16 Aralık 2018
  • Lefkoşa11°C
  • Mağusa14°C
  • Girne15°C
  • Güzelyurt9°C
  • İskele14°C
  • İstanbul15°C
  • Ankara5°C

GEÇMEYEN AĞIZ KOKUSUNDA KANSER TEHLİKESİ

Toplumun iletişim kurarken en önemli sorunu olarak ortaya çıkan ağız kokusunun, sanıldığının aksine çok da masum olmadığı ortaya çıktı. Ağız içinde çıkan ve geçmeyen yaralara bağlı olarak ortaya çıkan ağız kokuları, dil kanserinin habercisi olabilir.

Geçmeyen ağız kokusunda kanser tehlikesi

23 Eylül 2018 Pazar 21:18

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç.Dr. Mehmet Akdağdil kanserinin hem halk içinde hem de bilimsel arenada çok az bilindiğini ve zaman zaman muayene edilirken gözden kaçırılan önemli bir hastalık olduğunu söyledi.

Ağız içindeki her yaranın dil veya boğaz kanseri ile ilişkili olmayacağının altını çizen Doç.Dr. Akdağ, "Ağız yaralarının birçok nedeni olabileceğini hatırlatmak lazım. Ancak bunlar içerisinde tümörün de kanserin de olabileceğini akılda tutmak lazım. Ağız içinde tedaviye rağmen 15 günden uzun süren yaralarda mutlaka ağız veya dil kanserini ayırt etmek açısından kulak burun boğaz doktorunun muayenesi gerekiyor" dedi.

YARAYA BAĞLI OLUŞUYORSA DİKKAT!

 Dil kanserinin belirtilerinin farklılık gösterebildiğini vurgulayan Doç.Dr. Mehmet Akdağ şöyle devam etti:

 "Ağız içinde geçmeyen yara ağrılı, ağrısız olabilir ama özellikle ağrısız olan yaralar önemli. Beraberinde uyuşma hissi, çok nadir ama gözden kaçan ağız kokusu dil kanserinin geç dönem belirtileri arasındadır. Dil kökü ve dil tabanı ile ilgili ilerlemiş ülserel lezyonlarda çürüme oluşuyor. Çürüme ve bakteriler ile birlikte kişi konuşurken veya soluk alırken ağız kokusu oluşuyor. Bu ağız kokusu da rutinin dışında bazen beklenmeyen dil kanserlerinin belirtisi olabiliyor."

SİGARA KARA LİSTEDE

Dil kanserinde en önemli etkenlerden birinin de birçok gırtlak ve boğaz kanserinde olduğu gibi sigara olduğunu aktaran Doç.Dr. Mehmet Akdağ şu ifadeleri kullandı:

"Sigara özellikle içerisindeki nikotin ve diğer maddeler ağız tabanı ve dil kanserinde çok önemli bir sebeptir. Sigara dışında önemli etkenlerden biri de diş ve ağız hijyeni bozukluğudur. Ağız hijyeni bozuk olan insanlarda normal insanlara göre ağız içi tümörü görülme ihtimali yüksek ki burada en önemli faktörlerden biri de diştir. Diş bakımı, ağız bakımı, diş fırçalama yapılamayan bireylerde hem enfeksiyon hem de tümöral gelişim söz konusudur. Muayeneden sonra eğer dil tümöründen şüpheleniliyorsa mutlaka oradan bir biyopsi alınmalıdır. Biyopsi sonucunda eğer kanser çıkıyorsa yaranın lokasyonuna bağlı olarak operasyon gerçekleştiriyoruz. Erken tanı çok önemli, erken dönemde tanıyı koyarsak daha küçük tedavilerle hastaların sorununu çözmüş oluruz."

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA