12 Aralık 2019
  • Lefkoşa13°C
  • Mağusa14°C
  • Girne16°C
  • Güzelyurt11°C
  • İskele14°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara5°C

BÜTÇE MARATONU DEVAM EDİYOR

Meclis Ekonomi Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, Başbakan Yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı'nın bütçesini görüşmeye devam etti.

Bütçe maratonu devam ediyor

19 Kasım 2019 Salı 18:04

CTP Milletvekili Salahi Şahiner söz alarak, KKTC’ye uygulanan ambargoların kalkması ve federal temelde bir çözümü amaçladıklarını söyledi.

Elçilik, temsilcilikler ve başkonsoloslukların bütçelerini de ele alan Şahiner, bu dış temsilciliklere yerli üretimleri dış pazarlara tanıtılması gerektiğinin önemine vurgu yaparak, bunun dış ticarette faydalı olması gerektiğini söyledi.

Temsilciliklere gönderilen paraların geri dönmesi için turizm ve diğer sektörlerin de temsilcilikler aracılığıyla daha da ileriye götürülmesi gerektiğine dikkat çeken Şahiner, Dışişleri Bakanlığı’nda Tel Aviv temsilciliğinde hiç kimse olmamasına rağmen oldukça büyük rakamlar harcanmasının da açıklanmasını istedi.  

ÖZERSAY

Başbakan Yardımcılığı, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, milletvekillerinin yorum ve eleştirilerini yanıtladı.

Gazimağusa’da BM Barış Gücü’nün bulunduğu yerden çıkması ile ilgili olumsuz yanıt verildiğini ve bu konunun da daha da üst yetkilileri ile paylaştıklarını dile getiren Özersay, ayrıca DAÜ ile ilgili sürecin de takipçisi olduklarını kaydetti.

Kendilerinin de statükonun devamından yana olmadıklarını fakat bunun değişmesi için önerilen politikanın kendilerinin çıkmazdan çıkaramadığını dile getiren Özersay, nedenlerin konuşulmaması halinde statükonun nasıl değişeceğini sordu.

Bazı uluslararası aktörlerin statükonun devamını desteklediklerini, iki toplumlu federasyonu desteklediklerini söyleyenlerin de kendi menfaatleri doğrultusunda hareket ettiklerini söyleyen Özersay, söz konusu uluslararası aktörlerin değişim için hiçbir adım atmadıklarını kaydetti.

Müzakere masasında Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı arasında uzlaşı olmadığını dile getiren Özersay, “50 sene boyunca müzakere edilen bir şey kaç sene daha konuşulacak” dedi.

Müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesinin söylenmesinin doğru olmadığını dile getiren Özersay, statükonun ucu kapalı olarak değişmesinin beklenmesinin hayal olduğunu, geçmişte moral üstünlük sağlandığını ancak uluslararası toplumun verdiği sözleri tutulmamasından dolayı bunun değişmediğini kaydetti.

Rumların referandum noktasını gelmeyi kabul etmeyeceklerini dile getiren Özersay, Rum tarafının buna (Berlin) benzer görüşmelere katılacaklarını fakat “referandum yoluna giren görüşmelere” katılmayacaklarını söyledi.

Uluslarası toplumun tüm çabalara rağmen tutumunu değiştirmediği ve istenen adımları atmadığını dile getiren Özersay, artık ülke olarak kendi kozlarımızı koymak gerektiğini bunun da doğal gaz ve Maraş gibi ezber bozmaya yönelik yapılması gerektiğini kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı’nın çalışmalarının sınırlı kaldığı eleştirisine yanıt veren Özersay, çok yakın geçmişte BM temsilcileri ve beyaz sarayda en üst danışmanlar ile görüştüğünü fakat bunun “çok fazla dellal düdük edilmeden” yani engellenmesin diye çok duyurmadan yaptıklarını kaydetti.

Türkmen vatandaşların ülkelerinden çıkamaması sorununu da yaptıkları girişimlerle çözmeye çalıştıklarını da anlatan Özersay, temaslarının devam ettiğini ve bu temasların Kıbrıs Rum tarafını da rahatsız ettiğini söyledi.

Doğal gaz konusunda daha önce Bakanlık yapan Sunat Atun’un attığı olumlu adımların yanı sıra, arkasından gelenlerin de katkı koyduklarını dile getiren Özersay, kendilerinin de uluslararası alanda konuyu ileriye taşıyarak birçok kesimi de hareket ettirdiklerini kaydetti.

Kapalı Maraş ile ilgili yapılan eleştirilere saygı duyduğunu dile getiren Özersay, kendilerinin BM Güvenlik Konseyi kararını göz ardı etmeden hareket ettiklerini belirtti.

İnsanların haklarına halel gelmeyecek şekilde bir politika uyguladıklarını söyleyen Özersay, BM Güvenlik Konseyi kararlarında yazan herşeyin uygulanıp uygulanmadığını sordu. BM Güvenlik Konseyi kararlarının her şeyinin adaletli olup olmadığını dile getiren Özersay, bu konunun kendisinin uzmanlık alanı olduğunu söyledi.

Bu politikaların yürümesi açısından da herkesin desteğine ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Özersay, kapalı Maraş’ın taşınmaz mallar ve birçok konuda yapılan çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Özersay, Kapalı Maraş’ın sivil bölgeye dönüştürülerek eski sahiplerinin de dikkate alınarak yaşam alanına açılmasını hedeflediklerini belirtti.

Maronitlere yönelik çalışmaların devam ettiğini ve Karpaşa köyünde yapılacak yatırımlar ile de gerekli çözümlerin yapılacağını dile getiren Özersay, Maronit açılımı konusunda sürecin devam ettiğini kaydetti.

Dış temsilciliklerin çok ciddi imkansızlıklarla ciddi çaba ortaya koyduklarını dile getiren Özersay, temsilciliklerin çalışmalarından memnuniyet duyulmasının da kendileri için önemli olduğunu kaydetti.

Taşınmaz Mal Komisyonu ile ilgili de atılacak adımlarla komisyonun daha çalışır hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Özersay, Cumhurbaşkanlığı ile de koordinasyon ve işbirliği yaptıkları konuları sıraladı.

Kıbrıs sorununun sebepleri ile nasıl çözülebileceği konusunda farklı görüşlerinin olduğunu ve hükümetin görüşlerini ortaya koyarak görüşmeler yaptıklarını söyleyen Özersay, her zaman “diyaloğa kapalı değil, açık olduklarını” kaydetti.

Avusturalya’daki Türklerin yapmış olduğu talep doğrultusunda da orada temsilcilik açılması konusunda da girişimler yapılacağını dile getiren Özersay, kendisinin uluslararası temaslarda da görüşlerini savunduğunu ve söylemeye de devam edeceğini kaydetti. 

Kapalı Maraş konusuna üzülmek yerine harekete geçip birşeyler yapılaması gerektiğini söyleyen Özersay, Kıbrıs Türk tarafından sadece Cumhurbaşkanı vardır söyleminin kısıtlayıcı ve doğru bir yaklaşım olmadığını bunun tam aksine birlikte destekleyici bir yaklaşımda olunması gerektiğini belirtti.

Rum Başkanı Anastasiadis ile sosyal içerikli yemek yemesinin resmi bir toplantı ile arasındaki farkı herkesin görmesi gerektiğini söyleyen Özersay, sosyal bir yemekte bulunmasının rahatsızlık değil memnuniyet vermesi gerektiğini kaydetti.

Eşiyle birlikte arkadaşının evine giderek, Rum lideri ile orada yemek yemesinden, Kıbrıs Rum tarafının rahatsız olması gerekirken, buradaki bazı kişilerin rahatsız olunmasını hayretle karşıladığını belirtti.

Tel Aviv’de temsilcinin olmadığını fakat temsilciliğin devam etmesi için de kira ve bir takım ödemelerin yapıldığına dikkat çeken Özersay, Tel Aviv temsilciliğindeki sorunun geçici olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA