'AORT ANEVRİZMASI SİGARA İÇEN 60 YAŞ ÜSTÜ ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR'
Prof. Dr. İsbir, "Aort anevrizması sinsi seyreden ve çoğunlukla belirti vermeyen, hayatı tehdit eden çok ciddi bir hastalıktır. Sigara içen, 60 yaş üstü, yüksek tansiyon hastası olan erkeklerde daha sık görülmektedir." dedi.

29 Ocak 2019 Salı 15:00
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İsbir, aort anevrizmasının sinsi seyreden ve çoğunlukla belirti vermeyen, hayatı tehdit eden çok ciddi bir hastalık olduğunu belirterek, "Sigara içen, 60 yaş üstü, yüksek tansiyon hastası olan erkeklerde daha sık görülmektedir. Tanı sıklıkla başka bir sebeple yapılan tetkikler sırasında şans eseri konulmaktadır." dedi.
Prof. Dr. İsbir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aort anevrizmasının sıklıkla ileri yaşta sigara içen ve ailesinde anevrizma hikayesi olan kişilerde görülen oldukça önemli bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.
Hastalığın tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanan komplikasyonlara yol açabildiğini aktaran İsbir, aort anevrizmasının kalpten çıkan ve vücuda kan taşıyan aort damarında oluşan genişleme olarak tanımlanabileceğini ifade etti.
İsbir, karın boşluğu içerisinde aort damarının genişlemesinin "Abdominal Aort Anevrizması" olarak adlandırıldığını, eğer bu genişlemenin göğüs boşluğu içinde aort damarının hemen kalpten çıktığı noktadan başlar ise "Çıkan Aort Anevrizması" adını aldığını belirtti.
Prof. Dr. İsbir, "Aort anevrizması sinsi seyreden ve çoğunlukla belirti vermeyen, hayatı tehdit eden çok ciddi bir hastalıktır. Sigara içen, 60 yaş üstü, yüksek tansiyon hastası olan erkeklerde daha sık görülmektedir. Tanı sıklıkla başka bir sebeple yapılan tetkikler sırasında şans eseri konulmaktadır." diye konuştu.
"Hastalığın ilaçla tedavisi mümkün değildir"
Aort anevrizmasında tanının aslında çok basit olduğunu ifade eden İsbir, "Göğüs boşluğu içindeki anevrizmalarda ekokardiyografi, karın boşluğu içerisindeki anevrizmalarda ise ultrasonografi tanı koydurucudur. Esas tanı ise tomografi ile konulmaktadır." dedi.
İsbir, şu bilgileri verdi:
"Hastalığın en önemli sonucu, damarın belli bir çapa ulaştığında patlamasıdır. 'Rüptür' adını verdiğimiz bu olayda ölüm riski yüksektir. O nedenle hastalığın bu noktaya gelmeden tedavi edilmesi gerekmektedir. Genellikle bu oran damar çapı 5 santimetre ve üzerine çıktığında artmaktadır. Dolayısıyla bu anevrizmaların takibi ve müdahale sınırına geldiğinde ise tedavisi anevrizmanın beklenmedik bir şekilde yırtılmasının önüne geçmek açısından büyük önem taşımaktadır.
Hastalık daha çok sigara içen, yüksek tansiyonu olan ve ailesinde anevrizma hastalığı olan kişilerde görülmektedir. Kısaca kalp ve damar hastalıkları açısından genel risk faktörleri olarak tanımladığımız bu faktörlerden sigara ve yüksek tansiyon kontrol altına alınabilecek faktörlerdir. İnsanın genetik yapısı ise değiştirilemez. Öte yandan, hastalığın ilaçla tedavisi mümkün değildir."
Anevrizmanın yerine göre tedavi seçeneklerinin de değiştiğini belirten İsbir, anevrizma göğüs boşluğunda kalpten hemen çıkış noktasından başlıyor ise bu anevrizmalarda tek seçeneğin açık ameliyat yöntemiyle genişlemiş olan kısmın çıkarılıp yerine suni damar konulması olduğunu anlattı.
Öte yandan göğüs boşluğunda kalpten uzak bölgedeki anevrizma ve karın boşluğundaki anevrizmalarda ise günümüzde kasık bölgesinden yapılan ufak kesilerle damar içerisine stent yerleştirildiğini aktaran İsbir, endovasküler tamir adı verilen yöntemin hasta açısından büyük rahatlık sağladığını söyledi.
"Aort ameliyatlarında son yılların en önemli yeniliği endovasküler tamir"
Açık cerrahiyle yapılan ameliyatlarda hastaların 1-2 gün süreyle yoğun bakım ünitesinde ve sonrasında değişen şartlara bağlı olarak 5-7 gün süreyle hastanede tutulduklarını aktaran İsbir, "Açık cerrahide, kanama dolayısıyla kan kullanımı, enfeksiyon oranları oldukça yüksektir. Ayrıca hastaların normal hayatlarına dönmeleri, her şey yolunda giderse 1-1,5 aylık bir süreci içermektedir." diye konuştu.
Endovasküler tamir yönteminde ise hastaların, 1-2 gün içerisinde hastaneden taburcu olabildiğini ve sonrasında yaklaşık 1 hafta içerisinde normal yaşamlarına dönebildiğini belirten İsbir, "Ayrıca kan kullanımı ve enfeksiyon oranları açık cerrahiyle karşılaştırıldığında yok denecek kadar azdır. Ancak bu yöntem, her abdominal aort anevrizması hastası için uygun olmayabilir. Bu durumda eski yöntemle tedavi yapılmalıdır." bilgisini verdi.
Aort ameliyatlarında son yılların en önemli yeniliğinin endovasküler tamir olduğuna işaret eden İsbir, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Aort anevrizmaları, kalp ameliyatları içerisinde kanama riski en yüksek olan ameliyatlardır. Ayrıca aort damarından beyin ve iç organlarımıza giden diğer damarlar nedeniyle bu ameliyatlar sırasında felç ve diğer organlarda yeni sorunların ortaya çıkması ihtimali yüksektir. Endovasküler tamir ise bu sorunları minimal düzeye indirgemiştir. Endovasküler tamir dediğimiz yöntemde, içi polyester ya da PTFE adı verilen özel yapıdaki bir kumaşla kaplı olan stent kasıktan bir kateter yardımı ile anevrizmanın içine yerleştirilmekte ve böylece anevrizmayı devre dışı bırakmaktadır."
Prof. Dr. İsbir, aort anevrizmalarında, anevrizmanın bulunduğu bölgeye göre değişik endovasküler girişimlerin yapılabildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"İşlemin özel donanıma sahip ameliyathanelerde yapılması gerekmektedir. Hibrid ameliyathane adı verilen bu mekanlar, hastanelerin ameliyathane birimleri içerisinde aynı zamanda anjiyografi işleminin de yapılabildiği özel mekanlardır. Oldukça pahalı bir yatırım olduğundan, her hastanede bulunmamaktadır. Endovasküler tamir, aorttan çıkan, beyin ve iç organlarımıza giden damarlar nedeniyle her hasta için uygun olmayabilir. Bu durumda hibrid ameliyathanelerde gerçekleştirilen açık ameliyatlarla kombine endovasküler tamirler, klasik ameliyatlara oranla daha iyi sonuçlarla gerçekleştirilebilme şansına sahiptir."
İncirli: Gelecek nesillere gurur duyacakları bir ülke bırakmak için çalışıyoruzCTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Lurucina Panayırı’nda kültür, dayanışma ve yeni geçiş kapılarının önemine vurgu yaptı; adil ve sürdürülebilir barış için kapıların açılmasının ortak talep olduğunu belirtti.03 Mayıs 2026 Pazar 21:30KIBRIS
Kariyer Günü’nde Büyük Buluşma!Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen “Kariyer Günü 2026”, öğrencilerle iş dünyasını bir araya getirerek kariyer yolculuklarına rehberlik etti.03 Mayıs 2026 Pazar 18:03YDÜ - YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ
Erdal Abidin için acil AB pozitif trombosit kana ihtiyaç vardır.Erdal Abidin için acil AB pozitif trombosit kana ihtiyaç vardır.03 Mayıs 2026 Pazar 18:02KIBRIS
ARUCAD Dünya Dans Günü’nü “Bodies Speak / Ideas Move” Programıyla KutladıARUCAD Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Modern Dans Bölümü öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, atölye çalışmaları, açık sahne performansları ve akşam gösterimleriyle yoğun bir katılıma sahne oldu.03 Mayıs 2026 Pazar 18:00ARUCAD
Kayıp Şahıslar Komitesine 1 milyon euro ödeyecekRum Yönetimi’nin, kayıpların kimlik tespitine yönelik testlerin yapılabilmesi amacıyla 1 milyon euro değerindeki ödeneği onayladığı belirtildi.03 Mayıs 2026 Pazar 17:58KIBRIS
Meclis Genel Kurulu yarın toplanacak…Gündemde 5 yasa tasarısı var03 Mayıs 2026 Pazar 17:56KIBRIS
Gazimağusa’da 3 yaşındaki çocuk hayatını kaybettiGazimağusa’da 3 yaşındaki Ayaz Kılbaş, ikametgâhı içerisinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.03 Mayıs 2026 Pazar 17:55KIBRIS
Erhürman, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nu kabul ettiCumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti03 Mayıs 2026 Pazar 17:54KIBRIS
Merit Otellerinin geleneksel 23 Nisan şenlik ve eğlenceleri Merit Park Hotel’de yapıldıMerit International Sosyal İşler Koordinatörlüğü tarafından Merit Park Hotel’de düzenlenen Merit Otelleri İlkokullar 23 Nisan Oyunları ve Eğlencesi, bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilerek çocuklara unutulmaz anlar yaşattı.03 Mayıs 2026 Pazar 17:51KIBRIS
Güney Kıbrıs'ta 2 şap vakası dahaRum basınında yer alan bilgilere göre Athineu'da iki çiftlikte şap hastalığı tespit edildi. Buna göre şap hastalığı görülen çiftlik sayısı 110’a ulaştı. Öte yandan nadir türlerin akıbetine ilişkin kararın önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.02 Mayıs 2026 Cumartesi 18:37GÜNEY KIBRIS
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Detay Kıbrıs











Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.