25 Ekim 2020
  • Lefkoşa31°C
  • Mağusa33°C
  • Girne32°C
  • Güzelyurt29°C
  • İskele33°C
  • İstanbul23°C
  • Ankara21°C

KORONAVİRÜS AŞISI GERÇEKTEN BULUNDU MU? İŞTE ÜLKELERDEN GELEN AÇIKLAMALAR

Koronavirüs aşısı gerçekten bulundu mu? İşte ülkelerden gelen açıklamalar

Koronavirüs aşısı gerçekten bulundu mu? İşte ülkelerden gelen açıklamalar

08 Eylül 2020 Salı 12:30

Salgının Avrupa'da en yoğun görüldüğü ülke İspanya'da yeni eğitim öğretim yılı başladı. Ülkedeki 17 özerk yönetimden 5'inde ders zili bugün çalarken, geri kalan bölgelerde yarından itibaren kademeli olarak yeni eğitim öğretim yılına geçilecek.

Sağlık Bakanı Salvador İlla, Avrupa Birliği'nin (AB) ortak Kovid-19 stratejisi kapsamında 7-9 aşının satın alınacağını ve klinik testlerden geçmesi halinde Oxford Üniversitesinin çalışması olan aşıdan 3 milyon dozun aralık ayında İspanya'ya gelmesinin öngörüldüğünü açıkladı.

Aşı ekim sonu hazır olabilir 

Trump, ABD'nin şu anda Demokratlar'ın yönetiminde olması durumunda, aşı çalışmalarının 2-3 yıla kadar sürebileceğini ileri sürerek, "Ancak biz görebileceğiniz en kısa zamanda aşıya sahip olacağız, bu süre Ekim ayı bile olabilir. Aşı çok güvenli ve etkili olacak ve mümkün olan en kısa zamanda dağıtılacak. Yakın zamanda çok büyük bir sürprizle karşılaşabilirsiniz." diye konuştu.

'Aşının yolu uzun, maske-mesafe-hijyene tam uyum şart' uyarısı 

Kovid-19 ile mücadele sürecinde yürütülen aşı çalışmalarının etkinliğinin tespit edilmesi, tedarik ve uygulama süreçlerinin uzun zaman alabileceği, bun nedenle maske-mesafe-hijyen kuralına tam uyum gösterilmesi gerektiği belirtildi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Tıbbi Viroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Şahiner, AA muhabirine aşı çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada, aşının etkinliğinin yanı sıra kaç doz uygulanacağının belirlenmesinin de önemli olduğunu söyledi.

Aşısı bulunan birçok hastalık için bile tekrarlayan aşı dozlarına gereksinim duyulduğuna işaret eden Şahiner, etkenin türüne ve aşının tipine göre belirli aralıklarla tekrarlayan dozlar uygulanarak aşıya karşı vücudun bağışıklık tepkisinin pekiştirildiğini anlattı. Şahiner, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geliştirilecek aşıda tercih edilen vektöre veya antijenin sunum şekline göre aşının uyaracağı bağışıklık tepkisinin beklenene göre daha düşük olması da söz konusu olabilir. Ayrıca daha önceki koronavirüs aşı çalışmalarının düşük etkinliği de söz konusu olduğunda araştırmacıların önünde daha birçok büyük engel var.

Salgın kontrolünün en önemli ayaklarından biri olan güvenli ve etkili bir aşının geliştirilmesi için mevcut çalışmaların tamamlanması belirli bir zaman alacağı gibi, tedarik ve uygulama süreçleri için de ayrıca ek sürelere ihtiyaç duyulacak. Tüm bu karmaşaya ikinci veya üçüncü güçlendirici ek dozların gerekliliği gibi bir parametre daha eklendiğinde aşı tedarik süreci ve aşıya erişim zamanı daha da uzayacak."

Şahiner, "Her ne kadar ikinci enfeksiyonlar çok daha hafif geçirilse de bu kişiler enfeksiyonun yayılımında rol oynayabilir ve bu kişilerden virüsü kapan ve altta yatan hastalığı olan riskli kişilerde enfeksiyon bildiğimiz gibi şiddetli seyredebilir." diye konuştu.

Aşının yolunun uzun, maske-mesafe-hijyene tam uyumun gerekli olduğuna dikkati çeken Şahiner, "Aşı geliştirilecek mi, toplumsal bağışıklık olacak mı, mutasyon olur mu gibi konulara odaklanmak yerine bir süre daha şu an için elimizdeki en önemli silahlar olan mesafe ve maske kullanımı, kalabalık, kapalı alanlarda bulunmaktan kaçınma ve diğer insanların haklarına saygı içerisinde yaşamaya özen göstermemiz gerekiyor. Öte yandan el yıkamak maske ve mesafe ile eşdeğer değildir.

Dakikalarca ve saatlerce muhabbet edip birbirimizin eline kolonya dökerek bu virüsten kurtulamayız. Bu nedenle maske, fiziksel mesafe ve el hijyeni birlikte yapılmalı." sözlerine yer verdi.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA