17 Ekim 2019
  • Lefkoşa31°C
  • Mağusa30°C
  • Girne30°C
  • Güzelyurt28°C
  • İskele30°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara21°C

MİSYONUNUZ NEDİR SN. ARIKLI ?

Ayşegül Garabli

10 Temmuz 2019 Çarşamba 08:55

YDP Başkanı Erhan Arıklı İstanbul’da katıldığı bir toplantıda konuşma yapmış.

Yapmasına kimsenin itirazı yok.

Sonuçta demokrasiyi savunan biri olarak herkesin fikrini söyleme özgürlüğü olduğunu düşünüyorum.

Ancak konuştuğu şeyler kendi fikri olmadığı gibi Kıbrıs halkının fikri de değil.

O yüzden kurduğu cümlelerin net olması dikkatimi çekti.

Örneğin, Sn. Arıklı  “ 45 yıl sonunda Kıbrıs meselesinde ciddi bir dönüm noktasına gelindi. Federasyon temelli müzakerelerin çöktüğü ilan edildi.” diyor.

Gerçekten merak ettim. Böyle bir şeyi kim ilan etti?

Ben federasyon temelli müzakerelerin çöktüğünün ilan edildiğini ne Kıbrıs Türk’ü adına müzakereleri sürdüren bu ülkenin Cumhurbaşkanı olan Sn. Akıncıdan duydum, ne Sn. Akıncıya yetki veren halktan duydum,  ne de Rum yönetiminden.

Garantörlerden de duymadım.

Ne hikmetse yetkili hiç kimsenin dile getirmediği bu mevzuyu sadece Sn. Özersay ve Sn. Arıklı görev edinmiş.

Ancak bu yetkiyi nerden aldıkları ya da bu cüreti nasıl buldukları hakkında en ufak bir ip ucu yok.

Yine Sn. Arıklı:

“Şimdi yeni şeyler söylemeye hazırlanıyoruz. Söylenecek ve yapılacak yeni şeyler arasında Devletin adını Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak değiştirmek ve yeniden yapılandırmak da var. Önceliğimiz Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanıtmak” diyor.

Bakın ihtimalden söz etmiyor, direkt sonuç bildiriyor.

“Devletin ismini değiştireceğiz” diyor.

İyi de kim hangi sıfatla yapacak bunu?

Bu yetkiyi kim verdi Sn. Arıklı’ya?

Ya da kim adına konuşuyor?

Diğer yandan  devletin adından sadece “Kuzey” kısmını atarak yeni bir devlet kurulacağını mı sanıyor?

Yoksa “Kuzey” kısmını kaldırarak tüm adanın temsiliyetinin bizde olacağını mı düşünüyor?

Ne yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bizi tanımayan dünya , adımızın başından “kuzey kalkınca mı bizi tanıyacak?

Kuzey kalkıp “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olduğu zaman uluslararası hukuka uygun hale mi geleceğiz?

Bu gün bizimle hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan ülkeler ismimizden “Kuzey” kalkınca , ticaret için sıraya mı girecek?

Bu güne kadar bizimle ticaret yapmadıkları için özür mü dileyecekler?

Politika bu kadar sığ olmamalı.

Halk böyle algı operasyonları ile “aptal” yerine koyulmamalı.

Ne halk ne de dünya bunu yutmaz.

Çünkü artık 5 yaşındaki çocuk bile KKTC’nin tanınmamasının isimden değil, uluslararası hukuka uygunsuzluğundan kaynaklandığını biliyor.

Ama zaten bu söylemde bulunanlar da, Sn Arıklı’da bunu çok iyi biliyor.

Amaç bu değil zaten.

Amaç bu olsa , Sn Arıklı konuşmasına

“Tanıtamıyorsak da bu dünyanın sonu değil. Ya Tayvan gibi tanınmadan dünya ile ilişki kurmanın yollarını ararız ya da Monaco veya Nahcivan modellerinde olduğu gibi Dışişlerinde ve Savunmada Türkiye'ye bağlı içerde bağımsız bir ülke olarak yolumuza devam ederiz" diye devam eder miydi?

İşte amaç tam da bu son kısımda saklı.

KKTC’yi Türkiye’ye bağlamak !!!

İsmine ne model denirse densin amaç bu.

Çünkü KKTC zaten içte tamamen bağlanmış durumda, dışta da bağlayarak, Kıbrıslı Türkleri ve seçtiği yöneticilerini devre dışı bırakmak.

 Ama bu zihniyet sadece Kıbrıslı Türklere değil Türkiye halkına da kötülüktür.

Çünkü bu zihniyetin adı şu veya bu model değil, düpedüz ilhaktır.

Bu zihniyet Türkiye’yi uluslar arası hukuk önünde suçlu duruma düşürmektir.

Türkiye emekçilerinin vergilerinin tazminat  olarak Rum halkına ödenmesinin artması demektir.

Türkiye’nin dünya gözünde “işgalci” durumuna düşmesi demektir.

Kıbrıs halkının kimliğinin ve kültürünün yok olması demektir.

Sn. Erhan Arıklı bu hakkı nereden kendisinde buluyor ve kim adına ne sıfatla konuşuyor?

Böyle bir durum, çözüme ihtiyaç duymayan ve anlaşmak istemeyen Rum yönetimin işine gelecektir.

Sn. Arıklı kime hizmet etmeye çalışıyor?

Bu mu Türkiye sevgisi?

Bu mu “KKTC’yi sonsuza kadar yaşatma” yeminleri?

Sn. Arıklı’nın bu kararların kaynağını halka açıklama ve Cumhurbaşkanını devre dışı bırakma saygısızlığından dolayı bu halktan ve seçilmiş Cumhurbaşkanından özür dileme zorunluluğu yok mu?

Ve Sn. Erhan Arıklı’ya sormak istiyorum,

Sizin Cumhurbaşkanınız kim ?

Dile getirdiğiniz bu kararları kim, nerede aldı?

Siz kimin vekilisiniz ve misyonunuz ne?

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.