21 Kasım 2018
  • Lefkoşa19°C
  • Mağusa20°C
  • Girne19°C
  • Güzelyurt17°C
  • İskele20°C
  • İstanbul17°C
  • Ankara12°C

GİRNE, KIBRIS’IN BAŞINDAKİ TAÇ, ANTİK LİMAN O TACIN MÜCEVHERİDİR…

Mesut GÜNSEV

17 Temmuz 2018 Salı 08:00

Kıbrıs tartışmasız Akdeniz’in en güzel adalarından biri. Bence birincisi. Tarihi, denizi, insanları, yaşayan eserleri, özgün tatları ve ezgileri ile adeta bir ‘cennet’. Güzel Girne ise bu turizm cennetinin başkenti.

Yazının başındaki “Girne Ada’nın Başındaki Taç, Antik Liman ise o Tacın Mücevheridir” söylemi ise araştırmacı-yazar-koleksiyoner Nazif Bozatlı dostuma ait. Bu kısa ama özlü tarif bana göre çok anlamlı bir tanımlama.

Eski denizcilik günlerimde defalarca girip çıktığım, görme, gezme olanağı bulduğum Akdeniz limanlarının bence en güzellerinden biri, hatta birincisi ‘Girne Antik Limanı’dır.

Bu sınıflamaya hemen Bodrum, Rodos Mandraki, İtalya Portofino, Tunus Hamamet, İspanya Cartagena, Sardunya Cagliari-Costa Smeralda’yı da ilave edebilirim. Aynı şairin dediği gibi:”Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler…” Ben de birinciliği Girne’ye veriyorum…

Liman deyince, Akdeniz’in en sağlam ve bakımlı kalan ve yüzyıllardır yaşayan bir eser olan Girne Kalesi’ni temaşa ederek onu gören rıhtımda sıralanan  cafelerden birinde iyi yapılmış  bir Türk kahvesi içmek, gene sahile sıralanmış balık lokantalarından birinde veya keleye hemen komşu özgün Kıbrıs mutfağı ile isim yapmış Kıbrıs  Evi’nin terasında veya balkonunda (masalar balkonda iki kişiliktir ve çok keyiflidir) bir duble rakı veya sevdiğiniz bir içki eşliğinde Kıbrıs mutfağından tatları tadarak, yemeğinizi yiyip günün yorgunluğunu atmak, gerçekten ömre ömür katar. Deneyimle sabittir!

WHITE PEARL

Hani tacın üstündeki ‘mücevher’ var ya, işte o mücevher yani White Pearl (Beyaz İnci), çok kişiye göre tacın üstündeki mücevherdir.

Girne Antik Limanı’nı ve Girne Kalesi’ni en güzel  gören konumda olan, şanslı konukları için pencereleri limana açılan butik White Pearl Hotel’in terası, bu tarih-doğa-deniz-kale manzarasının en güzel  temaşa edilebildiği yerdir.

GİRNE KALESİ VE BATIK GEMİSİ

Bildiğim kadarı ile Girne Kalesinin tarihi yedincici yüzyıla kadar gidiyor. Özellikle gece ışıklandırıldığında -ah bir de liman girişindeki mendireğin üstünde eskiden gece gelen teknelerin limanı bulmalarını kolaylaştırmak amacı ile mendireğin ucunda yakılan ateşin, günümüz devamı niteliğinde olan deniz feneri de tekrar yanmaya başlasa- apayrı bir masal görünümüne bürünen bu tarihi yapının içinde yer alan Batık Gemi Müzesi, yakın tarihe kadar dünyanın en eski batığını sergiliyordu. Ama Bodrum Kalesi’ndeki Serçe Limanı batığı çıkarılıp aynı yöntemlerle dünya kültürüne kazandırılınca şimdi en eski ikinci batık konumuna geldi. Zaten iki batığın da  son çalışmalarını aynı ekip gerçekleştirmişti. Girne ve Bodrum batıklarının dünya kültür mirasına kazandırılmasında Prof. George Baas ve ekibinin büyük gayretleri vardır.

BİR ANI

Zaman ,zaman Girne batığının parçalanmaktan kurtarılmasında çok küçük bir payım olduğunu düşünür, kendi kendime gururlanırım…

1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında profosyonel askerdim. 20 Temmuz şafağında Yavuz Çıkarma Plajı’nda (Pladani) Ada’ya ilk adımı atma ve sahile ilk çıkma onurunu taşıyan, sancağı altın madalyalı Amfibi Deniz Piyade Alayı’nın genç bir üsteğmeni idim.

İki harekat arasında bölgeyi tarayan keşif kolu, Girne’ye girişte, yola yakın tek katlı bir villada yabancı bir ailenin yaşadığını ve bahçesinde çok sayıda ağır silah mermisi bulunduğunu rapor etti. Hemen bölgeye gittim. Gerçekten çok sayıda 106 mm.lik güçlü bir tanksavar silahı olan geri tepmesiz top (GTT) mermileri bahçe duvarının sokağa yakın dibinde istif edilmiş durumdaydı.

Evde ise Amerikalı bir karı koca. ..Belgelerini gördüm. ..Mermileri kendilerine danışmadan 19 Temmuz gecesi Rum Milli Muhafız Ordusu’ndan (RMMO) askerlerin gelip istiflediklerini, ışıklarını yakmadan gelişmeleri hep evlerinin içinden izlediklerini, harekat boyunca da evlerinden çıkmadıklarını,Türk askerinin kendilerine bir şey yapmayacağını düşündüklerini söylediler. Belgeleri ile Girne açıklarındaki su altı kazısında görevli olduklarını, ABD üniversitesinden -sanırım Pensilvanya idi- bir bilimsel ekibin mensupları olduklarını belirttiler. Mermileri taşıdık. RMMO’dan ele geçirilen 106 lık bir topumuz vardı. Bu silah bizim envanterimizde olmadığından -Amfibideki  GTT ler omuzda taşınabilen hafif 57 mm.lik toplardı- cephane işi de hallolmuş oldu. (Bu top, halen İzmir Foça’da bulunan ve tugay seviyesine yükseltilmiş Gazi Amfibi Deniz Piyade Birliği’nin Kıbrıs Barış Harekatı Müzesi’nde sergileniyor.) Amerikalı çifte sağlık sorunları ve yiyecekleri olup olmadığını sordum. Evlerinden uzaklaşmamalarını, muhtemelen harekatın devam edeceğini, Girne’nin emniyete alındığını da ilave ettim. Tam ayrılırken bayan arkeolog, -maalesef adını unuttum,ama eşinin adı Dean’dı sanırım-“Kaleye girdiğinizde içi su dolu tahta fıçılar göreceksiniz. Bunlar kuruyunca dağılmamaları için aylardır tatlı suda bekleyen, deniz dibinden çıkardığımız dünyanın en eski batığına aittir. Fıçılar numaralıdır. Daha sonra bu parçalar birleştirilecek, gemi haline getirilecek ve kalede özel klimalı, ısısı sabit bir bölümde sergilenecektir. Çok kıymetlidir. Yanlışlıkla fıçılardaki su  dökülür veya fıçılar kırılırsa konservasyondaki  batık gemiye ait bu yüzlerce parça ahşap aksam kurur ve un ufak olur. Yıllarca verdiğimiz emek ve çok önemli bir tarihi eser de heba olur”, dedi. Bu önemli bilgiyi, kasabanın içinde emniyeti sağlayan komandolara ve çıkarmayı yapan Kuvvetleri n Komutanı  Tümgeneral Bedrettin Demirel’in dikkatine sunduk. Gerekli tedbirler alındı, batık korundu. Harekattan sonra aynı ekip yeniden Girne’ye gelerek montajı tamamladı ve müze ziyarete açıldı. Bu batık hala Girne Kalesindeki özel  bölümünde ziyaretçilerini selamlamaktadır…Aynı ekip daha sonra Bodrum’a giderek daha eski bir batığın üstünde çalışmaya başladı. Bugün Bodrum Müzesi’nde sergilenen en değerli eserlerin başında da Bodrum açıklarından çıkarılan o batık bulunuyor.

KUTU

Bu hafta sonu cuma günü 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatının 44 cü yılı çeşitli etkinliklerle anılacak…Etkinlikler 19 Temmuz akşamı 21.30 da Yavuz Çıkarma Plajında gelenekselleşen “Şafak Nöbeti “ile başlayacak…Başta bu toprakların ve insanlarının özgürlüğü için şehit olan Mehmetçik ve Mücahitlerimiz  saygı sevgi ve özlemle anılacak…Hemen hemen her evinden bir şehit çıkmış kahraman Kıbrıs Türkü’ ne ve   Mehmetçiğe ve Anavatan Türkiye’ ye selam olsun….

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.