FATİH AKIN BERLİNALE'DEKİ KORKU FİLMİYLE SEYİRCİLERİ BÖLDÜ
2004 yılında "Duvara Karşı" ile Altın Ayı alan Hamburglu yönetmen Fatih Akın bu sene de "Der Goldene Handschuh" ile yarışma programında. Bir seri katilin hikayesini anlatan film, şiddet sahneleri ile tartışmaya yol açtı.

12 Şubat 2019 Salı 13:15
Darmadağın, pislik içinde bir yatak odası... Yatakta yüzüstü bir kadın bedeni, muhtemelen cansız... Ve hışımla odaya girerek cesedi boyundan ufak bir plastik torbaya sıkıştırmaya çalışan yarı çıplak bir erkek... Hamburglu yönetmen Fatih Akın'ın 69. Berlin Film Festivali'nin yarışma bölümünde gösterilen "Der Goldene Handschuh" (Altın Eldiven) adlı filmi, daha ilk sahneden izleyiciyi uyarıyor adeta: "Midesi hassas olanlar şimdiden kalksın".
Gerçek hikaye
Bu uyarıya kulak asmayıp sinema salonunda kalanları ise 115 dakikalık bir korku tüneli bekliyor. Ancak panayırlardaki, lunaparklardaki korku tünelleri gibi, "Ne de olsa yapmacık bunlar" diyerek içinizi ferah tutmanız mümkün değil, zira beyazperdede anlatılan hikayeyi hayatın kendisi yazmış. 1970'li yıllarda Hamburg'da kadınları vahşice katleden seri katil Fritz Honka'nın gerçek hikayesi bu. O yılların Almanya'sını dehşete düşüren olay, 2016 yılında Hamburglu yazar Heinz Stunk'un kaleminden "Der Goldene Handschuh" romanına dönüştürülmüş ve eser aynı yıl alanında Almanya'nın en prestijli ödüllerinden sayılan Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.
"Yansa üzerine bile işemem"
Fatih Akın, filmini kitaba olabildiğince sadık kalarak çekmiş. Filme adını veren "Zum Goldenen Handschuh", Hamburg'un St. Pauli semtindeki dünyaca ünlü eğlence merkezi Reeperbahn yakınında bir bar. Toplumun dışına itilmiş, ellerinde kalanı da alkole yatıran bağımlıların buluştuğu bir nevi "Kaybedenler Kulübü". 30'lu yaşlardaki Fritz Honka da buranın müdavimlerinden. Gündüz tersanede temizlik işçiliği yapan Honka'nın tek sosyal faaliyeti, akşamları barda körkütük sarhoş olmak. Kamburu, teki şası bakan gözleri, devasa burnu ve çürük dişleriyle adeta canavarımsı bir görüntüye sahip. Hatta içki ısmarlamak istediği bir kadının, "Yansa üzerine bile işemem" diyeceği kadar çirkin. Honka'nın beraber olabileceği tek kadınlar, artık sadece birkaç kadeh içki, yatacak bir yer karşılığında seks yapmaya razı gelecek durumda olan seks işçileri. Ancak Honka'nın istediğini yapmayan kadınlar ya parçalarına ayrılıp şehrin farklı noktalarına atılıyor ya da yine parçalanıp, evin muhtelif yerlerine saklanıyor. Kimse de "Bu kadınlar nerede?" diye merak etmediği için soruşturma başlatılmıyor. Sadece komşular, evden yayılan kötü kokudan şikâyetçi oluyorlar ama o da bir sonuç vermiyor.
Tiksindiren şiddet
Fatih Akın, işlenen cinayetleri, Honka'nın kadınlara uyguladığı cinsel şiddeti beyazperdeye aktarırken neredeyse hiçbir detayı göstermekten kaçınmıyor. Kan üzerinize sıçrarken, cesetlerin duvarın arkasındaki bir bölmede çürüdüğü evin mide bulandırıcı kokusu neredeyse genzinizi yakıyor. Ancak seyircileri de bölen bu şiddet, bir Quentin Tarantino filmindeki gibi eğlendirmiyor, aksine tiksindiriyor. Ve gerçekten yaşanmış bu şiddetin bu kadar ayrıntılı bir şekilde gösterilmesi, kurbanların onurlarının ne kadar zedelendiği sorusunu da beraberinde getiriyor. Yönetmen bu soruya cevap olarak, kurbanların öldürülmemek için verdikleri mücadeleyi de göstererek, ne kadar kötü durumda olurlarsa olsunlar, hayata sıkı sıkı sarıldıklarını vurguladığını ve bu yolla kurbanların da onurlarını korumaya çalıştığını söyledi. Fritz Honka'nın neden bir seri katil olmuş olabileceği sorusu da filmde yanıtsız kalıyor ancak Fatih Akın bunu zaten amaçlamadığını da belirtiyor.
Fatih Akın'ın sinema aşkı korku filmleriyle filizlenmiş
Sinemacı olma isteğinin ilk olarak sekiz yaşındayken ağabeyinin zoruyla seyrettiği George Romero imzalı "Zombie" ve Anthony Quinn'in başrolünü üstlendiği Jean Delannoy filmi "Notre Dame'ın Kamburu" ile filizlendiğini anlatan yönetmen, bir korku filmi çekerek bir tür denemesi yapmış. Film, pek korkutucu değil ama dekor ve makyaj ekibi çok başarılı. Özellikle Honka'nın evinin ne kadar gerçekçi bir şekilde canlandırıldığını, filmin jeneriğinde orijinal dairenin fotoğraflarını görünce daha iyi anlıyorsunuz. Duvarlardaki yarı çıplak kadın fotoğraflarından, yüzleri sararmış mobilyalara, kanepedeki oyuncak bebeklerden tüm daireye dağılmış çöp yığınına kadar, sanki zaman makinasına binip evi film setine taşımışlar.
Filmin en kayda değer yanı ise, başroldeki Jonas Dassler. Jön olarak tanımlanabilecek ancak mükemmel bir makyaj ile bir canavara dönüşmüş olan genç oyuncu, vücut dili ve rol için kullandığı Saksonya şivesi ile çok inandırıcı. 2004 yılında "Duvara Karşı" ile Altın Ayı alan Fatih Akın'a bu sefer pek şans tanınmıyor ama Dassler bir sürpriz yapabilir.
NOTAM’ın aktif hale gelirse Ercan Havalimanı’ndan kalkışlarda rötar ihtimaliNOTAM’ın aktif hale gelmesi durumunda Ercan Havalimanı’ndan kalkışlarda rötar olma ihtimali var19 Mart 2026 Perşembe 13:49KIBRIS
En Fazla Yağış Nereye Düştü?En fazla yağış Alevkayası’nda19 Mart 2026 Perşembe 13:45KIBRIS
Sanayi Odası’ndan elektrik maliyetleri konusunda acil düzenleme çağrısıKıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), üretim sektörünün rekabet gücünü doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri olan elektrik maliyetleri konusunda acil bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu kaydetti.19 Mart 2026 Perşembe 13:43KIBRIS
Güney Kıbrıs’taki şubat ayı enflasyon oranı yüzde 0.9Güney Kıbrıs’ta 2026 yılı şubat ayındaki aylık enflasyonu yüzde 0.9 olarak açıklandı.19 Mart 2026 Perşembe 13:37GÜNEY KIBRIS
Sahte kira sözleşmesi: 7 kişi tutuklandı, 3 kişi aranıyorGirne’de sahte kira sözleşmesi düzenleyen ve ikametgah izni temin eden 7 kişi tutuklandı, 3 kişi aranıyor.19 Mart 2026 Perşembe 13:36KIBRIS
Gazimağusa’da geri geri giden araç yayaya çarptıGazimağusa’da meydana gelen kazada, geri geri seyreden araç 70 yaşındaki yayaya çarptı; yaralı hastanede müşahede altına alındı.19 Mart 2026 Perşembe 13:31GAZİMAĞUSA
Biberde tavsiye dışı, domateste limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildiTarım Dairesi’nin gıda denetimlerinde yerli ürünlerden kapya biberde tavsiye dışı, domateste limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi.19 Mart 2026 Perşembe 13:30KIBRIS
Saat icat edilmeden önce insanlar nasıl uyanırdı?Her saat başı metal pimleri düşüren mumlardan, sanayi devrimi İngilteresi'ndeki kapı tokmaklarına kadar, tarih boyunca insanlar zamanında uyanmak için pek çok kurnazca yöntem icat etti.19 Mart 2026 Perşembe 11:59YAŞAM
İngiliz basını Liverpool'un Galatasaray'ı elemesi hakkında neler yazdı?Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda çeyrek final yolunda Liverpool deplasmanına çıktı. Anfield'taki rövanş maçını 4-0 kaybeden sarı kırmızılılar, Şampiyonlar Ligi'ne veda etti.19 Mart 2026 Perşembe 11:57İNGİLTERE
Koop-Sen, bugünkü grevi kaldırdıklarını duyurduKoop-Sen, hükümet ile yapılan görüşmeler çerçevesinde uzlaşı sağlandığını belirterek, grevi kaldırdıklarını duyurdu.19 Mart 2026 Perşembe 11:53KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.