26 Eylül 2018
  • Lefkoşa20°C
  • Mağusa19°C
  • Girne22°C
  • Güzelyurt18°C
  • İskele19°C
  • İstanbul14°C
  • Ankara8°C

BELLAPAİS’TE “SENFONİK ÖZLEM KONSERİ”

Bellapais’te “Senfonik Özlem Konseri”

17 Nisan 2014 Perşembe 12:04

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve eşi Meral Eroğlu’nun, “Dünya Sanat Günü” kapsamında düzenlediği “Senfonik Özlem Konserleri”nin ilki önceki gün Bellapais Manastırı’nda gerçekleşti.

KKTC Cumhurbaşkanlığı’nın katkılarıyla gerçekleşen konseri, sanat yaşamlarını yurt içi ve dışında sürdüren Kıbrıslı Türk sanatçılardan kurulu senfoni orkestrası verdi.

Konser, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Senfoni Orkestrası Korno Sanatçısı Mustafa Kofalı’nın yaptığı açılış konuşmasının ardından başladı.

Konuşmaların ardından Şef Ali Hoca yönetiminde sahne alan orkestra; G. Bizet’in Carmen Suit “Toreadors”, ile Arlesienne Suit “Farandol”, K. Karayev’in “Ayşe’nin Dansı” ,  H. Shore’un Yüzüklerin Efendisi “Kral’ın Dönüşü”, A. Dvorak’ın “Slav Dansı No 8”,   P. I Çaykovski’nin Fındıkkıran Suit “Çiçeklerin Valsi”  ile “Arap Dansı”, G. Sviridov’un Kar Fırtınası “Vals 2”, J. Brahms’ın “Macar Dansı 1” ile “Macar Dansı 5” ve Besteci, Şef Ali Hoca’nın Kıbrıs Orkestra Suiti’ni başarıyla seslendirdi.

Orkestranın, uzun süre alkışlanan konseri, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, CTP-BG Milletvekili Arif Albayrak, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Hasan Güngör, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Flüt Sanatçısı Aycan Sancar, Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürü Erdoğan Şanal ve diğer bazı üst düzey yetkililerle davetliler izledi.

Gecede, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu; Besteci-Şef Ali Hoca, Senfoni Orkestrası Korno Sanatçısı Ali Kofalı,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Flüt Sanatçısı Aycan Sancar ve Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürü Erdoğan Şanal’a plaket sundu.

Konser dün akşam Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde tekrarlandı.

Kofalı

Senfoni Orkestrası Korno Sanatçısı Ali Kofalı yaptığı konuşmada, sanat yaşamlarını yurt içi ve dışında sürdüren Kıbrıslı Türk sanatçılardan kurulu “Senfonik Özlem” konserinin KKTC Cumhurbaşkanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gerçekleştiğini belirterek, sanat ve sanatçılara yapılan katkılar için teşekkürlerini sundu.

Eroğlu

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ise Dünya Sanat Günü kapsamında düzenlenen konsere yurtiçi ve dışından gelen tüm sanatçılara teşekkürlerini sunarak, anlamlı günde değerli sanatçılarla birlikte olmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.

Bugünün önemli bir gün olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, gecede vatan hasreti çeken sanatçılarla senfoni konserine özlem duyan Kıbrıs Türk halkının karşılıklı olarak beklentilerinin karşılanacağını inandığını söyledi..

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde senfoni orkestrası kurulması yönünde adım attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, yasası geçerek bütçe ayrılan orkestranın çalışmalarını yapabileceği alan için de Vakıflar Sineması binasını düşünüldüğünü kaydetti.

Başarılı sanatçılara ödül verilmesi yönünde komite oluşturulacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, orkestranın kurulmasında emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.

DC�-����tüm araştırma ve eğitim etkinliklerinde tarihi çevrenin ve kültürel mirasın korunmasına büyük önem veren DAÜ-Mimarlık Fakültesi, 2011 yılından itibaren, Uluslararası Anıtlar ve Sitler Gününü, çeşitli etkinliklerle Kuzey Kıbrıs’ta da kutlamaktadır.

ICOMOS ve 18 Nisan’lar

ICOMOS - Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi, uluslararası ve sivil bir örgüt olup 1965 yılında Varşova’da kurulmuştur. Amacı, kültür mirası yapı ve alanların korunması ve değerlendirilmesine yönelik ilkeler, teknikler ve siyasetler geliştirmek ve ilgili her türlü araştırmayı desteklemek ve yönlendirmektir. Konuyla ilgili uzmanların deneyim ve bilgilerini paylaşmak için komiteleri aracılığıyla bir ortam sunan ICOMOS’un bugün 11.000’den fazla üyesi, 95 ulusal komitesi ve 27 uluslararası bilimsel komitesi bulunmaktadır.

Uluslararası Anıtlar ve Sitler Günü, 18 Nisan 1982’de ICOMOS - Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi tarafından oluşturulmuş ve 1983 yılında UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu) tarafından kabul ve ilan edilmiştir. Bugünün amacı çeşitli etkinlikler düzenlenmesi yolu ile korunması gerekli kültürel ve doğal miras hakkında duyarlılık yaratılmasıdır. ICOMOS her yıl için bir tema belirleyerek etkinliklerini bu tema çerçevesinde gerçekleştirmektedir. Belirlenen tema genelde eksiklik ya da hassasiyet görülen konular üzerinden seçilmektedir. 2001 yılından bu yana korunmalarına dikkat çekmek üzere, tarihi köyler, yirminci yüzyıl mirası, sualtı kültür mirası, endüstri mirası, dini anıtlar ve yerler, kültürel peyzaj, kültür mirası ve bilim, tarım ve su mirası,  dünya mirası ve sürdürülebilir gelişim, yerel toplulukların rolü, temaları, 18 Nisan günlerinin temaları olarak ele alınmıştır.

 

 

Kuzey Kıbrıs’ta Kültür Mirası

UNESCO’nun tanımlamalarında olduğu gibi, Kıbrıs’ın Kuzeyinde de kültürel mirası, taşınabilir kültürel varlıklar yani soyut (intangible) miras ve taşınmaz kültürel varlıklar yani somut (tangible) kültür mirası olmak üzere iki kategoride inceleyebiliriz.

Toplumun gelenekleri veya orada geçmişte yaşamış olan toplumların kültürel dışavurumunun fiziki yansıması veya sembolleri olarak tanımlayabileceğimiz somut kültürel miras, tarihi çevreler ile tarihi binaları içine alan, mimari ve kentsel mirası kapsar.

Tarihi çevreler; doğal sit alanları, tarihi olaylara tanıklık etmiş alanlar, arkeolojik alanlar, mimari bütünlüğü olan tarihi kentsel alanlar, özgün kırsal yerleşimler, köyler, konut alanları, tarihi merkezler, suriçi alanlar, dini bina grupları, planlı anıtsal alanlar, endüstriyel alanlar ve bunlar içinden en az iki özelliği taşıyan karma (kompozit) alanlar olarak tanımlanabilirler. Tarihi binalar ise; dini yapılar (kiliseler, katedraller, camiler, külliyeler, vb.), kamusal binalar (saraylar, hükümet binaları, valilikler, belediyeler, hanlar, hamamlar, bedestenler, vb.), sivil mimari (mimarsız konutlar, yalılar, köşkler, konaklar, vb.) ve tarımsal ve endüstriyel mimari (çiftlikler, değirmenler, köprüler, fabrikalar, vb.) olarak sınıflandırılabilirler. Bunların yanında ayrıca, doğal miras olarak adlandırabileceğimiz doğal sit alanları da mevcuttur.

Kıbrıs, tarih boyunca kültürlerin kesişim noktası olması dolayısıyla sahip olduğu tarihsel ve kültürel zenginliğe bağlı olarak, yukarıda sıralanan mimari ve kentsel miras değerlerin hemen hepsine sahiptir. Bu mimari ve kentsel zenginliğin yanında, sözel gelenekleri,  dili, müzik ve şarkıları, edebiyatı, mutfak gelenekleri, geleneksel spor ve oyunları ile de, soyut kültür mirasının değerlerini içinde barındırır.

Uluslararası normlar olarak bakıldığında, kültürel mirasın korunması; sadece hükümet ve/veya resmi kuruluşların değil, kültürel ve mesleki örgütler, ticaret ve sanayi odaları, sivil toplum örgütleri ve tüm toplumun sorumluluğunda bir kavram olarak görülebilir. Uluslararası toplumun kültür mirasının korunması konusunda vardığı noktada:

  • yetkili uzman kişi ve kuruluşların sorumluluk ve yükümlülüğünden, toplum düzeyinde bir sorumluluk ve yükümlülük zeminine taşımasına;
  • yasal, idari örgütsel ve mali çerçevede öngördüğü yeniden düzenlemelere;
  • koruma eylemi ile doğrudan ilgili ve yetkili kişi ve grupların önerilerinin dikkate alınmasını vurgulamasına;
  • korumayı, kent ve ülke planlamasının temel hedefi olarak göstermesi ile, korunacak tarihi kentsel alanların canlandırılarak korunmasına; ve
  • stratejik yaklaşımların önemine,

işaret edilmektedir.

Oysa Kuzey Kıbrıs’ta, konunun uluslararası / bilimsel / kuramsal boyutu yeterince anlaşılamadığı gibi; yönetim ve örgütlenme, yasal çerçeve, mali ve idari konular, halk katılımındaki yetersizlikler gibi pek çok yapısal sorun mevcuttur. Ayrıca ülkede ciddi anlamda bir koruma bilinci ve eğitim eksikliği ile koruma konusunda teknik donanım açısından eksiklikler söz konusudur. Pek çok karar, kentsel tasarımın ve koruma disiplininin gerektirdiği stratejik ve bütüncül yaklaşım yerine parçacı yaklaşımlarla alınmaktadır. Bunların yanında, özellikle somut kültür mirasında, doğal yollarla ortaya çıkan fiziksel eskime, bozulmalar; işlevsel eskimeden kaynaklanan terk edilmişlik sonucu ortaya çıkan eskime ve bozulmalar; yanlış kullanımlar dolayısıyla ortaya çıkan eskime, bozulmalar; ve insan eliyle, kamusal çıkar yerine kişisel çıkarlara yönelik günlük (hatta bazan yasaya aykırı) kararlarla ortaya çıkan eskime, bozulma ve yokolmalar görülmektedir.

Tüm bu sorunlar karşısında, diğer meslektaşlarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarda da pek çok kereler belirttiğimiz gibi, Venedik Tüzüğü, Amsterdam Deklarasyonu, Avrupa Kentsel Şartı, UNESCO Kararları, Avrupa Birliği Kararları ve kültürel miras ve korunması konusunda uluslararası toplum tarafından kabul edilmiş tüm anlaşmaların, bir an önce K.K.T.C Meclisi’nden geçirilerek yasalar ve uygulamalara temel oluşturulması sağlanmalıdır. Ardından da, yukarıda sıralanan sorunlar karşısında stratejik ve bütüncül yaklaşımlarla, tüm aktörlerin katılımı ve koordinasyonu ile çözümler üretilmesi yolu benimsenmelidir.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA