EN SIK BELİRTİSİ KİTLELER! 627 BİN KİŞİ BU YÜZDEN HAYATINI KAYBETTİ
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Eser, ülkeler arasında sıklığı değişmekle beraber her 8 ile 12 kadından birinin ömür boyu meme kanserine yakalanma riskine sahip olduğunu kaydetti.

09 Ekim 2020 Cuma 13:10
Akdeniz tipi, bitkisel ağırlıklı, az kalorili beslenmenin ve düzenli tempolu yürüyüşün meme kanserine yakalanma riskini azalttığını söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Eser, “Vitamin değeri yüksek sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin meme kanserine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. İtalya’da 8 binden fazla kişinin 9.5 yıllık takibiyle yapılan bir çalışmada, çiğ sebze ve zeytinyağı bakımından zengin diyetin meme kanserine karşı koruma sağladığı tespit edilmiştir” dedi.
Dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser tipi, meme kanseri olarak biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada her yıl 2.1 milyon kişiye meme kanseri teşhisi konuluyor. Yine dünyada yılda 627 bin kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
TÜRKİYE’DE GÖRÜLME ORANI 100 BİNDE 45
Kanser Daire Başkanlığı’nın verilerine göre, 2015 yılında Türkiye’de meme kanseri görülme sıklığının yüz binde 45 olduğunu aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Eser, “Erken evrede hastalıktan tamamen kurtulma olasılığı yüksektir. Ancak geç evrede, hele de uzak organlara yayıldığı zaman hastalıktan kurtulma şansı pek yoktur. İlk teşhis konduğunda uzak organlara yayılım mevcutsa, hastaların yüzde 40’ı ilk yıl içerisinde kaybedilmektedir. Erkeklerde ise meme kanseri nadir bir durumdur. Dünya istatistikleri ve bizim verilerimize göre, her 100 kadın hastaya karşılık 1 erkek hastada meme kanseri teşhis edilmektedir” ifadelerini kullandı.
Meme kanserinin erken teşhis edildiğinde aslında çok da tehlikeli sayılabilecek bir kanser olmadığının altını çizen Prof. Dr. Mehmet Eser, “Tabi ki özellikle de genç hastalarda çok agresif giden tipleri de görülebilir. Meme kanserinin tehlikesi, sıklığında ve geç tanı konmada yatmaktadır” şeklinde konuştu.
MEME KANSERİNİN EN SIK BELİRTİSİ KİTLELER
Meme kanserinin en sık görülen belirtisinin hasta tarafından hissedilen veya doktor muayenesinde ele gelen kitleler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Eser; şöyle devam etti:
“Bu kitleler genellikle ağrısızdır. Meme kanseri kitlesi eğer göğüs duvarına veya cilde, komşu sinir yapılarına yayılmadıkça pek ağrı yapmaz. Ancak bu demek değildir ki, memesi ağrıyan kadında meme kanseri olmaz. Kadınların yaklaşık yüzde 40’ı özellikle de adetleri yaklaştığı zaman meme ağrısı çekerler. Bu kadınlarda da meme kanserine yakalanma oranı meme ağrısı çekmeyenlerle eşittir. İkinci sıklıkta meme ucunun içeri doğru çekilmesi, meme cildinde çekinti, kalınlaşma, renk değişikliği gibi belirtilerle meme kanseri kendini belli edebilir. Diğer belirtiler arasında önemli olan ve bazen erken meme kanserinin bulgusu da olabilen, sıkmadan yani kendiliğinden olan meme başı akıntılarıdır. Bu akıntılar kanlı ya da su gibi berraksa daha dikkate alınmalıdır. Kadınların meme uçlarını sıkarak meme muayenesi yapmasını istemiyoruz. Ancak sütyen içine koyabilecekleri bir beyaz peçetenin kirlenip kirlenmediğini kontrol etmelerini öneriyoruz. Bazen memedeki kitle küçük veya çok derinde yerleşebilir, ele gelmez ancak koltukaltı lenf bezlerine yayılan lenf bezi büyümesini hastalar hissedebilirler. Kadınların bu nedenle aylık muayenede koltukaltlarına da bakmalarını öneriyoruz. En istemediğimiz belirtiler ise metastaz yapmış organa ait şikâyetlerdir. Bunlar arasında en sık kemik metastazlarına bağlı ağrılar veya patolojik kırık diye tanımladığımız küçük bir travma ile kemikte kırık oluşması şeklinde belirti verebilmektedir.”
BİTKİSEL AĞIRLIKLI VE AZ KALORİLİ BESLENİN
Beslenmenin meme kanseri üzerine etkilerinin bilinen bir gerçek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mehmet Eser, bunları şöyle açıkladı:
“Günümüzde meme kanserinin gelişmiş toplumlarda az gelişmiş toplumlara göre daha fazla görülmesinin bir nedeni de beslenme şeklidir. Başta Avrupa ve ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin çoğunluğunda, yağdan zengin, hayvansal besin ağırlıklı ‘Batı tipi’ beslenme tarzı yaygındır. Az gelişmiş ülkelerde ise genellikle bitkisel ağırlıklı ve az kalorili beslenme şekli görülür. Beslenme ile birlikte diğer yaşam tarzı şekilleri ve çevresel faktörler de meme kanserinin oluşmasında rol oynamaktadır. Obezite, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde ciddi bir sağlık sorunudur. Obez hastalarda meme kanseri riski, normal kilolu kadınlara göre yüzde 30 daha fazladır. Obezitenin dolaylı bir etkisi de kız çocuklarında erkenden kadınlık hormonlarının yükselmesine ve erken yaşta (12 yaş altı) adet görmeye başlamasına neden olmasıdır. Erken yaşta adet görmeye başlamak, meme kanseri risk faktörlerinden birisidir. Özellikle suni yağlar (margarinler, doymamış yağ asidi oranı yüksek yağların) meme kanseri riskini artırdığını bildiren yayınlar vardır. Meme kanserini tek başına tetiklediği ispat edilmiş bir besin tespit edilmemiştir. Menopoz öncesi kızlarda yüksek kalorili besinleri kısıtlamamak riski 2 kat artırmaktadır. Ancak vitamin değeri yüksek sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin koruyucu etkisi olabilir. İtalya’da 8 binden fazla kişinin 9.5 yıllık takibiyle yapılan bir çalışmada 207 yeni meme kanseri gelişmiştir. Bu çalışmada çiğ sebze ve zeytinyağı bakımından zengin diyetin meme kanserine karşı koruma sağladığı tespit edilmiştir.”
TEMPOLU YÜRÜYÜŞ MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR
Düzenli spor yapmanın kalp ve damar sağlığını korumanın yanı sıra, vücutta yağ ve kas oranının da olumlu yönde değişmesine yardımcı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Eser, “Sporla birlikte vücutta yağ oranın azalması, östrojen hormonunu azaltmakta ve meme kanseri gelişimi bakımından olumlu etki yaratmaktadır. Haftada 1.5-2.5 saat arasında tempolu yürümek de meme kanseri riskini yüzde 18 azaltmaktadır. Bu etkinin oluşması için sporun uzun süreli ve sürekliliği önemlidir” dedi.
KARANLIK ORTAMDA UYUYUN
Düzenli uykunun da meme kanserinden korunmada önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Eser; “Bağışıklık sistemimiz vücuda giren virüs, bakteri gibi mikroorganizmalarla mücadele ettiği gibi kanserli hücrelerle de mücadele etmektedir. Onun için immün (bağışıklık) sistemi baskılanmış kişilerde daha çok kanser görülmektedir. Stres çağdaş yaşamda immün sistemimizi olumsuz etkileyen faktörlerin başında gelmektedir. Melatonin hormonu, immün sistem için çok önemlidir. En fazla karanlık ortamda uyumakla melatonin hormonu salgılanmakta ve immün sistemimizi düzenlemektedir” diye konuştu.
MEME KANSERİNİ ATLATAN KİLO ALMAMALI!
Meme kanseri tedavisi olmuş bir kadının kesinlikle kilo almasını istemediklerinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Eser, “Meme kanseri geçirmiş kişilere aşırı şekerli beslenmemelerini şiddetle öneriyoruz. Bunun yanında, ‘Akdeniz tipi beslenme’ diye bilinen sebze ağırlıklı, zeytinyağlı, az kalorili beslenmelerini, kırmızı et tüketimlerini sınırlandırmalarını, haftada en az 3-4 gün yarım saat tempolu yürümelerini öneriyoruz. Karanlık, sessiz bir ortamda düzenli ve yeterli uyumalarını, yaşları gereği diğer sağlık kontrollerini de yaptırmayı ihmal etmemeleri gerektiğini hatırlatıyoruz” dedi.
ANNE YA DA TEYZEDE MEME KANSERİ GÖRÜLMÜŞSE RİSK YÜKSEK
En fazla risk altında olan kişilerin saptanmış genetik bozukluğu olan kişiler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Eser, şu bilgileri aktardı:
“Eğer bir kişide BRCA1 ve 2 geni gibi meme kanseri ile ilişkili genetik bozuklar tespit edildiyse mutlaka önlem alınmalıdır. Bu hastalara uygun zamanda meme dokusunun ve yumurtalıklarının alınması önerilir. İkinci sırada risk altında olan kişiler ise ailesinde meme kanseri görülenlerdir. Özellikle de önceki kuşaklarda kesintisiz meme kanseri veya yumurtalık kanseri görülenler bu grupta yer alır. Mesela bir ailede anneannede, annede veya teyzede meme kanseri veya yumurtalık kanseri varsa, bu ailenin kızlarında da meme kanseri riski yüksektir. 12 yaşından önce adet görmek, 55 yaşından sonra menapoza girmek, doğum yapmamak, emzirmemek, uzun süre doğum kontrol hapları kullanmak, infertilite tedavisi görmüş olmak diğer başlıca risk faktörleridir. Bu faktörlerin meme kanserine yol açma nedeni, memelerin uzun süre östrojene maruz kalması ve yatkınlık olan kişilerde östrojenin tetikleyici rol oynamasıdır.”
ADET BAŞLANGICINDAN SONRAKİ İKİNCİ HAFTA MEME MUAYENESİ YAPIN
Tüm kadınların 20 yaşından sonra kendi meme muayenelerini yapmalarını, 30 yaşından sonra yıllık doktor muayenesi olmalarını, 40 yaşından sonra da yıllık mamografi ve radyolojik kontrollerini yaptırmalarını önerdiklerinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Eser, “Meme muayenesi için en uygun dönem, adet başlangıcından sonraki ikinci hafta içerisidir. Muayenelerin bu dönemde olması daha sağlıklı olacaktır. Eğer ailede erken yaşta (40 yaş altı) meme kanseri görülmüşse veya çok sayıda meme ve yumurtalık kanseri varsa mutlaka genetik test gerekliliği için doktora başvurmalılar” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Kanunsuz avlanmaErgazi-Kilitkaya köyleri arasında 14 numaralı av bölgesinde, bölgede avlanmakta olan kimliği meçhul avcı/lar tarafından açılan ateş sonucu ise, 1 kişi yüzünden yaralanmıştır. Soruşturma devam etmektedir.01 Kasım 2026 Pazar 19:57KIBRIS
Dikkat bu okullarda grev var!KTOEÖS, yarın Lefkoşa merkez ve çevre okullarında öğleden sonra grevde olacak01 Kasım 2026 Pazar 19:09LEFKOŞA
YSK, TAM Parti’nin LAÇ belediye meclis aday listesini iptal etti: Cinsiyet kotası karşılanmadıYüksek Seçim Kurulu, TAM Parti’nin, Lapta-Alsancak-Çamlıbel Belediyesi için sunduğu 14 kişilik listede yalnızca 4 kadın adaya yer vermesi nedeniyle belediye meclis üyesi aday listesini oyçokluğuyla iptal etti.31 Ekim 2026 Cumartesi 22:07KIBRIS
DAÜ-SEN: “Hukuk çiğnenerek akademik personelin sözleşmeleri sonlandırılamaz!”DAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve dönem ortasında öğretim üyelerinin değiştirilmek istenmesine karşı Rektörlük önünde eylem yaptı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:50KIBRIS
TDP ilk 90 günlük acil eylem planını açıkladıTDP, 6 Aralık 2026 seçimlerinin ardından hayata geçirmeyi hedeflediği İlk 90 Gün Acil Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.31 Ekim 2026 Cumartesi 11:34KIBRIS
DAÜ-SEN, Rektörlük Önünde Eylem YapacakDAÜ-SEN, 65 yaşını dolduran akademisyenlerin sözleşmelerinin uzatılmaması ve akademik kadro statülerine ilişkin yaşanan sorunlar nedeniyle yarın Rektörlük önünde eylem ve basın açıklaması gerçekleştirecek.29 Ekim 2026 Perşembe 13:32KIBRIS
İsrail seçim sonuçları: Netanyahu'nun bloğu önde ancak meclis çoğunluğunu sağlayamıyorİsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde Türkiye saatiyle 15.30 itibarıyla oyların %85,6'sı sayıldı.29 Ekim 2026 Perşembe 00:19ORTADOĞU
“Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığının evlilik yoluyla elde edilmesi konusunda kararRum Yüksek Mahkemesi, sonradan “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığı alan yabancı uyruklu bir kişinin, evlendiği yabancı uyruklu eşine vatandaşlık hakkı kazandırmayacağına hükmetti.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:21KIBRIS
İçişleri Bakanlığı: Fatma Ünal’a cezaevinde ayrıcalıklı muamele yapıldığı iddiaları gerçeği yansıtmıyorFatma Ünal’ın özel bir odaya yerleştirildiği ve ayrıcalıklı muamele gördüğü yönündeki iddiaları reddederek, yasa ve tüzüklere aykırı herhangi bir uygulama bulunmadığını açıkladı.28 Ekim 2026 Çarşamba 12:18KIBRIS
Doç. Dr. Hamit Caner yazdı... "Büyüdük... Peki Güçlendik mi?""Kuzey Kıbrıs’ın son kırk yıldaki en büyük başarılarından birinin yükseköğretim olduğunu inkâr etmek haksızlık olur."28 Ekim 2026 Çarşamba 12:11KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.