yapmadı!09 Ekim 2026 Cuma 08:58KIBRIS
DAÜ Rektörlüğü açıklamasında ; DAÜ-SEN "art niyetli"Basında Yer Alan İddialara İlişkin Rektörlük Açıklaması09 Ekim 2026 Cuma 08:48DAÜ - DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
Üstel’den UBP’lilere birlik çağrısı: Kırgınlıklarımızı geride bırakalımUlusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, 6 Aralık’ta yapılacak erken genel seçim öncesinde partililere yönelik açıklama yaparak, geride kalan dönemi değerlendirdi ve yeni seçim sürecine ilişkin mesajlar verdi.09 Ekim 2026 Cuma 08:43KIBRIS
DAÜ’de münhalsiz, sınavsız, akademik kadroya "derse girmeyen" part-time istihdamlarBu istihdamların iki yıldır derse girmediği ve idari kadroda çalıştırıldığı açıklandı. 23 kişi hiç ders vermediği halde idari görevlerde bulundu ve kendilerine ders yükü tanımlanarak ödeme yapıldı08 Ekim 2026 Perşembe 16:54DAÜ - DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
İncirli: “Seçime beş kala bu işleri yaptığınız için insanlar sizi affetmeyecek”“Kamu kaynakları herhangi bir siyasi partinin değil, halkın kaynaklarıdır”08 Ekim 2026 Perşembe 16:36KIBRIS
Res-Bir: Hayatı ucuzlatmak için vergiler ve maliyetler düşürülmeliBayraktar, hayat pahalılığıyla mücadelenin yalnızca maaş artışlarıyla mümkün olmadığını belirterek, temel gıda ürünleri ve enerji üzerindeki vergilerin düşürülmesi, işletmelerin maliyetlerinin azaltılması ve rekabetçi piyasa yapısının oluşturulması çağrıs08 Ekim 2026 Perşembe 16:02KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs










Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.