23 Ekim 2024
  • Lefkoşa15°C
  • Mağusa11°C
  • Girne17°C
  • Güzelyurt12°C
  • İskele11°C
  • İstanbul15°C
  • Ankara9°C

ÇİRKİN BİR ŞİİR…

Kıvanç BUHARA

06 Şubat 2015 Cuma 07:55

Şubat 2015’in soğuk geceleri; Gündüz ısıtan güneşin gökyüzünde nazlı yükselişi, “Yarın yine geleceğim “ der gibi… Meteoroloji dairesinin tahminleri son zamanlarda hep doğru çıkıyor! Yağmur demişse yağmur, Karla karışık demişse, toz halinde yere düşen tanecikler… Fırtına demişse, deniz mutlaka öfkeli gelir, Bir canavarın yumruğu gibi döver sahili, şakası yok! Mevsimler dönmese hiç düşündünüz mü neler olur? Hep yazı yaşamak, Veya hep kışta kalmak! Karlar erimese bir ömür boyu, Dağ evinin bacası hep dumanlı kalsa… Yaşamın ispatı mıdır tüten baca? Zaman durmuyor, mevsimler de öyle! Kış yazı özletiyor, yaz ise kışı; Arada bahar geçişleri… Hüznün ve sevinçlerin tiyatrosu! Yeşeren ve yeniden başlayan hayat; işte ilkbahar; Sonbahar; Ayakta ölen ağaç yalnızlıkları… Bu değişim, bu çirkinden güzele geçiş, Ve sonra güzelden çirkine evrilen devr-i alem! Ölüm, bırakıp gitmek midir her şeyi? Nedendir, Kolay teslim olmuyor insan… Kaç mevsim istersin ki tiksinmek için? Yoksa her şeye rağmen yaşamak mı? Başkaları sana bu kadar “ah “ ederken… Yaşlılar evinde, Şuursuz ve boş gözlerle bakan onlarca göz; Acımasız yaşamın son sığınma çadırı, Ötesi yok! Bir hiçlik, bir boşluk ki, sorma, Olur mu böyle, var iken yok olma? Sonsuza dek kayıpsın işte! İyilikle, kötülükle anılsan da ne fayda, Bir sakinleştirici teselli mi aradığımız… Gelse de birileri, “ nasılsın? ”dese, Sonsuz yalnızlığı biter mi evrenin? Kendin için iste her şeyi; Benim istençlerimin tümü kaybolmuş, Zaten, Ellerini hissetmiyorum ki…

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.