22 Ekim 2018
  • Lefkoşa26°C
  • Mağusa26°C
  • Girne27°C
  • Güzelyurt24°C
  • İskele26°C
  • İstanbul19°C
  • Ankara18°C

KARDİYOLOJİ'DE ÇOK ÖNEMLİ BAŞARI HİKAYESİ

Geçmişte devlet hastanesinde yapılamayan bir çok operasyon artık sevk gerektirmeden hastanede yapılıyor.

Kardiyoloji'de çok önemli başarı hikayesi

24 Eylül 2018 Pazartesi 18:30

Sağlığın Amiral gemisi konumunda olan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde Kardiyoloji Bölümü, kendi kendine yetebilme noktasında ciddi bir yol kat etti. Geçmişte devlet hastanesinde yapılamayan bir çok operasyon artık sevk gerektirmeden hastanede yapılıyor.

 

KARDİYOLOJİDE BAŞARI HİKAYESİ
Hastalar artık sevk edilmiyor

 

SEVKLER BİTTİ: Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü sağlık alanında özel hastanelere bağımlı bir yapının dışına çıkarak devlet hastanesinin kendi kendine yetebilirliği üzerine bir yapı yarattı. Kardiyoloji bölümü doktorları çok özel durumlar dışında sevk yapmadan hastaya müdahale edebilecek altyapı ve donanıma sahip

 

OPERASYONLAR ARTIK HASTANEDE: Elektro-fibroloji ve ablasyon operasyonlarının yapılan sevklerin en büyük kısmını oluşturduğunu kaydeden Dr. Eser Varış ve Dr. Hasan Feray, hastane bünyesinde çalışan Doç. Dr. Osman Beton’un bu noktada hastanenin göz bebeği olduğunu söyledi. Beton’un ekibe katılmasıyla bu operasyonların hastanede yapıldığını belirtti

 

BETON GELDİKTEN SONRA EKİP GÜÇLENDİ: Lefkoşa Devlet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları, Doç. Dr. Osman Beton’un bu ülkeye ve hastaneye kazandırılmasını çok önemsiyor. Beton’un özele sevk nedeni olan iki konuda iyi yetişmiş bir eleman olduğu üzerinde duran doktorlar sevklerin çoğunun Beton’un hastaneye gelmesinden sonra azaldığı görüşünde

 

HK Ajans

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ülkede bir çok şeyin aksine kendisine yetebilecek gelişmelere sahne oluyor. Bir yıl öncesinde istifalarla gündeme gelen kardiyoloji bölümünde bugün artık neredeyse her türlü operasyon yapılıyor. Bölümde oluşan ekip kardiyoloji temelli vakalarla ilgili çözüm üretme noktasında sevke ihtiyaç duymadan hastane içerisinde çözümler üretebiliyor.

Sağlık alanında özel hastanelere bağımlı bir yapının dışına çıkarak devlet hastanesinin kendi kendine yetebilirliği üzerine bir yapı tasarlayan Kardiyoloji bölümü doktorları çok özel durumlar dışında sevk yapmadan hastaya müdahale edebilecek duruma geldi.

Haber Kıbrıs’a konuşan Kardiyoloji Bölümü doktorları Hasan Feray ve Eser Varış, kardiyoloji bölümü ile ilgili vakalarda başka hastanelere sevkin çok minimum derecede olduğunu ifade ederek “Çok özel vakalar hariç artık sevk yapılmıyor. Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’nde var olan bazı eksikliklerin de giderilmesi durumunda kardiyoloji ile ilgili tüm vakalara müdahale edilecek duruma gelinebilecek” dedi.

Doktorlar, kardiyoloji bölümündeki en büyük eksikliğin ikinci bir anjiyo laboratuvarının olmaması olduğuna vurgu yaparak üç boyutlu ekokardiyografi cihazının da bölüme kazandırılması noktasında ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Bu eksiklerin tamamlanması durumunda Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nün çok özel vakalara da müdahale yapılabileceğini ifade eden doktorlar, bundan sonra sevk yapılmasına ise gerek kalmayacağını söylüyor.

 

Soru: Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde kardiyoloji biriminde genç ve dinamik bir ekip var. Siz de bu ekibin bir parçasısınız. Hastanedeki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Eser Varış: Hastanede kardiyoloji bölümünde neredeyse her türlü vakaya başarılı bir şekilde müdahale edebilecek bir durumdayız… Daha önce hastanede yapılmayan ameliyatsız aort kapağının değişmesi gibi, kalpte şemsiye yöntemi ile delik kapatma ya da ritim bozukluklarının giderilmesi gibi uygulamalar artık rahatlıkla yapılıyor. Bu vakalar daha önceleri doğrudan başka yerlere sevk edilirdi.  Aramıza katılan Doç. Dr. Osman Beton ile birlikte çok daha güçlü bir ekip yapımız oldu.

 

Dr. Hasan Feray: Evet gerçekten hastanemiz çok iyi bir ekibe sahip artık. Elektro-fibroloji ve ablasyon daha önce bizim hastaneden yapılan sevklerin en büyük kısmını oluşturuyordu. Bunlar da çok yüksek miktarlardı. Devlete maliyeti çok yüksek oluyordu. Fakat, o dönemde adada bir elektrofizyolog yoktu. Yani sevk ettiğimiz yerlerde de bu işler yurt dışından gelen hekimlerle çözülüyordu. Şimdi ise, adada hastanemizin bünyesinde bir elektrofizyolog, ablasyon yapan bir hekim var. O hepimizin gözbebeği ve onu çok değerli buluyoruz ve ülkemizden de gitmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Kısacası hastanemizde bu işleri çözmeye başladık. Sadece çok özel vakalara burada bu aşamada müdahale edemiyoruz ve sevk yapılıyor. Bu sevkleri yapmamamız için bir alt yapı oluşturulması gerekiyor. Elektrofizyoloji alt yapısı. Bu alt yapının oluşturulması için adımlar var ama henüz tam sonuçlandırılmadı. Özellikle üç boyutlu vakaların yapılmasında bazı eksiklikler var. Bir de geçmişten gelen bazı nüks hastaları da yurt dışına gitmek zorunda kalıyor. Bu giden hastalar da Türkiye’deki Genel Sağlık Sigortasının belirlediği minimum fiyatlarda tedavi alıyor ki bu rakamlar düşük fiyatlardır. Sonuçta bu vakalar da Doç. Dr. Osman Beton gözetiminde gözle göreceğimiz şekilde iyileşmeyle dönüyorlar.

Doç. Dr. Osman Beton’un bu ülkeye ve Devlet Hastanesi’ne kazandırılması çok önemli bir şeydir. Çünkü bu arkadaşımız elektrofizyolog olarak hem kalp  pili hem de elektrofizyoloji konusunda iyi yetişmiş bir elemandır. Adada tektir ve şu anda bizdedir. Dediğim gibi bu vakaların hastanemizde yapılmış olması ülkemize büyük bir ekonomik artıdır.

 

Dr. Eser Varış: Eskiden pil kontrolü için bile takıldığı yere hasta sevk edilmek zorunda idi. Şu anda, pil kontrollerini de biz burada kendimiz yapıyoruz. Jeneratöründe bir sorun varsa ve değişmesi gerekirse, işlemleri tekrardan, ikinci ve üçüncü işlemleri tama yakın oranda burada yapıyoruz. Bütün firmaların burada zaten kontrol cihazlarını bulundurmaları gerekiyor. Eskiden kalp pili ile ilgili olarak hastalar pilin takıldığı merkeze gönderilmek zorunda kalınırdı ve devlet sevk parası, refakatçı parası ödemek zorunda kalırdı. Fakat şimdi biz burada bu hastanenin doktorları olarak bu pilleri değişiyoruz. Devlet artık sadece cihaz parası ödüyor, kendi ekipleri bu işi yapıyor.

 

SORU: Ne zaman bu noktaya geldik biz devlet hastanesi olarak?

Dr. Eser Varış: Bir yıl içerisinde kademeli olarak.

Dr. Hasan Feray: Düşünün bir kere eskiden kardiyoloji bölümünüz  doktorların istifaları ile gündeme geliyordu. Bugün o noktadan neredeyse sıfır hasta sevk eden bir kardiyoloji bölümü noktasına geldik. Bu bence çok önemlidir. Daha önce devlet hastanesi doktorlarının istifa nedenlerinin belki de en önemli sebeplerinden bir tanesi, imkansızlıklar idi.  Hastanede yetişmiş eleman olmasına rağmen bunlardan verim alınamıyor ve bu doktorlarımız nöbetçi doktor statüsünde çalışıyordu. Bu arada ikinci iş yasağı ve diğer bir sürü problemler de istifalara neden  oluyordu. Ama esas olarak içeride hekimi tatmin edecek işlemler yapılamaması, bunlar için gerekli adımların atılmaması, hastaların çoğunun sevk ediliyor olması istifaları tetikliyordu. Dolayısıyla oradan bu noktaya nasıl geldik derseniz, işte bu söylediğim değerli hekim arkadaşların mesela az önce bahsettiğim Doç. Dr. Osman Beton’un hastaneye dönmesi; iyi niyetli, alçak gönüllü, işini bilen tecrübeli bir eleman olması; ve “bu işleri devlet hastanesinde yapmalıyız, kendi işimi sevk etmem doğru olmaz. Burada bunları yapabilmeliyiz”in adımlarını atmaya başlamış olması değişimi tetikledi.  Dr. Eser Varış gibi genç, dinamik, iyi yetişmiş hekimlerin gelmesi motivasyonu artırdı. Şunu söyleyebilirim, Eser hastanede bizlere ciddi bir dinamizm kattı. Vakaların hızında, vakaların çözülmesinde bize yardımı, yardımcı eleman eksikliklerine rağmen bizlere ikinci adam veya hastalarımıza birinci adam olarak elini taşın altına koyuyor olması bizleri çok farklı noktalara getirdi. Sonra da bir kenetlenme oldu tabii. “Niçin burada yapmayalım, nasıl yapamayız, biz sonuçta Türkiye’de her birimiz bir hastanede büyük işler çözmüş insanlarız, neden burada yapmayalım?” noktasında devlete büyük katkılarımız olduğunu düşünüyorum. Bugün istifalardan neredeyse sıfır sevk yapan bir bölüme geldik. Bu hastanede tek bir anjiyo laboratuvarında transport eleman eksikliği zaman zaman olsa da, teknik eleman eksikliği yaşasak da, zaman zaman mesai dışı çalışmada ek mesai problemleri, bürokratik problemler karşımıza çıksa da, bunların aşılmasında zorluklar olmasına rağmen hepsini tek tek konseylerde ele alarak çözmeye çalışıyoruz. İki üç aydır da çok zor vakalardan büyük başarılarla çıkıyoruz. Bu da bize olan güveni artırdı. Bir kere en önemli şey de şudur. Hastane çalışanlarının, hastane personelinin, hastane hemşiresinin, hastanenin diğer dokorlarının güveninin arttığı bir ekip olmak, bizi de biraz daha ateşledi ve bu noktaya geldik.

Kardiyoloji bölümünden artık neredeyse başka bir yere sevk yapılmıyor. Vakalara başarılı bir şekilde bu hastanenin çatısı altında müdahale ediliyor. Hızla sıfır sevke doğru ilerlemek bizi onurlandırıyor. Sadece çok özel vakalarda sevk gündeme gelebiliyor ve onları da doğru yere sevk etmeye çalışıyoruz. Şu anda geldiğimiz nokta bu.  

 

Dr. Eser Varış: Biz kardiyoloji olarak haftada ellinin üzerinde hastaya müdahale ediyoruz. Tek laboratuvarda, tek anjiyo laboratuvarında, ellinin üzerinde müdahaleyi nasıl yapıyoruz? Hasan Bey ve ben sabah 07.30’da hastaya müdahale edecek şekilde hastanede oluyoruz. Çarşamba-Perşembe anjiyo günümüzdür. Öğleden sonra dörde kadar uzatıyoruz çalışmayı, hastane personeli de bu açıdan özveri gösteriyorlar sağolsunlar. Acil olmayan bir anjiyo şu anda nerede ise bir ay beklemek durumunda kalıyor. Zaten dünyanın her yerinde böyle. Acil vakalar haricindeki vakalar biraz daha bekletilip alınır. Ama bu kadar vaka yapıldığı halde yine de böyle bir yoğunluğumuz var. Bu arada da özellikli ve vakit alan vakalara da devam ediyoruz.

 

SORU: Rakamın bu kadar yüksek olmasının nedeni ne?

Dr. Hasan Feray: Bizim ülkemizin nüfusu 70-80 bin değil ki. Yurt dışından gelen çalışanlarla, öğrencilerle çok daha fazla. Dolayısıyla, ortaya çıkan vaka sayısına müdahalede bir tek anjiyo laboratuvarı yeterli olamıyor. İkinci bir laboratuvara ihtiyaç var.  Biz şu anda daha çok çalışarak ortaya çıkan ihtiyaca yanıt vermeye çalışıyoruz. Öğlen 13.00 veya 15.00’e kadar çalışmak, bu hasta sayısı, kesinlikle yapılması gerekenin yarısından daha azdır. Biz hastanede daha çok vaka yapılabileceğini düşünüyoruz.  Daha fazla yapılabilir, buna kapasitemiz ve gücümüz vardır. Alt yapı eksiklikleri giderilirse biz daha da iyisini yapabiliriz.  Ama tabii ki şu anda ülkemizde bir kriz söz konusu. Bizim gördüğümüz bakanımız da, başhekimimiz de eksikliklerin giderilmesi konusunda olumlu bir şekilde ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar ama eksikliklerin giderilmesi daha gerçekleşmedi. İkinci bir anjiyo makinesi alınırsa, bu sayının ne kadar yetersiz olduğunu sizler daha iyi göreceksiniz. Bizler aslında zor olan ve artık kalp krizi tehdidi başlamış, kalp krizi tehdidi yaklaşmış veya kalp krizi olmuş hastalara müdahale ediyoruz. Yani bizim normal toplumdan seçme hastalara müdahale yapma şansımız çok da fazla değil. Çünkü servis yetmiyor. Yatak kapasitemiz yetmiyor. Laboratuvar gücümüz yetmiyor. Daha fazla risk altında olan hastaya müdahale yapmamız gerekirken ne yazık ki onları bekletmek durumunda kalıyoruz.

 

Dr. Eser Varış: Şu anda iki ekip aynı anda çalışabilecek kapasiteye hem hekim hem de yardımcı eleman olarak  hazırız. Çünkü, hekim sayımız arttı. Devletteki bürokrasideki ağırlıktan dolayı da talep edilen teknik cihazların hastaneye gelmesi ne yazık ki geç oluyor.

 

SORU: Vatandaşın devlet hastanesine güven sorunu artık ortadan kalkma noktasına geldi diyebilir miyiz?

Dr. Eser Varış: Ben şahsen şöyle bir cevap vereceğim buna. Devlet hastanesinde veya dışarıda baktığımız hastalar bizi arayıp da herhangi bir rahatsızlıkları olduğunu söyledikleri zaman, bulundukları yerdeki en yakın devlet hastanesine gitmelerini veya 112 ile evden alınmalarını öneririm. Çünkü, en iyi hekimin bile tek başına dışarıda herhangi bir yerde birşey yapma imkanı olmaz. O nedenle şu anda kardiyoloji anlamında devlet hastanesi ekibi olarak vatandaşın ihtiyacını karşılayabilecek düzeydeyiz kesinlikle.

 

Dr. Hasan Feray: Şöyle ki, dün akşam nöbetçi arkadaşımız sabaha kadar acil girişim hastası aldı.Toplam 6 kalp krizi hastasına müdahale etti. Bu normal bir süreç değil ve biz hekimler bunu seve seve yaparız ve yapıyoruz. Hastaların güveni konusuna gelince. Hastaların hastaneye, bize güvenmesini istiyoruz. Ben şahsen kendimin veya birlikte  çalıştığım arkadaşlarımın yetersiz veya güvensiz olduğumuzu düşünmüyorum. Hastanemizin otelcilik hizmetleri konusunda sıkıntıları olduğunu kabul ediyorum. Ama kardiyoloji ekibi olarak bizim hastalarımıza en iyi hizmeti verme konusunda kendimize güvenimiz tamdır. Bizimle bire bir diyaloğa giren arkadaşlara veya hastalara en doğru şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz.

 

Dr. Eser Varış: Nöbetçi veya on call olmasak da zor vakalarda arkadaşlara yardımcı olmak için çıkıp geliyoruz. Bundan da kesinlikle rahatsız olmuyoruz. Sonuçta biz bir ekibiz.

 

Dr. Hasan Feray: En son bir vakaya 3 hekim birden müdahale ettik. 3 gün hasta yakınları ile konuştuk. Zor bir vaka idi. Bize inandıkları gün müdahale ettik ve sonuç çok da güzel oldu. Bugün yine bunu başka bir hastaya yapacağız. Bu da bize olan güvenin arttığını gösteriyor. Bu da bize gurur veriyor. 

 

Dr. Eser Varış: Şu an adada Lefkoşa Devlet Hastanesi dışında hiçbir hastanede, hemen hemen her branştan nöbetçi hekim yoktur. Kardiyoloji 30 gün nöbetçi hekimin bulunduğu bir branştır. Bu gerçekten göz ardı edilen ve unutulan ama çok çok önemli bir detaydır. Hepimiz için de büyük bir şanstır. Bizler için de, bizim ailelerimiz için de, hastalarımız için de. O yüzden ben şunu söylerim. Burası yani Lefkoşa Devlet Hastanesi, KKTC sağlığının amiral gemisidir.

 

Dr.Hasan Feray: Ve bizler de bu amiral gemisinin amiral olmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    SON DAKİKA