29 Eylül 2020
  • Lefkoşa25°C
  • Mağusa23°C
  • Girne28°C
  • Güzelyurt23°C
  • İskele23°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara13°C

JALE REFİK ROGERS: MESLEKİ YETERLİLİK YASASI KALİTELİ İŞ GÜCÜ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ADIMDIR

Jale Refik Rogers: Mesleki Yeterlilik Yasası kaliteli iş gücü açısından önemli bir adımdır

Jale Refik Rogers: Mesleki Yeterlilik Yasası kaliteli iş gücü açısından önemli bir adımdır

10 Temmuz 2020 Cuma 10:14

“Mesleki Yeterlilik Yasası kaliteli iş gücü açısından önemli bir
adımdır”
Halkın Partisi Genel Sekreteri Jale Refik Rogers, meclisteki komitelerin çok verimli
çalıştıklarını, bu dönemde çok sayıda önemli yasanın geçirildiğini belirtti. İdari Kamu
ve Sağlık İşleri Komitesi Başkanlığını da yürüten Rogers, katıldığı programda,
Çıraklık ve Mesleki Eğitim Yasası’ndaki bazı uygulamayı engelleyen maddeleri
düzenlediklerini ve ilave olarak da uzun yıllardır üzerinde çalışılan Mesleki Yeterlilik
Yasası’nı komitede tamamlayarak bu hafta Meclis Genel Kurulu’ndan oy birliği ile
geçirdiklerini anlattı. Rogers yasanın getireceği avantajları ve işleyişi şu sözlerle ifade
etti:
“Yasanın meclisten geçmesiyle birlikte üniversite eğitimi gerektirmeyen iş kollarında
seviyeler belirlenecek, bir ulusal yeterlilik çerçevesi oluşturulacak. Milli Eğitim
Bakanlığı sekiz seviyeden oluşan eğitim programları düzenleyecek. Böylece kişi iş
başvurusu yaptığında seviyesi de belgelenmiş olacak. Yasa işverene kaliteli iş gücü
kazandırmak açısından da çalışanın zorlanmaması açısından da belirleyici olacak.
Ülkemize yurtdışından gelen çok fazla işçi var. Onlar için de bir denklik süreci olacak.
Milli Eğitim Bakanlığı’yla Çalışma Bakanlığı meslek standartlarının oluşturulmasında
birlikte çalışıyor. 56 meslek kolunda standartları halihazırda belirlediler. Yasal zemin
de komitemizin çalışmaları ile oluşturuldu. Çıraklık ve Mesleki Eğitim Yasası ve
Mesleki Yeterlilik Yasası artık birlikte çalışacaklar.”
“Özel Eğitim Yasası ihtiyaç duyan bireyin eğitim sürecini
düzenleyecek”
Jale Refik Rogers, komite olarak şu an Özel Eğitim Yasası üzerinde çalıştıklarını
söyledi. Yıllardır konuşulan ama yasal boşluğu giderilemeyen bir yasa olduğunu
aktaran Genel Sekreter, bu nedenle özel gereksinimli birçok bireyin mağduriyet
yaşadığını ifade etti. Rogers’a göre birkaç ay içinde tamamlayıp meclisten geçirmeyi
umdukları yasa, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin doğduğu andan itibaren eğitim
süreçlerini düzenleyecek ve eğitim çerçevesini çizecek.
“Engelli çalışanların barem mağduriyeti sona erdi”
Rogers’ın bilgi verdiği bir diğer yasa ise Engelli İstihdamı Yasası oldu. “1993 yılında o
tarihteki kamu görevlileri yasasındaki barem skalasıyla yapılmış bir yasa. Sonrasında
kamu görevlileri yasasında barem skalaları değiştirilmiş ancak engelli istihdamıyla işe
giren kişilerin baremlerinde değişiklik yapılmamıştı. Bu da ciddi bir mağduriyete
neden oluyordu. Bir yasa değişikliği yaparak baremleri eşit hale getirdik. Engelli
istihdamı kapsamında çalışan kişiler kamu görevlileri ve kamu çalışanları yasalarına
paralel barem ilerlemesine tabi olacaklar. Artık engelli istihdamı kapsamında işe giren
kişiler de diğer kamu çalışanları ile paralel baremlerde ilerleyebilecekler, böylece
uzun süredir devam eden bir eşitsizlik giderilmiş oldu” şeklinde konuşan Rogers,

komite olarak yasadaki gerekli değişiklikleri yapabilmiş olmaktan büyük mutluluk
duyduklarını da sözlerine ekledi.
Bilişim Suçları Yasası, Tüketici Kredileri Yasası gibi halkı yakından ilgilendiren
yasaların geçtiğini de hatırlatan Rogers, böylece büyük yasal boşlukların giderildiğini,
vatandaşın haklarını aramasına yönelik önemli bir adım atıldığını belirtti.
“Kişide yeterli virüs birikmediyse PCR o an için negatif çıkabilir”
Kademeli açılma kapsamında uygulanan ülke kategorileri ve PCR testinin
yeterliliğinin sorulması üzerine, Moleküler Genetik Uzmanı da olan Jale Refik Rogers,
PCR testlerinin hastalığın var olup olmadığını yapıldığı an için verdiğini ifade etti.
Rogers açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Virüs alan bir kişinin semptom göstermesi
2 ila 14 gün içinde olabiliyor. Hastalık genelde ortalama olarak 5-6 gün içinde belirti
gösteriyor. Hastalığın kuluçka süresi 14 güne kadar sürebildiği için, test yapıldığı
zaman kişide yeterli miktarda virüs birikmediyse sonuç negatif çıkabilir. Belki üç, belki
beş gün sonra pozitife dönebilir. Yeni tip koronavirüsün bulaşıcılığı çok fazla. Her
birey hastalığı farklı şekilde geçiriyor. Kimi yoğun bakım ihtiyacı duyan solunum
zorluğu yaşarken kimi asemptomatik olabiliyor. Özellikle Türkiye’de son zamanlarda
vakaların artmasıyla, Parti olarak gelenlerin bir karantina süreciyle ülkemize
girmelerini tercih ettiğimiz yönünde açıklamalarımız olmuştu. Geldiğimiz noktada, test
kapasitemiz göz önünde bulundurularak ülkeye giriş yapacak yolcu sayısı kısıtlandı.
Günlük PCR kapasitesi 600 olduğu için uçuş ve gemi ile gelebilecek yolcu sayısı 600
olarak belirlendi. Bu aynı zamanda vaka sayısının hızla artabileceğini düşünerek
alınmış bir önlemdir. Bu süreçte kontrollü gidilmesi, sağlık kapasitesini bir anda
aşabilecek bir bulaş riskine karşı temkinli adım atmak önemliydi. Çift PCR ile de
ülkeye pozitif vaka girme riskini azaltmaya yönelik önlem alındı. Tabii ki göz ardı
etmememiz gereken bir nokta da şudur ki; çift PCR riski azaltan ama tamamen yok
etmeyen bir yöntemdir. Kuluçka süresinde olan veya uçakta Covid19 kapan bir
kişinin ülkemize geldiğinde PCR testi negatif çıksa da ülkemizde olduğu süreçte
pozitifleşebilir. Bu da hepimizin dikkat etmesi, kendini ve çevresini koruması gerektiği
anlamına geliyor.”
“Ekonomik çarklar dönmeli ama merkezde halk sağlığı olmalıdır”
Bütün ülkelerin açılıma gittiğini anlatan Rogers, KKTC’deki kapanma sürecinin sağlık
altyapısını hazırlamaya yönelik olduğunu söyledi. Ekonomik ve sosyal sebeplerle
kapalı kalma halinin sürdürülemeyeceğinin de altını çizen Genel Sekreter, test
sayısının artırılmasının, vakaların hızla belirlenip izole edilmesinin ve temaslı takip
sisteminin önemine dikkat çekti; hasta olan kişilerin tedavisi için altyapı kadar sağlık
çalışanı sayısının yeterliliğinin de hayati önem taşıdığını aktardı. Rogers şöyle
konuştu: “Sağlık ve ekonomi dengesi kurulurken halk sağlığı merkezde olmalıdır.
Ekonomik çarklar da bir şekilde dönecek. Yine büyük görev sağlık bacağına düşecek.
Ülkenin uzman hekim ve hemşire envanterinin çıkarılması önemlidir. Kaç yoğun

bakım uzmanımız, kaç yoğun bakım hemşiremiz, kaç enfeksiyon hekimimiz var?
Vaka sayısının artması halinde nasıl bir yol izleneceği, kamu ve özelin nasıl birlikte
çalışabileceği, hangi uzmanlardan salgınla mücadelede destek alınacağı, pandemi
merkezleri olarak hangi binaların kullanılabileceği şimdiden planlanmış olmalıdır.
Pandemi hastanesi olarak yeni bina yapılacaksa da yapılana kadar kullanılacak
alanlar hızla kararlaştırılmalıdır. Sürekli gözlem yapmak, vaka artışlarını bilimsel
şekilde ve yakından incelemek, vaka sayılarında artış olursa belki geri adım atarak
bazı önlemleri tekrar almak önemli olacak. Birçok bilinmezi olan bu hastalıkla
mücadele ederken bir ileri iki geri şeklinde bir açılım gerekebilir.”

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA