25 Eylül 2018
  • Lefkoşa22°C
  • Mağusa24°C
  • Girne24°C
  • Güzelyurt20°C
  • İskele24°C
  • İstanbul22°C
  • Ankara17°C

ORTAK ZEMİN GÖZLEMLEDİM

Ortak zemin gözlemledim

22 Şubat 2014 Cumartesi 07:42

CENEVRE  BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi El Ahdar el-İbrahimi, Cenevre'de Suriye rejimi ve muhalefeti arasındaki görüşmelerde taraflar arasında büyük görüş ayrılıkları olduğunu ancak çok küçük de olsa ortak bir zemin gözlemlediğini belirterek, rejim ve muhalefete, görüşmelere üzerinde anlaştıkları ortak bir gündemle 10 Şubat'ta devam edilmesini önerdiğini söyledi. Suriye’de iç savaşa siyasi çözüm arayan ve Özel Temsilci İbrahimi’nin arabuluculuğunda 8 gündür BM Cenevre ofisinde devam eden barış görüşmelerinin ilk turu sona erdi. İbrahimi, ilk turun son görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, görüşmeler kapsamında Suriye rejimi ve muhalefetinin, savaşı sonlandırmak ve ülkelerini kurtarmak için siyasi bir çözüm bulmak amacıyla ilk kez bir araya geldiklerini kaydetti. Taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının devam ettiğine dikkati çeken İbrahimi, "Taraflar arasındaki uçurum hala derin, aksi gibi davranmak yararsız olur. Ancak, tartışmalarımız sırasında çok küçük de olsa ortak bir zemin bulunduğunu gözlemledim, belki de tarafların fark ettiğinden ya da kabul ettiğinden daha fazla" diye konuştu. Görüşmelere, tarafların daha detaylı pozisyonlarını hazırlayabilmeleri için kısa bir ara vereceklerini belirten İbrahimi, "Üzerinde anlaşılmış bir gündemle, 10 Şubat'ta görüşmelere devam etmemizi önerdim. Muhalefet bu tarihi kabul etti. Hükümet ise konuyu önce Şam'a danışmaları gerektiğini söyledi" dedi.“Eğer siyasi irade ve iyi niyet varsa görüşmelerin zeminini oluşturmak için yeterlidir" İbrahimi, görüşmeler süresince tarafların kendisi aracılığıyla iletişime geçtiklerini belirterek, "Zorlu bir başlangıç oldu ancak taraflar aynı odada birlikte oturmaya alıştı. Pozisyonlarını sundular ve birbirlerini dinlediler. Bir tarafın ötekine ait endişeleri ve görüş açısını kabul ettiği anlar yaşandı" dedi. Çok yavaş ilerleme kaydedildiğini ancak tarafların kabul edilebilir bir tavır içinde irtibat kurduklarını ifade eden İbrahimi, "Bu, üzerine bir şeyler inşa edebileceğimiz mütevazı bir başlangıç" diye konuştu. Taraflar arasındaki görüş ayrılıkları sürse de küçük bir ortak zeminin yakalandığını gözlemlediğini aktaran İbrahimi, tarafların ortak görüşe sahip olduğunu düşündüğü noktaları maddeler halinde sıraladı. İbrahimi, her iki tarafın da siyasi çözüm için Cenevre Bildirisi'nin tam anlamıyla uygulanmasını ele almak istediğini, öte yandan tarafların, tam yürütme yetkisi olan bir geçiş yönetiminin kurulması, ulusal diyaloğun sağlanması, anayasanın gözden geçirilmesi ve seçimler gibi konularda anlaşmaya varmaları gerektiğinin farkında olduklarını belirtti. Her iki tarafın da krizin Suriye halkına kabul edilemez acılar çektirdiğini anladığını kaydeden İbrahimi, tarafların, şiddete bir an önce son verilmesi, Suriye'nin geleceğine Suriye halkının karar vermesi, ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı şeffaf ve hesap verebilir bir yönetimin oluşması, insani durumun iyileştirilmesi, güvenliğin sağlanması, aşırıcılığın ve terörün reddedilmesi gibi konularda ortak görüşlere sahip olduğuna dikkati çekti.  "Ümit ediyorum ki, bir dahaki buluşmamızda daha fazla ortak zemin oluşturmaya başlayabiliriz" diyen İbrahimi, "Bu savaşın içinde sıkışmış halde olan Suriyeliler, buradaki çalışmalarımızı çok yavaş bulabilirler, bunu anlıyorum. Ancak, bu savaşa yol açan son derece zor konuları aşmaya çalışıyoruz ve ne yazık ki bu zaman alıyor" ifadesini kullandı. "Ateşkes konusunda taahhüt duymadık" Gazetecilerin sorularını yanıtlayan İbrahimi, görüşmelerdeki izlenimleri ışığında hazırladığı ve tarafları aynı zeminde birleştirdiğini düşündüğü 10 maddeyle ilgili soru üzerine, şunları söyledi:    “Umarım hiç kimse, çözümün çok yakın olduğunu düşündüğüm için şimdi bu 10 noktayı ileri sürdüğümü düşünmüyordur. Benim söylediğim şey şu: Eğer siyasi irade ve iyi niyet varsa, bu çok temel noktalar, görüşmelerin zeminini oluşturmak için yeterlidir.” Sunduğu maddeler arasında ateşkese ilişkin bir maddenin bulunmadığına dikkat çekilmesi ve görüşme sürecinde varil bombalarıyla operasyonların sürdüğünün anımsatılması üzerine İbrahimi, bu konularda görüşmelerde bir ilerleme sağlayamadıklarını kaydetti.   “Ateşkes konusunda çok uzun konuştuk. En azından şu andaki şiddetin düzeyinin düşmesini konuştuk”  diyen İbrahimi, “Şüphesiz, variller gibi ağır silahların kullanılmaması, sivilleri hedef alan tüm eylemlerin son bulması çok önemlidir. Ancak tarafların hiçbirinden şu ana kadar bu konuda bir taahhüt duymadık ” şeklinde konuştu.   Görüşmelere ilişkin Suriye halkındaki beklentilerin anımsatılması ve ilk tur sonunda Suriye halkına mesajının ne olduğunun sorulması üzerine de İbrahimi, şu yanıtı verdi:  “İlerleme sağlayamadık. Bildiğim kadarıyla bu konferans başladığında büyük bir umut vardı. İnsanların şimdiden hayal kırıklığı yaşadıklarını biliyorum. Onlara söyleyebileceğim şu: İşler o kadar kötü bir hal aldı ki buradan bir günde çıkabilmemiz mümkün değil. Ama inanıyorum ki Suriyelilerin ezici çoğunluğu bu korkunç durumun derhal son bulmasını istiyor. Eminim ki dünyada büyük çoğunluk da bunu görmek istiyor.” BM’nin iç savaşın son bulması için elinden gelen tüm çabayı göstereceğini kaydeden İbrahimi, “Ama elinde silah bulunan Suriyeli tarafların da kendi halklarını düşünmesi gerekiyor" dedi.     Suriye Enformasyon Bakanı’nın bu tur ya da gelecek turda herhangi bir ödün vermeyeceklerini açıkladığının anımsatılması ve bunun sürece etkisinin ne olacağının soruması üzerine İbrahimi, "Umarım fikrini değiştirir" demekle yetindi. SMDK Sözcüsü Safi: Rejim Cenevre-1'e dönmek zorunda kaldı Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) sözcüsü Luey Safi, Suriye heyetinin, Cenevre-1 kararlarını kabul etmemek için gösterdiği tüm çabaya rağmen müzakerelere devam etmesinin olumlu gelişme olduğunu belirterek, "Rejim, temel referans olarak Cenevre-1'e dönmek zorunda kaldı. Bu, görüşmeler sırasında kaydedilen tek olumlu gelişme" dedi. Safi, "BM ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi El-Ahdar el-İbrahimi'nin moderatörlüğünde iki heyet geçiş yönetimi ve siyasi meseleleri ele aldı. Birinci turu bitirdik" diye konuştu. İkinci turda Suriye halkının sıkıntılarının son bulması ve geçiş yönetimi gibi konuların ele alınacağını dile getiren Safi, "Muhalefetin, Cenevre-1 kararlarının uygulanması için bir çeşit yürütme mekanizması olarak gördüğü 'geçiş yönetimi olmaksızın' müzakerelerde bir adım dahi ilerleme kaydedilemez. Sadece siyasi, askeri ve güvenlik yetkilerine sahip geçiş yönetimi, Suriye halkının taleplerine cevap verebilir" ifadesini kullandı. Esed rejimini krizi bitirmek için harekete geçmemekle suçlayan Safi, Suriye'de "eşine daha önce rastlanmamış" şekilde uygulanan şiddetin de görüşmeler sırasında masaya yatırıldığını kaydetti. SMDK'nın, rejimin elinde olan ya da olmayan tüm bölgelerden ablukanın kaldırılmasından yana olduğunu vurgulayan Safi, "Rejim bunu kabul etmiyor. İnsanları çaresiz bırakarak evlerinden göçe zorluyor. Bu net bir biçimde insanlık suçudur. Zaten 6 milyon Suriyeli, sığınmacı statüsünde" şeklinde konuştu.  "Rejim, IŞİD'e ait hiçbir askeri bölgeyi ve merkezi hedef almıyor" Şiddetin, başından bu yana rejimin "temel metodu" olduğuna dikkati çeken Safi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyasi çekişmelerden uzak barışçıl şekilde başlayan halk ayaklanmalarına karşı rejim şiddet kullandı. Bu şiddet orduyu da ikiye böldü. Kardeşlerini öldürmek istemeyen şerefli askerler ordudan ayrıldı. Ardından ülkedeki en önemli terör örgütlerinden biri olan Ebu'l-Fadl el-Abbas Tugayı, Suriye halkının her zaman koruduğu 'kutsal yerleri' muhafaza bahanesiyle Sünnilerle savaşmak için ülkeye girdi. Muhalifler IŞİD'in temsil ettiği terörle mücadele ederken, rejim IŞİD'e ait hiçbir askeri bölgeyi ve merkezi hedef almıyor. Bu durum, taraflar arasındaki işbirliğini gösteriyor."  Hapishanelerde 2-3 yaşında çocuklar var Kadın ve çocuklardan başlayarak tüm tutukluların yargılanmadan serbest bırakılmasını talep ettiklerini ancak rejimin olumsuz cevap verdiğini aktaran Safi, hapishanelerde 2-3 yaşlarında çocukların bulunduğunu ve bu konuda uluslararası toplumun tavır koymasını ümit ettiklerini dile getirdi. Muhafeti sorumlu tuttu  Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Cenevre-2  Konferansı'nda ilerleme sağlanamamasından muhalefeti sorumlu tutarak, "Cenevre'deki görüşmelerden hiçbir somut sonuç elde edilemedi. Bunun nedeni, diğer taraftaki (muhalefet) ciddiyetsizlik, bir de ABD'nin toplantıda hakim olmasını istediği gergin ortam" dedi. Hayal kırıklığı yaşadım BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Durumlar Koordinatörü Valerie Amos da Cenevre-2 görüşmelerinde kuşatma altındaki kentlere insani yardımların ulaştırılmasının sağlanamaması nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını bildirdi. Amos yaptığı yazılı açıklamada, Suriye içinde 3 milyondan fazla kişinin, ağır çatışmaların sürdüğü veya kuşatma altındaki bölgelerde yaşadığını ve bu durumun kesinlikle kabul edilemeyeceğini kaydetti. Uluslararası toplumun açlıkla ve insani krizle karşı karşıya bulunan halka yardım ulaştırılmasına imkan tanınması için taraflara çağrı yaptığını belirten Amos, "Fakat bu çağrı bugüne kadar sahada ciddi bir karşılık bulmadı. Bu durum sürdürülemez. Kuşatmalar acilen kaldırılmalı ve konvoyların şehirlere girişi sağlanmalıdır. Bunu engelleyen ve sivilleri korumayanlar uluslararası insancıl hukuku ihlal ediyorlar" ifadelerine yer verdi. Muhabir: Ayhan Şimşek, Muhammed Sekekh Yusuf

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA