23 Eylül 2018
  • Lefkoşa34°C
  • Mağusa35°C
  • Girne30°C
  • Güzelyurt32°C
  • İskele35°C
  • İstanbul25°C
  • Ankara28°C

“GELİŞMELER UMUT VERİCİ”

“Gelişmeler umut verici”

20 Haziran 2014 Cuma 13:12

  • Türkiye AB Karma İstişare Komitesi AB Kanadı Başkanı Cveto Stantic Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki gelişmelerin umut verici olduğuna da dikkat çekerek, Kıbrıs'ın birleşmesinin Türkiye AB ilişkileri açısından gelecek için önemli bir başarı olacağını kaydetti.

AB - Türkiye Karma İstişare Komitesi'nin 33'üncü toplantısı İzmir'de başladı. Stantic, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu'nun toplantıya katılmamasından üzüntü duyduğunu belirtti.

Stantic, komitenin vize sorunun çözümünde önemli bir aşamaya gelindiğini, geri kabul anlaşmasının imzalanmasıyla bu konuda bir takım sonuçların alınmaya başlanacağını düşündüklerini ifade etti.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi de AB ile ABD arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması görüşmeleri konusunda Türk iş dünyası ve hükumetin endişelerini haklı bulduğunu bildirdi.

Soma'daki faciada yaşamını yitiren 301 maden işçisi anısına saygı duruşuyla başlayan toplantının açılış oturumunda konuşan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi, Türkiye'nin AB ile ekonomik entegrasyonunun zirvede olduğu bir dönemin yaşandığını ancak tam bu dönemde "bu kadar yakın çalışmanın anlamı var mı?" diyenlerin sesisin yüksediğini kaydetti.

Bu kesimlerin çoğunlukta olmadığını ancak Türkiye ve AB ortak hedeflerini sorguladığını anlatan Manservisi, bunun siyaseten normal karşılanması gerektiğini ancak verilerin entegrasyonun iki taraf için de zorunlu olduğunu gösterdiğini ifade etti.

"Gerçekte o kadar yüksek düzeyde bir bütünleşme içindeyiz ki küreselleşme bize öylesine dönüşüm zorunluluğu dayatıyor ki Türkiye ve AB'nin birbirlerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Hem ortak çıkarlarını hem kendi çıkarlarını ortak çalışmalarla korumak zorundalar" diyen Manservisi, Türkiye'nin ekonomik performansına ve entegrasyon sayesinde sağlanan ekonomik gelişmelere dikkati çekti.

Gümrük Birliği'nin ekonomik gelişimin yanında reformları da tetiklediğini, bu sayede belli kurumlara daha fazla demokrasi ve özgürlüğün geldiğini anlatan Manservisi, şunları kaydetti:

"Elbette kırılganlığını koruyan kurumlar var. Mesela bugün yargının gittikçe azalan bağımsızlığı ve özellikle artan müdahaleler kapsamında endişelerimizi sunuyoruz. Yaptıklarımızı ileri götürmenin yolu daha yakın ortaklıkla, reformların sürdürülmesiyle mümkündür. Bu da bir kere daha, fazlasına ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Geleceğe yönelik birlikte çalışmaya devam etmeliyiz. Mevcut ekonomik modelimiz tamamen entegre. AB'de yapısal reformlar gündemde, daha rekabetçi hale gelinmesi gerekiyor. Türkiye'nin kendi ekonomik başarısını dayandırdığı modelde de bazı değişim ihtiyacı sinyalleri geliyor."

Dünya Bankası'nın Gümrük Birliği ile ilgili yayınladığı raporda bu sürecin tarım, hizmetler ve kamu alımları alanlarıyla genişletilmesi gerektiğine vurgu yapıldığına dikkat çeken Manservisi, diğer yandan da AB'nin ikili serbest ticaret anlaşmalarıyla ilgili görüşmelerinin gündemde olduğuna dikkat çekti.

AB'nin 1990'lı yıllarda ikil STA yapmadığını, çok taraflı anlaşmaları tercih ettiğini ancak Dünya Ticaret Örgütü'ndeki blokajlar ve AB düşüncesine karşı akımların ikili anlaşmaları gündeme taşıdığını ifade eden Manservisi, şöyle konuştu:

"Türk iş dünyası ve hükümeti haklı. Türkiye olarak biz zorda kalıyoruz. Bu anlaşmalara hiç dahlimiz olmadan sonuçlarına katlanıyoruz' diyor. Bunu ben de söylüyorum. Bu mekanizmalar sonsuza kadar böyle gidemez. Buna çözüm bulunması şart. Çözüm de kolay değil çünkü çok fazla kurumsal karışıklık ve mekanizmanın devreye girmesi gerekiyor. 'Üçüncü taraflar ABD ile müzakere etsin' diyoruz, ama burada da endişeler ortaya çıkıyor. Çünkü, hem bizimle müzakere edip hem Türk piyasasına girmek onların avantajına.

Türkiye'nin adil bir söz hakkı olması için çalışıyoruz, adil bir pozisyon bulunması için çözüm üretilmesi gerekiyor. Burada çözümleri bir sırayla ele almak lazım. Gümrük Birliği'nin genişletilmesi herkesin çıkarlarına uygundur. Bu olmadığında herkes kaybedecek. Bu bağlamda da Türkiye'nin STA'larda söz hakkı olması lazım. Sıralama böyle olmalı. Terse çevrildiğinde siyasi katılıklar da getirir. Çözümleri bu sırayla bulmamız buna esneklik getirecektir"

“Sendikalar diyaloğun parçası olmalı"

Manservisi, üyelik sürecinde 19'uncu başlığın açılmasının konuşulduğunu, bu süreçte sendikaların da sürece katılmasının önemli olduğunu ifade etti.

"Eğer sendikalar sosyal diyaloğun bir parçasıysa endüstriyel ilişkilerde büyüme olacaktır. Burada bir süreç var. Bütün tarafların bu sürecin parçası olması gerekiyor. Türkiye uzun yıllardan beri 'ekonomik büyüme, sosyal diyalog olmasa da olur' diyen ülkelerden uzaklaştı" diyen Manservisi, Soma trajedisinin çok kritik olduğunu, İtalya'da da geçmişte benzeri kazaların yaşandığını, bunların engellenmesi için iyi bir kanunun yanı sıra ILO standartlarında denetim ve sendikaların ekonomik sürece katılımının sağlanması gerektiğini dile getirdi.

19. müzakere başlığının açılması ve AB kanunlarının Türkiye'de nasıl uygulanacağının tartışılması için gelecek bir kaç ayın iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Manservisi, "Türkiye, bir eylem planı üzerinde durmalı, açılış kriterlerini yerine getirmeli. AB tarafı ise yeterince esnek davranıp gerçek çıkarın müzakerede olduğunu görmeli. Üyelik müzakerelerini yürütmek kriterlere bakıp kutulara çek işareti atmak değildir. Karşılıklı olarak yılın sonuna kadar başlığın açılması için elimizden geleni yapmalıyız. Bu başlık sayesinde pozitif bir atılım kaydedebiliriz."

Bu başlığın AB Konseyi tarafından bloke edilmediğine dikkat çeken Manservisi, Türkiye AB Karma İstişare Komitesi'nin de bu konuda hırslı hedefler koyması, açık mesajlar vermesi, sesini yükseltmesi gerektiğini ve AB ve Türkiye yönetimlerini bu konuda çaba sarf etmeye çağırmasını istediklerini sözlerine ekledi.

Foto: TC-AB

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA